BDSM Tasarımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BDSM Tasarımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ekim 2026 Cuma

Bir Hikaye: Ezberin Ötesi, Bölüm 3

Adam yatakta kadının önüne gelip dikildi, Kadına "Gözlerini aç" dedi, bunu derken bunun bir emir şeklinde olması kadını rahatsız etmedi, tam tersine  memnuniyetini biraz arttırdı. Bu şekilde basitleştirilmesi, işin doğasına uygun şekilde "kaçınılmaz" şeklinde olması onu rahatlatırdı. Belki de bu işin en sevdiği yönüydü, basit, "emreden" ve "itaat eden"...

Gözlerini açtı... Adam "yüzüme bak" dedi, zaten emirden başka bir dil, bir ton kullanmıyordu, karşısındaki kişi onun günlük dilde nasıl konuştuğunu bilemezdi, başka bir şekilde hiç karşılaşmamışlardı. Birbirlerine karşı olan roller kalıcıydı ve bu şekilde olması durumu daha gerçekçi hale getiriyordu.

Adam yüzüne bakıyordu, başını çok da kaldırmadan adama, yukarı doğru gözlerini kaldırarak baktı. Arada bir doğal göz kırpmaları dışında gözlerini ayırmıyordu adamın yüzünden, biliyordu emrin bu olduğunu ve eksiksiz yerine getirilmesi gerektiğini.

Adam sordu, ama sesi soru sorarken bile emir gibiydi, adeta soru değil de hesap soruyordu;

"Gor hikayelerini biliyor musun?"

Evet, biliyordu, "Chronicles of Gor" kitap dizisini okumamıştı ama o kadar çok duymuştu ki, artık biliyordu. Zayıf bir sesle "Evet, biliyorum" dedi. Adam sertlikle ekledi, "Biliyorum, efendim diyeceksin ve duyabileceğim kadar bir sesle söyle, bana cevap mı veriyorsun arkamdan mı söyleniyorsun belli olmuyor"...

Hızlı şekilde düzeltti, "Biliyorum efendim!" dedi kadın. "Daha yüksek sesle..." dedi, bu sefer söylenen şekli yüksekçe sesle aman dileme gibi çıkmıştı. Adam doğal ama kati ifadeler ile anlatmaya başladı:

"O hikayelerde her şey güzel hoş ama insanın hayalgücüne hitap etmeyen de çok şey var, güzel bir fikir ama okuyucuları, izleyicileri tarafından bazı yerlerde adeta mahvedilmiş". Kadın adamın yüzüne bakmaya devam ediyordu, adam devam etti. "Son derece kadim bir hikayenin, kadim unsurlarla anlatımının ortasına günümüz İngilizcesi terimleri sokmuşlar içine, inanamıyorsun. Mesela Nadu, bir emirdir aslında, oldukça da etkileyici bir kelime ama sonrasında 'Wall' ne, 'Collar me' ne? Hele hele 'Inspection' ne???" Biraz durdu, "insanlar porno dünyasına çevirmişler bu güzelim hikayeyi. Yazık, yazık". 

Adam gitti, çantasıdan bir kumaş getirdi, ne olduğu çok belli olmuyordu ama belirli bir kesime sahip, ancak sıradan bir malzemeden kumaştı. Adam kumaşı açınca bunun bir tarafı ortadan boylu boyunca yarılmış, ancak bir ucunda bu parçalar ayrılmamış bir giysi olduğunu gördü kadın. "Bunu hatırlıyor musun?"

"Evet efendim, ama adını şu anda hatırlayamıyorum, köleler giyiyordu". Bu son iki saattir kurduğu en uzun kelimeydi kadının. Bu kadar kontrolsüz uzunlukta olması genellikle bir efendiyi rahatsız edebilirdi ama kadının sesi içinde bulunduğu durumu adeta tarif edercesine, hatta müzik ezgisine benzer şekilde çıkmıştı, adam hiçbir şey demedi bu konuda. Giysinin adını da söylemedi cevaben. "Üzerindeki bira dökülmüş kıyafetleri tamamen çıkart, bunu giyeceksin" dedi.

Emrini unutmamıştı adamın, halen gözlerini adamdan ayırmıyordu. Adamın kendisini seyrediyor olduğu umurundaydı tabi kadının, kadındı sonuçta, ama doğal şekilde devam etmek zorundaydı, üzerindekileri tamamen çıkarttı ve bu kıyafeti giydi, daha doğrusu kumaşı üzerine geçirdi. Adamın ilk cevabı "ters giydin, yarık tarafı önde, birleşik yeri kıçında olacak..." Adam ne kadar rahat demişti, "kıçında" diye, tekrar duymak isterdi bunu tekrar ama bu mesajını adama verebilecek durumda değildi, alabildiği ile yetinecekti. Kıyafeti çıkartıp ters çevirip tekrar giydi,  adamın önünde bunu yapmak çok doğal gelmişti bu sefer, önündeki kuşağını da bağladı. Sanki hastanede ameliyat edilen hastaların giydiği hafif önlüklerden giymiş gibi hissediyordu ama bu kıyafet kendisi için de hoş bir his yaratıyordu. Bu hisse kendi de bir isim bulamamıştı; "değersiz", "kullanılmaya hazır", "çaresiz"... Belki de hepsinden biraz.


Adam "Nadu!" dedi, kadın pozisyonun adı olduğunu biliyordu, biraz önce konuşurken adam ipucu dahi vermişti. Ancak umarım doğru pozisyondu bu. Çok da şanslıydı, adam detaya takılmıştı "avuçların açık şekilde bana bakacak!", evet, doğal bir hareketle avuçlarını dizlerine koymuştu, hemen çevirdi.

Adam "Artık yüzüme bakmak zorunda değilsin, hatta hiç bakmayacaksın", arkasına dolaştı ve çantadan çıkarttığı tasmayı kadının boyuna taktı. "Bu, herhangi bir aksesuar değil, senin için boynunun etrafında değil başın ile bedenin arasındaki ilişkinin bir parçası bir varlığın, bu, burada olduğu sürece bedenin ve ruhun tamamen bana ait olacak, ne dersem koşulsuz olarak ve memnuniyetle yerine getirilecek." dedi adam. Kadın anladığını ifade eder şekilde yüzü yere bakan başını birkaç defa öne salladı.

"Ben tersini söyleyinceye kadar böyle kalacaksın" dedi adam ve içeriye gitti. Adamın ne yaptığı, ne zaman döneceği konusunda hiçbir fikri yoktu kadının. Öyle bekliyordu... Kafasından bir sürü düşünce geçiyordu ama bunlar gittikçe azaldı ve adeta gözleri açık bir uyku haline girdi. Önceleri seslerden adamın ne yaptığı konusunda fikir üretmeye çalışıyordu ama bir süre sonra bundan da vazgeçti, sesleri de duymuyor gibiydi. Adamın özel bir şey yaptığı da yoktu aslında zaten, mutfaktan bir bira daha almış, salonda bilgisayarını çıkarmıştı, sonrasında bilgisayarını açıp doküman türünde bir şeyler yazmaya başlamıştı.

Adamın ne yaptığını tam olarak bilmiyordu kadın ama kendisinin önemsenmemesi üzerine kurulu olduğunu seziyordu, bekleyecekti, ta ki adamın keyfi gelip kendisiyle oynamak için dönene kadar.

(Devam edecek)


1 Ağustos 2019 Perşembe

BDSM Kobay Aranıyor

Bu yazıya erişip bana eve alıp sonrasında başına dert olduğu için satmaya çalışan hamster'ını teklif eden bile olabilir. Zira bu tür hayvanları petshop'lar "iadesiz" olarak satarlar. Tamam sevimli ama kobay sahibi olmak biraz sorumluluk gerektirir.

Aradığım şeyin tarifinin "deney hayvanı" kaynaklı olduğunu söylemem lazım. Kobay denince hep resimdeki gelmesin aklınıza, köpeğinden maymununa kadar artık genel bir ifade olmuş bu.

Benim aradığım türü Homosapiens Erectus (insan), dişi lazım, biraz da arananın aslında yeni BDSM araçlarımı denemek için, tercihen geçici partnerler olduğunu anlayacak kadar zeki olması şart.

Bu başlığı böyle yazmasam mı diye düşündüm bir süre, korkutup kaçırırım okuyucuları. Kibarca "tester aranıyor" veya "model aranıyor" mu deseydim? O zaman bunu bambaşka yere çekebilecek adaylar olacağından eminim. Sadede gelelim; BDSM jargonuna sanırım ki "kobay" daha uygun.

İş tanımı:
Sabri Efendi tarafından araç geliştirildikçe fiili olarak kendisini ziyaret edip üzerinde araçların denenmesini sağlamak, bu araçların hissettirdikleri konusunda hem spontane bilgi vermek hem de raporlamak. Adaylar sanal iletişim (mail) ile belirli bir süre stajyer köle olarak çalışacaklardır. Fiili görevlerde gerçek köle olarak davranılacaktır. Buna psikolojik baskı da dahildir.
Amaç, aparatın zararlı olup olmadığını değil ne derece zevk verici olduğunun tespit edilmesi, yetersiz görülen yerlerinin iyileştirilmesidir. Denenecek aparatlar zararsızdır.

Nitelikler:

  • Kadın olmak
  • 18 yaş üstü, tercihen 26-45 yaşları arasında olmak
  • Aşırı kilolu veya aşırı zayıf olmamak
  • Bakire olmamak (vulva içi araçların test edilmesi gerekebilir)
  • Temiz ve tıraşlı olmak
  • Kolay ıslanıyor olmak
  • Emir almaktan hoşlanıyor olmak
  • Görevleri yerine getirecek sağlık sorunu olmamak
  • Tercihen İstanbul'da ikamet ediyor olmak

Koşullar ve diğer haklar:

  • Şehir içi ulaşım 
  • Yemek
  • Bir ödeme yapılmayacaktır. Makyaj ve diğer giderler kendisine aittir.
  • İş sırasında adaya verilen üniforma giyilecektir
  • İş tatminkardır
  • Sağlık sigortası "Sabri Efendi Güvencesi ve Sorumluluğu" altında olacaktır.
  • Test edilecek aparatlar sınai haklara konu olabileceğinden dolayı başvuruda paylaşılmayacaktır.

Başvurular:
  • Başvurular sabri.yilar@gmail.com adresine "kobay ilanı" başlığı ile yapılacaktır.
  • Resimli başvurular öncelikli olarak değerlendirilecektir.
  • Kesin kabul öncesi 20-40 iş günü sanal staj süresi söz konusudur.
  • Adaylar başvuruda sınırlarını belirten bir form dolduracaklardır, bu form başvuru sonrası adaya iletilir. Bu sınırlara mutlak olarak uyulacaktır.
Not (ciddi) : Bu ilan bir fantezi davetidir, içerikleri  doğrudur ve aday aranmaktadır ancak konu kısa süreli bir BDSM oyunudur. Başından sonuna kadar ciddiyetle oynanacaktır. Lütfen izinsiz bir alıntı yapmayınız veya link vermeyiniz.

31 Temmuz 2019 Çarşamba

Gergef ve Ger Gef

Bir kumaşı germek ve içine nakış işlemek için kullanılan bir aparattır gergef, eski bir tarihi vardır. Dikdörtgen şeklinde olanları da bulunuyor çember şeklinde olanları da. İki parçanın arasına kumaşı gerip üzerine rahat nakış işlemek için kullanılıyor.



Çember şeklinde olanları "kasnak" adı ile genelde "masrafçı" denilen kumaş süsleme ve terzi ıvır zıvırı satan yerlerde bulunuyor.

Bu kadar saydım ama biraz  nakış vesaire bilen kızlarımızın zaten çoğu bunu bilir.

Benim faydam bunu erkek efendilerin bilip uygun bir yerde kullanması. Kaç dom böyle bir malzemeyi bilir acaba?

Biraz işçilikle alttaki resimdekine benzer bir hale getirilmesi çok zor olmasa gerek. Resimde görülen, ortadaki metalik çemberin uygulamada orada olmayacağını, onun yerine başka bir şeyin olacağını söylememe sanırım ki gerek yok.



İp ve dıştan bağlı düğmeler standart  olarak muhtemelen aynı masrafçıda bulacağınız malzemeler. Ancak kasnağa delik açma sıkıntısı varsa iç içe olan kasnak buna çözüm olabilir. Bu durumda her iki kasnak arasındaki iplerin gerilmesi için kasnakları gevşetmek gerekebilir ama vajinal dudakları germek için çok pratik olmayabilir bu şekilde kullanım. Bu durumda kontrollü geremeyeceğiniz için gereğinden fazla gerebilirsiniz veya uğraşmaktan sıkılabilirsiniz. Bu delik sorununu belki çivi çakıp sökerek çözebilirsiniz ama şu var ki bunu yapacak olsam ben yedekte bir kasnak daha bulundururdum çatlama riskine karşı.

Belki akla gelmez diye söylüyorum, böyle bir şeyi vajinal dudakları germek için kullanabileceğiniz gibi göğüs üzerinde kullanabilirsiniz. Ağız bölgesinde önermiyorum çünkü mandal orada iz bırakacaktır, ben kölelerimin dudak kenarlarında mandal izleri ile gezmelerini istemem şahsen, ayrıca ağzı bu kadar açıp dişlerini görüp de ne yapacaksınız?

Aletlerini kendi geliştiren her BDSM efendisi için benim önerim bu şekilde işleri yapabilmeleri için ellerinde Dremel veya Proxxon markalı olanlar gibi küçük bir el freze seti bulundurmalarıdır. Çok ucuz değiller ama ehil ellerde yetenekli oldukları kesin. Aman yanlış anlaşılmasın, frezeyi köle üzerinde veya yakında direkt kullanmaya kalkmayın, çok tehlikelidirler, koparıp atarlar kan çıkar valla!

Freze konusundan bir sürü şey çıkartabilirim, başka bir yazıya bırakayım en iyisi...



18 Şubat 2019 Pazartesi

Yasak Hayaller ve Sınırlar VI - Hasat Mevsimi



Şu hani plajlarda insanlar kendini kuma gömerler ya, o neden bana BDSM'yi çağrıştırır bilmiyorum. Eskiden daha fazlaydı sanki bu, veya ben çok uzun süredir SSS (Sea Sun Sand) tatiline çıkmıyorum da o nedenle "eskiden" oldu.

Ha, birinin yere gömülmesi, tabi ki baş dışarıda olarak, neden etkileyici olabilir, bunun cevabını bilmiyorsanız hiç BDSM'li sayfalara bakmayın. Aslında soru; gömülen için mi daha etkileyicidir, gömen için mi? yoksa yoksa bunu okuyan için mi? Sonuncuyu sizin yorumunuza bırakacağım ama ilk ikisini cevaplayabilirim sanıyorum. Birinin (veya kendisinin) hareket özgürlüğü tamamen kısıtlı olması, başının ise dışarıda tümüyle savunmasız ve sunulurcasına kalıyor olması her iki tarafta da benzer önemli etkiyi oluşturur.

Peki bu pozisyonda ne yapılır? Cinsel fazla bir şey yapılacağını sanıyorsanız sanırım ki reel BDSM tecrübeniz çok da fazla değil, oral diyorsanız bunun mümkün olmadığını, ancak göğsüne kadar dışarıda olması gerektiğini idrak edebiliyor olmanız lazım. Ha öyle manyak ergenlerimiz olabilir sekiz biçimine girip de partnerinin oralına girecek ve muhtemelen kum ile karışık çıkacak, pipisine, partnerinin dişlerine kum katıştıracak, benden geçti bu şekli...

Kumdan, belki de toprak çıkan başı köpeğine işeme yeri yapacaklar da olabilir, ancak köpeğin işediği yerde ot bitmediğini bilmeyenlerin bir fantezisi olabilir, hmm, düşünmesi zevkli ama öyle sadist bir köpeği nereden bulmalı? Zorla da işenmez ki...

Yağmur altında bırakmak da güzel bir fikir olabilir, ancak yanında  yanında bir bebek filizlenir mi diye boşuna beklememek lazım. Karıncalardan bir medet umulabilir ama bunun için biraz hazırlık lazım, yanaklarına ve saç diplerine biraz şıra dökmek bu işi fazlasıyla görecektir, burnuna gözlerine ve dudaklarına getirmemek lazım, bu hayati bir tehlikeye davetiye anlamına gelebilir.

Aslında bu işi gerçekleştirmenin zevkli bir yönü gömülmesi değil, gömülmesi için gerekli dikine çukuru kölenin kendisine açtırmak olacaktır. İçine girdiğinde vajina dudaklarına ve göğüs uçlarına birer mandal tutturulması ve bu mandalların iple dışarıya alınıp oynanması çoğou mazoşistik kölenin hoşuna gidecektir.

Bu işin en zor yeri ise bunu gerçekleştirmek için uygun bir yer bulabilmek olmalı...

18 Ekim 2018 Perşembe

Yasak Hayaller ve Sınırlar IV - Tam Beden Alçı

 En başından söylemekte yarar var, diğerlerini bilemem ama eğer konu ile ilgili bir profesyonel değilseniz bu fanteziyi EVDE ASLA DENEMEYİN. Yasak bir Hayal denecek kadar uç görünmemekle beraber sakatlanma olasılığı ve hayati riskler içerir.


Yasak olmasa bile en azından benim uygulama açımdan zor gibi görünen bir fantezi de kölenin bütün vücudunu alçılamak. Bu fanteziyi kölenin bir bidon içine girip boğazına kadar beton ile doldurulması olarak düşünüyordum ama bunu düşünmek benim bile sınırlarımı aştı, yazarken bile tedirgin oluyorum, çünkü oradan çıkması ile ilgili detayları da düşünmeye fazlası ile alışığım ve orada çıkmaza girdim. Sonuçta fantezim insanı eziyetle öldürmek falan değil. Bırakın bunu, olası kazalara karşı her tür önlemi %100 almazsam aptal ve sorumsuz bir efendi olurum (aman dikkat! piyasada böyle sorumsuz kişiler az değil).

Bu nedenle alçı konusunu biraz daha medikal boyuta taşıdım ve baş hariç bütün vücudu tıbbi alçı ile alçılamayı uygun gördüm. Biraz farkla tabi, benimkinin biraz estetik yönü de olmalı.

Bu alçı bazı yerleri açıkta bırakacak, vajina, göğüsler,
göbek ve baş. Normal bir tıbbı tam beden alçıda boşaltımı sağlamak için zaten alt tarafı boşluk bırakılıyor ve kolaylık için bir şeyler takılıyor. Bu delik bizde başka işlere yarar tabi.

Geri kalan bütün beden hareket edemez şekilde olacak. Tabi öyle mum gibi dururken alçılanmayacaktır, bacakların servise tam açık, tercihen iki yana açılabildiği kadar gerilmiş, dizler yüzüstü yatırıldığında hizada durabilmesi için 90 derece kırık. Eller ensede birleştirilmiş, yüzüstü yattığında zeminin suratına baskı yamaması için dirsekler yüz hizasının önünde bulunacak şekilde ayrıca alçılanmış olmalı. Sağlamlaştırma için iki dirsek arası bir çubuk ve dizler arası çubuk olmalı. Ensede birleşen elleri en az bir pinpon topunu dışarı itecek kadar  açıklığa sahip olmalıdır ki acil bir durumda bir güvenlik kelimesi olarak parmakları arasında sıkıştırdığı pinpon topunu kullanılabilsin.

Alçılama öncesi köle düzgün bir şekilde makyajını ve her türlü temizliğini yapmış olmalı.

Alçılama bittiğinde ve sertliğini elde ettiğinde kölenin gıdıklandığı bir yeri gıdıklanarak test edilebilir. Eğer vermek isteyip de veremiyorsa alçı uygundur.

Bu durumda önce sırtüstü, yüz yüze bakılırken kölenin genital bölgeleri uyarılarak (muhtemelen güzelce ıslanmış olacaktır) kalp atışı hızlandırılarak başlanılabilir. Bunu göğüslerine fiske ile uyarım veya kırbaç ile canını yakma faslı yapılabilir,ki burada yapılacaklar daha çok kölenin nerelerinden daha çok uyarıldığı ile ilişkilidir ve kişiden kişiye değişebilir. Ortak amaç kölenin çıldırırcasına hareket etmek isteyeceği noktaları uyarmaktır. Bunda çok aşırıya gitmemek gereklidir, zira bir panik veya rahatsızlık anında hızlı bir müdahale yolu yoktur, örneğin kölenizin astımı veya bir alerjisi varsa başlamadan çok önce bunun önlemi alınmış olmalıdır. Bu durumda nefes almanın kolay olmadığı göğüs kafesi veya diyafram üzerine pozisyondan dolayı olabilecek baskılar önemli olacaktır ki bunlar konuşmasını da engelleyebilir.

Sırt üstü durumda yüzü kontrol edilmeli ve işlem sırasında ses vermesi veya konuşması istenmelidir. Yüzüstü durumda onun yüzünü göremeyeceksiniz, güvenlik nedeniyle, onu hareket etmesi ve zevk için uyardığınız halde sesinin gelmemesi durumuna, pinpon topunun elinde olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Genel olarak hareketsiz biri için uygulanabilecek teknik vibratör veya "magic wand" türü bir uyarıcı veya bulabilirseniz plazma ampulü olabilir. Sırt üstü pozisyon kölenin malını ortaya dökse de bu durumda kölenizi becermek (devasa bir penisiniz yoksa) pek pratik olmayacaktır, daha çok oyun için kullanılabilir. Sırt üstü yatarken kritik yerleri ile oynarken ona bir şeyler okutmak veya önceden "ezberlemiş olması gereken" şeyleri söylemeniz çok eğlenceli olabilir. Uyarımı hareketlerine yansıyamayacağı için sesine bolca yansıyacaktır. Fasılalı ve rasgele olarak uyarılması genel olarak beni daha çok zevk alacağım bir şekli.

Kölenizin yüzüstü pozisyonda olması doggy veya anal olarak daha uygun bir pozisyon olur. Bu durumda bile arada kalacak olan alçı bir problemdir, çok konforunuz olmayacak ama sizden çok o zevk alabilir bu durumdan, içine girildiğinde özellikle bu durumda ne kadar rahatlamış olduğunu anlayacaksınız.

Böyle bir alçıyı yapmak zor değil ancak işi bitince çıkarmak için "önceden denenmiş" güvenli araçlar kullanılmalı, çünkü acil çıkış yolu bulunmuyor.

22 Kasım 2016 Salı

Kapak Ressamı Aranıyor

"Master of Mileania" (Bin Yılın Efendisi) isimli kitabımı uzunca bir süredir köşede tutuyorum, yayınlasam da biraz bu işten para mı kazansam diye düşündüğüm oldu. Ancak şu da var ki bir kitap yayınlayıp kimliğimi gizli tutmak Türkiye gibi bir yerde gerçekten zor. E-kitap bile bir sancı. Benim gibi ticari her girişimi sorunlu olan biri için bu iş daha da zor.

Sonunda karar verdim, yazmış olduğum bölümleri web üzerinde açık olarak yayınlayacağım. Zira maddi bir beklentim yok.

Ancak bir sıkıntım var ki, o da kapak resmi bulamıyor olmam, biraz "goth" ve "fütüristik" bir kapak resmi düzenleyecek, yetenekli, tercihen köle olan birini arıyorum. Yalnız ücret falan vermeyeceğim, kapağı beğenirsem yayınlarım, beğenmeme zalimliğini de kolayca yapabilirim. Hatta tekrar tekrar yaptırtıp dominasyonun bir yöntemi olarak da kullanabilirim.

Var mı öyle yetenekli, hayalgücü kuvvetli resim yeteneği olan bir köle? Lütfen buraya "Adsız" olarak yorum belirtmeyin, direkt e-mail adresim sabri.yilar@gmail.com adresine aday olduğunuzu belirten mail gönderin. Hedefim soldaki resim tadında bir resim, canlı fotoğrafik çalışmaları pek beklemiyorum ama prensip olarak yaratıcılığa açığım.

Öncesinde bir kölelik sözleşmemiz olur, sonrasında örnek resimler üzerinde çalışırız. Benim pek ümidim yok ama yine de fikri ortaya atayım, kim bilir?

15 Ekim 2016 Cumartesi

BDSM'de Kişisel Keşifler: Hassas Uçlar

Bu gerçek bir oyun (zamane internet gençliğinin deyişiyle "reel"). Genelde BDSM randevularımın bir parçasında uyguladığım bir şey.

Köle, tamamen çıplak olmak üzere sıkıca streç film (cling film) ile döne döne sarılıyor. Baş ve boyun bölgesi hariç. Bu pozisyona mumyalama da deniyor ve zaten bilinen bir BDSM durumu. Sarma işlemi sırasında düşüp devrilmemesine dikkat etmek gerekiyor çünkü bu şekilde dengeyi kaybetmek çok kolay ve düşerken kendini koruyacak kollar da sarılı oluyor. Eğer köleniz sizden iriyse bunu denemeyin derim veya alternatif bir sarma yolu bulun.

Bu sarma sırasında kölenin vücudunun kuru olmasına ve sağlık açısından da kan dolaşımı konusunda sıkıntı olmamasına dikkat edilmesi gerekli. Eğer ayaklarda veya boyunda soğukluk, morarma hissedilirse derhal durmak ve filmi kesip açmak gerekli. Eğer köle bir yerinin uyuştuğunu söylerse de bu durum önemli. Bundan dolayı kölenin konuşmasını engelleyecek bir şey olmamalı ve safe word mutlaka kullanılmalıdır.

Tamamen sarılı ve hareketsiz durumdayken kölenin göğüs uçları dışarı çıkabilecek şekilde göğüs kısmından dikkatlice kesilerek açılır ve streç filmde 2-3 cm'lik iki delik yapılır.

Bundan sonrası göğüs uçlarının küçük vurmalarla uyarılmasından ibarettir, ben en etkili yöntemi parmaklarla küçük fiskeler vurmak olarak buldum. Bu uyarım köleyi adeta çılgına çeviriyor, sarılı olduğu için hareket kabiliyeti kısıtlı da olsa çılgın şekilde kıvranıp durması bunun etkisinin açık bir göstergesi. Ne kadar devam edeceğiniz sizin insafınıza kalmış. Mandal vb. biraz fazla durağan kalıyor. Bunu etkileşimli bir şekilde yapmak işin püf noktası.

Bunun pek istisnasını görmedim, köle tarafından oldukça sevilen bir şey. Zorlaya zorlaya streç filmin kayarak çıktığına ve tekrarı için yalvarıldığına da rastladım.

2 Ekim 2016 Pazar

BDSM'de Kişisel Keşifler: Başlangıç

Şimdiye kadar kölelerimin en çok zevk aldığı konuları "BDSM'de Kişisel Keşifler:" başlığı ile yayınlamayacağım. Biçimi, koşulları, algılayabildiğim nedenleri ve kendimce bir analizinden oluşacak bu başlıklar.

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Favori Siteler

Bu özet kullanılabilir değil. Yayını görüntülemek için lütfen burayı tıklayın.

10 Kasım 2014 Pazartesi

Camisk


Gor Hikayelerinde Kajira (Dişi köle) kıyafetidir Camisk. Kajira'dan bahsettiğim bir önceki yazımın resimlerinde bunu giymiş bir Kajira (gerçekte manken tabi) örnekleri bulunuyor. Çeşitlendirmek için bu yazımda başka örnekleri de vermek istedim.

Sarı ve mavi olan resimlerdekiler online satış sitelerinden. Beyaz giymiş manken ise photo stock'tan alınma, telif hakkı doğurmamak için küçük yayınlamam gerekti ama sanırım ki fikir veriyordur.

Bunu ilk olarak Belgin ile konuşmuştuk zamanında, kumaş alındı falan ama kaynadı gitti, o da uğraşamadı ben de. Diğer taraftan Ezgi elindeki imkanlarla benzerini yaptı ama görmek mümkün olmadı. Kısmet Eylül'eymiş.

Eylül tamı tamına benim çizimimdeki gibi yapmadı, resimlerden gördüğünü hazırladı. Ne de olsa yetenek başka bir şey :-) ve kadınlarda moda algısı erkeklere göre çok daha iyi. Eylül bunu giydiğinde gerçekten şimdiye kadar gördüğüm en çekici gecelik ortaya çıktı. Gerçekten çok yakışmıştı.

Bu kıyafetin özelliği nedir diye düşündüm onu bu kadar farklı hale getiren. Toparlayabildiklerim şunlar oldu;
  • Öncelikle çok basit bir kıyafet. Bir köle değerine çok uygun, işi görecek minimum maliyet. Kölenin de kendisini basit görmesi mantığına da çok uygun.
  • Çok kolay çıkartılabiliyor, kemeri çözdüğünüz anda köleniz anadan doğma kalıveriyor. Bu kolay giyilmesi anlamına da geliyor ama işin bu tarafının kime faydası olur bilemiyorum.
  • Kıyafet çıkartılmadan kölenin her etinden kolaylıkla yararlanılması mümkün ve gerçekten bu şekli erkek için çok da uyarıcı.
  • Kölenin cinsel uzuvlarının adi şekilde görülmesini engelliyor ama oralarının varlığını sürekli vurguluyor.
  • Normal bir gündüz kıyafetinin çok iddialı kalacağı şekilde bazı vücut bölümlerini ortaya çıkarması (Kalçaların yan kısımları, göğüslerin yan kısımları gibi). Başka bir ifade ile "Süper yırtmaç" etkisi.
  • Kölenizin neresini isterseniz orasını bağlamanıza engel olmayacak bir kıyafet. Neredeyse her pozisyonda, bağlı veya sabitlenmiş durumdayken kolayca giyilip çıkartılabilir. Tek deliği baş deliği olduğundan tipik olarak bağlı durumdayken çıkartılıp giyilemeyen külot, çorap, t-shirt engelleri yok.
  • Genellikle dar veya geniş gelmeyen bir kıyafettir ve uzun kısa ince kalın, iri göğüslü veya küçük göğüslü neredeyse bütün kölelere uyar.
Diğer yanda bu kıyafetin taşıması gereken bazı olmazsa olmazları var;

  • Pahalı bir malzemeden yapılmamalıdır. Zevke göre keten çuval kumaşı kullanılabilir ki aslında bu konseptine daha uygundur. Ancak saten ve benzeri seksi gece kıyafeti kumaşların tercih edenler olabilir, bence bu da oldukça çekici duruyor.
  • Şeffaf kumaştan olmamalıdır. Unutulmamalıdır ki bu kıyafet mağazalarda satılan tülden vb. mamul seksi iç giyim kıyafetinden biraz farklıdır. Bilmiyorum, belki ben sevmediğim için kişisel yorumum da olabilir.
  • Beyaz, kırmızı, pembe, turuncu renkler daha uygundur. Sarı, yeşil ve mavi renkler (her ne kadar resimlerdeki mankenler bununla seksi dursalar bile bu onların seksiliği) çok uygun değildir. 
  • Kölenin boyuna ve kilosuna göre "ideal" boyutları değişebilir ama diz altına inmemeli, süper mini etek veya şort giymişçesine kısacık olmamalıdır.


Eylül'ün nasıl yaptığını blogumda yayınlamak üzere sordum. Gönül ister ki onun güzel vücudu üzerinde burada sergileyebileyim. Ama her yiğidin yoğurt yiyişi farklı. Bedeni ile deşifre edilmek istemediği için yapmış olduğu camisk'in kumaşını soldaki gibi sergileyebiliyorum. Sadece biraz virgülüne dokunarak Onun ifadesi ile yayınlıyorum;

Eylül'ün Kaleminden;

Boyu 1,5 metre Eni 50 cm dikdörtgen şeklinde kumaştan yapılıyor. Bu ortalama bir boya göre ölçü, omuz genişliğine göre en ölçüsü değişiklik gösterebilir. Bunun için net ölçü omuz hizasının bitimi olarak ayarlanabilir.

Ben jarse kumaş kullandım, farklı kumaş seçeneğinde ölçülerde değişiklik olabilir.

Bu kumaşı boyuna ve enine olmak kaydıyla dörde katlayarak kumaşın tam orta noktasını buluyoruz, bunu ölçerek de yapabiliriz.

Orta noktadan itibaren 45 cm. kadar kesiyoruz. Bu da vücut ölçülerine göre değişiklik gösterebilir. Net ölçümüzü göğüsün 15cm kadar altına kadar olacak şekilde ayarlayabiliriz. Tespit ettiğimiz orta nokta ensemize dayanacak şekilde boynumuzdan giyiyoruz. Kumaşın boyundan başında kesmiş olduğumuz eni 10 cm boyu 1,5 metre olan kuşağımızı göğüs altından bağlıyoruz ve camisk'imiz hazır :)









9 Kasım 2014 Pazar

Kajira



John Norman'ın klasikleşmiş serisi olan olan Gor hikayelerinde (Chronicles of Gor) çizdiği kastlardan biridir kajira. Efendilerine her şekilde hizmet veren bir dişi sınıftır.

Gor hikayelerinin ve Gor kültürünün çok detayına girmeyeceğim, engin denizdir, isteyen inceler araştırır. Ben devam etmeden önce bir araştırın derim. Wikipedia'da Türkçe bir şeyler de bulabilirsiniz.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Gor_(Chronicles_of_Counter_Earth)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kajira

Burada aslında Kajira kavramını biraz eşelemek istiyorum. Wikipedia editörleri aslında bayağı güzel bilgi toparlamışlar, kendilerini tebrik etmek isterim. Ancak ansiklopedik bilginin dışında modern D/s açısından da biraz yorumlamak gerekiyor.


Kajira bir köle ama gönüllü olup olmadığı hakkında somut bir yoruma rastlayamadım, seriyi bir okumak lazım. Bu durum okurun da, yazarın da, aslında pek kimsenin umurunda da değil galiba. “Tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya bak” örneğindeki gibi ya seve seve ya da sike sike köle olacak kız. Bazıları kader kurbanı, bazıları için geyşa, bazıları içinse cariye kavramları ile pekiştirebilir. Ama Gor öyle bir kültür ki herkesin yerini kastlar şeklinde belirlemiş. Bu da belirli bir kastın başka birine ait alana girmesine izin vermiyor. Geyşalık’ta da, Cariyelik’te de durum aynı değil mi? Halbu ki bugün özgür irade ile “özgür olmama” seçilebiliyor.

Bu bana Türbanist kafalı hocaların ve kocaların kadınlar için “kapanmak için özgürlük mücadelesi” dilemma’sını hatırlatmakla birlikte o derece yaygın olarak pompalanmadığı için pek de önemli değil.

Gönüllülük varken niye böyle kaderi işin içine sokar ki sayın Norman diye düşünürüm, aslında yanıtı da belli: Gerek olmadığından, kendini kasmamış sayın Norman. Kendisi bir düzeni tanımlamış, isteyen okuyucu istediği karakterin yerine koyar kendini. Sonuçta burada roller her ne kadar doğuştan veya kaderle dağıtılıyor olsa bile okuyucunun istediği karakteri seçme özgürlüğü var. Eğer özel olarak gönüllü olup olmadığına takmamışsa ne önemi var. Her karakterin bir müşterisi var. Kitabın da öyle.

Kajira’nın da bol çeşitleri çeşitleri var; bakiresi, ev işi tipi, seksi olanı, kaşarlısı, hatta sucuklusu (Kajirus; Erkek Kajira).

Norman bu köleler için amaca yönelik olarak bazı duruş pozisyonları oluşturmuş ki, gerçekten hepsi ayrı ayrı incelemeye değer.

Benim hoşuma giden bir şey var ki, ister Gor stili bir zevki olsun ister olmasın her kölemin sevdiği Kajira elbisesi olan Camisk.

Camisk’i Eylül kendine dikti… Online ounumuzda giydi. Aman tanrım, bu kadar yakışan bir erotik kıyafet görmemiştim. Tamamen çıplak kalması için çıkarttırmaya kıyamadım (ama çıkarttık tabi tam bedensel sergileme sahnemiz için).

Sonraki yazımda Eylül'ün tarifi ile vereceğim bu kıyafetin nasıl yapıldığını, gerçekten çok kolay bir kıyafet. Resimlerde kıyafeti kölenin üzerinde görebiliyorsunuz, nasıl yapıldığna ilişkin tarif dediğim gibi çok yakında geliyor.

Not: Resimlerdekimanken en başarlı gördüğüm resimdir. Artık anonim olarak yayında değil, ancak wikipedia  da bunu kullandığına göre lisans konusunda sorun yoktur diye düşünüyorum.

21 Eylül 2014 Pazar

Bir Sanal BDSM Oyunu: Düşüren Sorular

Köle ve efendi arasında online (yeni adı çevrimiçi miydi?) oynanabilecek D/s oyunu aradınız mı hiç? Bulan buraya yazsın lütfen, çünkü yok… Türkçe falan değil, dünyada da yok veya var ama herkes benim gibi kendisi ile köleleri arasında gizli tutuyor.

Her yeni tanıştığım köle adayı ile zevkle oynadığım, teslimiyetin ve samimiyetin oluştuğu bir oyun “Düşüren Sorular”. Bilgisayarınıza indireceğiniz türden bir şey değil, mail ile oynanıyor. Birbirini tanımayan, biri bir sorumluluğu teslim alacak diğeri güvenip de kendini teslim edecek olan birbirini tanımayan iki kişi arasındaki D/s ilişkinin startını sağlamak için gayet başarılı olduğunu düşünüyorum.

Şunu belirtmeliyim ki şimdiye kadar yaşadığım D/s ilişkilerimin tamamı internet üzerinden başlamıştır. İlişkinin bir araya gelinceye kadarki kısmı da internet üzerinden karşılıklı hazırlıkla olmuştur. Bu nedenle karşılıklı güven ilişkisinin çalmanın, çırpmanın, üç kağıt açmanın kolay ve yoğun olduğu, çok zor bir ortamda yani internette gelişmesi ayrı bir zorluk yaratıyor. Yanlış anlaşılmalara, gereksiz endişelere, kısacası iletişim incelmelerine çok çok açık.
Öncelikle söylemem gerekir ki bu yazım oyunu tam olarak anlatan bir yazı değil, daha çok bir tanıtım veya giriştir.

Yaklaşık 5-6 yıl ve hatta daha uzun süre oldu ilk oyunu oynayalı. İlk deneğim Yeliz olmuştu, ama o zamanlar bu oyunun adı yoktu. Sonradan Melis (İsmi artık Eylül) ile oynadığımda “isim annesi” o oldu. Nedenine sonra geleceğim.

Peki neye benzer bu oyun be hey Sabri?

Üzülerek fazla detayına giremeyeceğim ama birkaç kopya vereceğim. Oyun temel olarak potansiyel efendinin mail aracılığı ile soru sorması, potansiyel kölenin de soruları çok kısa sürede aynı kanaldan yanıtlamasına dayanıyor. Süresi belirli, bir veya iki saat gibi önceden efendi tarafından belirtilmiş ve üzerinde anlaşılmış bir süre boyunca oynanıyor. Bu süre boyunca bilgisayarın başından ayrılmak veya başka bir işle ilgilenmek köle için yasak. Oyunun kuralları net olarak köleye gönderiliyor, kölenin “hazırım” cevabı ile bu süre başlıyor. Bu oyunu oyun yapan kurallar var, geneli basit, bunlardan biri “kölenin en fazla 2 dakika içinde cevap vermesi”, bir diğeri ise ”efendinin herhangi canının istediği bir zaman soru sorması”. İşte bu iki kural bu oyunu D/s oyunu yapan kural. Bu iki temel kural ismine kaynaklık etti. Melis’in çalan kapıya bakması, yine telaş ve heyecan içinde yerine dönerken sandalyeden düşmesi  ve düşmenin de birden fazla olması sonucu “Düşüren Sorular” ismi ortaya çıktı.

Bu oyunda soruların içeriği çok önemli ve bu soruların bazı koşulları olabiliyor, mesela hepsinin tam cevaplanmak zorunda olmaması gibi detaylar bulunuyor.
Bunun ötesinde sorulan soruların içeriği, efendinin bu oyunu yönetmedeki başarısı, doğru soruları doğru zamanlarda sorması ve genel olarak doğru zamanlamalar oyunu zevkli yapan şeyler, yoksa öyle kuru kuru bir boka benzemiyor oyun. Bu oyununa genellikle efendinin “Oynayalım mı?” sorusuna verilen “Oynayalım bakalım neymiş” cevabı ile başlanıyor. Efendi tarafından ustaca yönetilmiş bir “Düşüren Sorular” oyunundan sonra son soru olarak “Devam etmek istiyor musun?” sorusu efendi tarafından sorulduğunda eğer gerçekten köle potansiyeli varsa “Evet, lütfen efendim! Devam edinn.” cevabı alınıyor.

Oyun sonunda efendi tarafından bir değerlendirme yapılıyor, hatalar, süre aşımları, cevapsız kalan sorular ceza puanı olarak değerlendiriliyor. Bunun sonunda ceza puanına göre köleye ilk cezası veriliyor, ancak bunun bir ödül veya ceza olacağı efendiye ve kölenin tavına bağlı olarak değişebilir. Bu tav durumunu da soru cevaplardan çıkarabilmiş olmak efendinin bir becerisi oluyor.
Bu kadar anlatımla bu oyun oynanır mı bilmiyorum ama oynamak isteyen acemi sub olursa kölem olma gerekliliği olmadan oynamak için benden randevu alabilir, ancak bunun sonunda kölem olmayacağının bir garantisi yok. Efendilere gelince, samimi ilişki kurabildiğim efendiler bana yazarsa detayları paylaşırım ancak bu bilginin bir karşılığı olabilir. Ha “niye kölelere bedava da efendilerden bir şeyler bekleniyor?” derseniz, bu oyunu her oynadığımda üzerine yeni bir şeyler ekleyip geliştirebiliyorum ama efendilere tecrübemi vermiş oluyorum, bundandır.

Köle rolünde efendi gelirse efendiliği bırakıp köle kalmasının sorumlusu ben olmayacağım :-). Sevgiler…

Edit/Not: Bu başlık nedeniyle tahminimden fazla talep aldım. Bir kısmı da başarılı olmadı. Başarısızlıklardan ders almasını bilme hasleti ile açıklamak isterim; Sub kılığında dom'lar ve switch'ler (her iki rolü de oynayanlar) artık bana yazmasın lütfen, bu koşullarda pek başarılı olmuyor. Bu oyun öncesinde aday ile bir süre D/s oynamanın, en azından online, yararlı olduğunu gördüm. Hem samimiyetini görmek hem de ısıtmak için. Eğer köle olmaya hazırsanız çekinmeden yazabilirsiniz, herkese mümkün olduğunca zaman ayırmaya çalışıyorum. Yok eğer böyle bir nosyonunuz yoksa zaman kaybetmeyin, bu oyun iki taraf için bir geceye mal oluyor ve artık ön elemeye tabi tutuyorum talepleri.

6 Mayıs 2014 Salı

Şerefe Vakum Seti

Ne acayip bir isim verdim ben diye düşünürken önce resmini vereyim sonra anlatayım diyorum.


Büyük resimdeki silindirler rakı bardağı, evet, Anadolu'muzda ve hele Trakya'mızda neredeyse her yerde bulabileceğimiz standartta bardaklar. Sadece dipleri delinmiş durumda. Resimdekiler dipleri yukarıda olacak şekilde çizili.Delik çapı yaklaşık olarak 3mm kadar. Bu ölçü bir akvaryumcuda bulabileceğiniz "hava hortumu eki" çapında, oraya akvaryum hava hortumu takılacak.


Peki bardağı nasıl deleceğiz? Elinizde Proxxon veya Dremel türü bir el frezesi varsa buna aşındırıcı uygun freze bıçağı takıp bardak dengesiz ısınıp çatlamasın diye "yağ içinde" delmek mümkün, ben öyle yaptım, su da olabilirdi ama yağ daha uygun malzeme, zeytin yağı bile olabilir. Bunu yaparken hiç bardak feda etmem gerekmedi, ancak delerken yüksek devir kullandım, bundan dolayı delerken  çalışma yeri civarı adeta akkor oldu, ortalığı da yanık yağ kokusu kapladı tabi. Eğer böyle bir imkanınız yoksa yine elmas uçlu ince matkap kullanabilirsiniz ama işlem çok daha uzun sürecektir. Sabrınız yoksa bardağı kırabilirsiniz. Delmek sanırım bu işin en zor bölümü. Ben deldikten sonra hava hortumu ekleme parçasını çok sıkı takabildim, plastik olan bu parça esnek olduğundan sıkı sıkıya girdi deliğe.


Bundan sonrası daha basit iki akvaryum hava hortumunu T boru ile birbirine bağlıyorsunuz, bunun birleşim yerine bir check-valve (çek valf) koyuyorsunuz. Yönü bardaklardan hava çekilecek ama bardaklara gitmeyecek yönde olacak. Bu pompalarken oluşan vakumu tutabilmek üzere bir supap işlevi görecek, geriye hava kaçırmayacak.

Bunun üstünde bir T boru daha var, bir ucunda yine check-valve, onun yönü de havayı dışarı verecek yönde. Pompalarken enjektördeki hava dışarı atılsın diye.

En uçta (resimde tepede) bir enjektör var, bu enjektörün en az 10ml olmasını öneriyorum, çok daha büyük olanlar da var (mama şırıngası diye satılıyor) ama az enerji ile daha çok vakum istiyorsanız küçük olmalı, çok sayıda enjektör hareketi ile olsun diye. Çok küçük seçerseniz çok az kuvvet gerekeceği için farkına varmadan biraz fazla can yakabilirsiniz, yara açabilir, kalıcı zararda bulunabilirsiniz.



Uygulamada yapmanız gereken;
1- memelere vazelin veya bebek yağı sürüp kayganlaştırmak.
2- meme başını içine alacak şekilde bardakların ağzını göğüse kapamak
3- Enjektörü çekmek
4- Kontrollü bir şekilde enjektörü doldurup boşaltarak vakumu arttırmak. Enjektörü ittiğinizde hava check-valve'dan çıkaracaktır. Çektiğinizde ise bardaklardan enjektöre gelecektir.

Tedarik edilecek malzemelerin resimleri soldaki gibi, tamamını akvaryumcudan veya pet-shop'dan tedarik edebilirsiniz.

Yaklaşık maliyeti 40 TL'yı geçmez, rakı bardakları pahalı tipten değilse tabi.



MALZEME
2 rakı bardağı
2m Akvaryum hava hortumu
2 Hava hortumu check-valve
1 Ad 10ml enjektör (iğnesi kullanılmıyor)
2 Hava hortumu T parçası
2 Hava hortumu ekleme parçası

UYARILAR
- Her şeyden önce kullanırken sakın abartmayın.
- Bu aparat göğüslerde geçici veya kalıcı iz bırakabilir. Dikkatli kullanın.
- Partnerinizi korkutuyorsa veya istemiyorsa asla kullanmayın.
- Acil durumda vakumu tahliye edebilmek için kesici bir alet, tercihen keskin bir makas bulundurun.
- Bardak kırılırsa ciddi yaralanma olabilir, bardaklarda çatlama vb. olup olmadığını mutlaka inceleyin.
- Sözsüz alarm verilebilecek bir safe-word kullanın, mesela elde tutulan ve bırakıldığında derhal duracağınız bir pinpon topu gibi.
- İlk yardım malzemesi bulundurun veya yerini önceden bilin (Bunu zaten her durumda yapsanız iyi olur).

23 Ocak 2013 Çarşamba

Yeni Oyuncaklar

Kölem Melis, artık efendiliğimi bir oyun olarak değil, bir zevk olarak kabul eder duruma geldi. O kadar ki artık yaratıcılığı veya efendilik bizde kalsın yaratıcı yardımcılığı konuşmaya başladı. Sanatçıların ve mühendislerin doğal bir davranış şekli olarak yaratıcılığa sahip olduğu söylenir. Yani istemeseler de yaratırlar.

Bir süredir hoş bir aşmışlık gözlüyorum kendisinde. O salt sert seksten hoşlandığını düşündüğüm kadın gitti, yerine tamamen kendisini teslim etmiş bir kadın, azgın bir köle geldi. Artık sınırlarının ne olduğunu da çok netleştiremiyorum. Sanırım kendi BDSM'sini de keşfetmeye, veya belki de BDSM'sini yaratmaya başladı... Ama bu hali bana hizmet etmek midir, evet, doğrusu bu gelişmeyi çok sevdim.

Bu tür sonuçlara aslında oldukça nesnel şeylerden yola çıkarak ulaştım. Bir tanesi benim aklıma gelmedik (aslında bilinmekle birlikte) bir oyuncağı bana aitlik için içinde kendi teklifi ile taşıması ve hatta bunu hazırlaması oldu. Aslında bu "vaginal beads" veya "luna balls" denilen türde vajina içi bir oyuncak. Ticari şekli bir ipe dizilmiş iki toptan oluşuyor. Aslında biz ticari tipini değil, DIY tipini, yani kendi yaptığı şeklini kullanıyoruz, üstelik iki topla da sınırlı değil :-) Benim basitçe bir kolaylık önerimle daha da kullanışlı oldu açıkçası.


Ortası delik bir boncuk, bir top nasıl bir ipe dizilir de tek tarafından sap olarak kullanılabilir? Kolayı var, tepesine küçük bir boncuk daha koyarsınız ve şekildeki hale getirirsiniz. Sonra kaç topunuz varsa dizin artık.

Gece uyurken gündüz iş hayatında, efendi nerede istediyse orada. Açıkçası içeride bu tür bir aracı tutmak zor zannederdim. Kadınların bir bölümünün (bu ölçüde olmasa da) benzer şekilde "tampon" kullandıkları bana hatırlatıldı. Nedense hiç aklıma gelmezdi. Eşim de şimdiye kadarki bütün partner ve kız arkadaşlarım da (çoook mazide) hep ped kullanmıştır.. Suç bende mi yani şimdi? :-) Öğrendim ki günlük hayatta da böyle şeylerle gezilebilirmiş. Günlük hayatta benim "efendiyi hatırlatıcı" olarak her zaman düşünebileceğim birşey oldu. Gündelik hayat hatırlatıcılarından bir keşfim de bilek tasması oldu. Pantolon veya çizme giydiği günlerde bana ait olan birşeyi taşıması güzel, ama daha da güzeli bunu ne zaman takıp ne zaman takmayacağına benim karar vermem tabi. Bu vajinal top için de geçerli.

Beni asıl şaşırtan şey Melis'in vajinal oyuncağını benim emrim falan da olmadan, direkt hediye olarak anal yoldan da denemesi ve bunu görüntüleyen bir videoyu da bana göndermesi oldu. Aklıma bile gelmezdi iki üç cm çaplı topları arkasından içeri alacağı... Videoyu falan burada paylaşacağımı sanıyorsanız çok beklersiniz... Kimsenin isteği dışında birşey paylaşılmıyor burada... :-)

3 Ocak 2013 Perşembe

Takım Çantasındaki Ne, Ne İşe Yarar?

Bazı okurlarım bu "takım çantası" içeriğini, hatta ifadesini bile korkutucu bulmuş (Hatta kölem Melis dahi), bazıları ise bunlarla yapılacaklar konusuda da yazmamı istemişler (bir yorumda belirtildiği ve bana e-mail ile iletildiği üzere). Geçenlerde bir gazete haberi okudum, sevgilisini öldüren (veya öldürmeye niyetli) bir caninin otel odasındaki çantasında "koli bandı, falçata" falan bulmuşar. "Ammman Allahım!" dedim, "birileri bizi bunlarda bulsa bize de cani derler mi acaba" diye aklımdan geçti. O blog yazım şuradadır (lütfen okuduktan sonra geriye dönmeyi unutmayın, yeni pencerede açılacak): http://bdsmatolyesi.blogspot.com/2012/12/bdsm-efendisinin-takm-cantas.html

Hakikaten bu konuyu biraz açık bıraktığımı hissettim, hepsine olmasa da bazılarına yorum yazacağım. Bunlarda güvenlik çok çok önemli. Eğer efendiyseniz kölenizin sağlığı sizden sorulur. Bedenini, kalbini ve ruhunu nasıl bulduysanız öyle bırakınız. Kölenize rızası dışında yapacağınız her şeyin yasadışı olacağı gibi aynı zamanda insanlık dışı olacağını söylemeye sanırım ki gerek yok. Siz onunla ortak bir eğlence için, hafif garipleşmiş olsa da ruhlarınızın eksik yanlarını birbiri ile tamamlamaya bir araya geliyorsunuz.

Halatlar: El ayak bağlamak için, bunun ötesinde "domuz bağı" tabir edilen sıkma ve asma şekilleri gerçekten tehlikelidir. Kan dolaşımı sorunlarına neden olmaları çok olasıdır. El ve ayaklar için kullanırken dahi dikkatli olunmalı, öyle hemen çıkmamakla birlikte kan dolaşımına engel olmayacak kadar gevşek olmalıdır.

Zincir: Aslında zincirin yapacağını halat da yapar ama zinciri kadın bedeni üzerinde daha dekoratif bulanlar var (benim gibi). Zincir bir bakıma daha iyi, gereğinden fazla sıkma olasılığınız daha az. Zinciri kesinlikle partnerinzi bir yere askı yapmak için kullanmayın, esnemeyeceği için kırılmalar vb. neden olabilir.

Hem halat hem zincir için: Kesinlikle boyunda kullanılmamalıdır.

Kilitli zincir baklaları: Bunlar adı gibi kilitlemek için değil, gerektiğinde zinciri acil olarak çıkarabilmek içindir. Zincir üzerinde kritik yerlere konulur, partneriniz bir rahatsızlık duyarsa veya safeword kullanırsa derhal buralardan sökmelisiniz. Dikkat: Baklalar çıkarıldığında zincirin diğer bölümlerinin daha fazla sıkmasına neden olmamalıdır. Zeki olunuz...

Kablo bağı (Zip tie): Artık kelepçe yerine de kullanılıyor, eğer çok sıkmazsanız ve hassas yerlerde kullanmazsanız emniyetli olduğu söylenebilir. Kötü bir yanı, elle sökemezsiniz, kesmek için yankeskiye ihtiyacınız var.

Büyük yan keski ve falçata: Gerektiğinde veya acil bir durumda ipleri ve kablo bağlarını kesebilmek içindir. Bunu paniğe kapılmadan yapmanız gerekir, yoksa partnerinize zarar verebilirsiniz. Falçatayı kesinlikle dibine kadar açmayın, kesebilecek kadar açın yeter. Falçata bıçak değildir.

Metal halka: Bu basit aksasuarın ne kadar kullanışlı olabileceğini bilseniz hayrete düşersiniz. Saça geçirilip kablo bağı ile sıkılarak estetik bir görüntü verebilir, kontrolü de size verir. Özellikle oral seks sırasında her iki tarafı da sevindirir :-) Ancak kesinlikle buradan bir yere bağlamayın, boyun hassassır. Tutacaksanız elinizle tutun. Diğer bir kullanım yeri de ağzı açık tutmaktır, gag topu yerine kullanılabilir ama partnerinizin diş ve ağız yapısı buna uygun olmalı.

Koli bandı: Bu bant hava geçirmez olduğundan dikkatli kullanılmalı, kesinlikle ağız burun kapatmak için kullanılmamalıdır. En güzel uygulama yeri iki bileği (hatta dört bileği) birbirine bantlamaktır. Sökülürken biraz acıtabilir ama genellikle kadınlar bu duruma ağdadan alışıktır. Saçlara bulaştırmayın partnerinizin kısa saçla dolaşmasına neden olabilirsiniz.

Badana naylonu: Aslında bu naylon salon fantezilerinizi uyguladığınızda halınızı partnerinizin üzerinde uygulayacağınız yağlı, pastalı, kremalı, ballı malzemelerden korumak içindir. Ancak eğer partneriniz isterse, bedenini çepeçevre sarmak için de kullanılabilir, bu durumda koli bantları için de yer bulmuş olursunuz. Ancak bunun içindeyken partneriniz bir gülme krizine veya paniğe girerse çabuk çözebilmek gerekir. Öyle deli bağlar gibi bağlamayın!

Streç film: Eğlenceli bir malzemedir, özellikle şeffaf oluşu beden rengini gizlemez. Tight (Tayt) bir giysi gibi sütyen, kilot bölgelerine kısmen uygulayabilirsiniz. Yüze uygulamayın, bu şekilde uygulanmasının tadı tuzu olmadığı gibi, nefes alışverişe de engel olabilir. Eğer mutlaka başa da uygulamak isteniyorsa her şeyde olduğu gibi partnerinizin rızası ile ve ağız/burun kısımları kapatılmadan uygulanmalıdır. Açabilmeniz için makas bulundurun, gereksiz yere falçata ile tehlike yaratmayın.

İlkyardım çantası: BDSM doğru ve bilinçli yapılıyorsa araç kullanmak kadar tehlikelidir. Ehliyetsiz bir çaylak direksiyon başına geçtiğinde çevresi için ne kadar tehlike oluşturuyorsa BDSM de o kadar tehlike yaratabilir. Umarım kimsenin başına gelmez ama her araçta bulunması zorunlu çanta BDSM sırasında da aynı niyetle bulundurulmalıdır.

Tasma: BDSM klasiklerindendir, el bileklikleri, boyun tasması BDSM için sembolik ve güçlü anlamlar taşır. Gevşek olarak bağlanmalı, kesinlikle bir yere askı için kullanılmamalıdır.

Pinpon topu: Bu sözsüz bir safeword'dür. Partnerinizin eline verilir, bıraktığında kesinlikle durmalı ve sorunu çözmelisiniz.

Prezervatif: 18 yaşın üstündekilere sanırım bunu anlatmaya gerek yok. Kalitelisini doğru olarak kullanın diyeceğim, bir de erkeklere kullanılmışını tam imha etmeleri gerektiğini...

Mandal: Abartmadığınız durumlar için hoş bir uyarım aracıdır. Eğer partneriniz hoşlamıyorsa kesinlikle genital bölgelerde veya meme bölgesinde kullanmayın. Hoşlanıyorsa, artık size kalmış.

Battal boy çöp torbası: Çöpler için, ortada bırakmayın... Ayrıca isterseniz parterinizin bel altını içine sokmak için kullanabilirsiniz. Bir elektrikli süpürge ile vakumlayarak eğlenceli bir oyun yapabilirsiniz. Ancak kesinlikle kafaya geçirmeyin.

Çamaşır teli: Bunun adı tel olsa bile aslında plastik kaplı kolay kayan bir iptir. Partnerinizin ayak bileklerini kısa olarak birbirine bağlayıp küçük adımlar ile yürütebilirsiniz, tabi partneriz aşağılanmaktan hoşlanıyorsa. Partnerinizin göğüslerini yağlayıp bununla sıkıp çıkartmanız masaj etkisi bile yaratabilir.

Kola, çikolata sosu, toprak, zeytinyağı, un:  Partneriniz kirletilmekten hoşlanıyorsa bu malzemeler en iyi ve en zararsız kirleticilerdir. Toprak içinde kesici taş, kabuk, çivi vb. olmamasına dikkat edin. Her ne kadar bazı okurlarım "nimetle oyun olmaz" diyeceklerdir ama olsun, onlar da ruhumuzu doyuracaktır.

Mumlar ve çakmak: Klasik bir BDSM malzemesidir. Çakmağı kesinlikle beden üzerinde denemeyin, o mumları yakmak için. Mumları emniyetli bir mesafeden kullanın, saçlara yaklaştırmayın. Parafini kesinlikle yüze damlatmayın.

Mama şırıngası, 20ml enjektör ve hava hortumu: Mama şırın,gaları en iri boyuttaki enjektörlerdir. Bunları pistonlarını çıkartarak vakum aracı olarak kullanabilirsiniz. Biri ile diğerini ince akvaryum hava hortumu ile çekerek emme yapabilirsiniz. Bununla yapacağınız emme anneannelerimizden kalan fincan çekmeden fazla değildir. Büyük ile küçlüğü çekerseniz biraz acıtabilir. Memeler ve klitoriste kullanmadan önce partnerinizin onayını alın, dur dediği yerde durun, zira göğüslerde geçici iz bırakabilir, ölçüsüz asılırsanız ve uzun kullanırsanız kalıcı deformasyona da neden olabilir. Biraz vazelin bunları daha kullanışlı hale getirebilir.

12 Aralık 2012 Çarşamba

BDSM Efendisinin Takım Çantası

Her BDSM randevusuna götürmenin artık adet olduğu şeyleri bir köşeye yazacaktım, "Neden bloguma yazmıyorum, başkaları da bilsin?" diye sormak aklıma geldi. Neyin nasıl tedarik edilebileceğini de belirtmekte yarar gördüm, genç efendilere bilgi olsun :-)


Yapı marketlerden
- Yaklaşık 15m ince halat (5mm çaplı)
- Yaklaşık 10m orta halat (10mm çaplı)
- 2m parçalardan oluşan 5 parça zincir
- Zincire uygun 5 adet kilitli zincir baklası
- Büyük yan keski
- Falçata (gerektiğinde ipleri kesebilmek için)
- En büyük tipte kablo bağı (zip tie)
- 5cm çapında metal halka
- Scotch tipi duct tape (sağlam koli bandı)
- Badana naylonu

Marketten
- 2 rulo mutfak tipi streç film
- Makas (acil durumda film, bant vb. kesebilmek içi)
- İlkyardım çantası (moralinizi bozmasın, tedbirde yarar vardır)
- Ucuz bir kemer, kesilip kısaltılıp delinip tasma yapılacak.
- Pinpon topu
- Prezervatif
- Mandal  (tercihen ahşap)
- Battal boy çöp torbası
- Çamaşır teli (dışı naylon içi ip olan tipten)
- Kola (bu ve aşağıdakiler kirletme sevenler için)
- Çikolata sosu
- Bir avuç toprak
- Zeytinyağı
- Mumlar ve çakmak
- İçecek birşeyler (bunun BDSM ile ilgisi yok)

Eczaneden
- 3 adet mama şırıngası
- 3 adet 20ml enjektör (vakumdan hoşlananlar için)
- Bit top pamuk

Akvaryumcudan veya pet shoptan
- Hava hortumu (Enjektörlerin uçlarını birbirine bağlamak için)



1 Eylül 2012 Cumartesi

Piñata

Piñata Nedir?

Ben bu kelime ile geçenlerde tanıştım. Öncelikle öyle doğa üstü birşey veya bir makarna türü olmadığını belirtmek isterim :-).

Wiki'de her ne kadar Meksika ile özdeşleşmiş olsa da aslında Çin'den gelen bir geleneğin bir eğlenceye dönüşmüş hali olduğu yazılı.

Bazen top şeklinde, bazen de hayvan şeklinde süslemiş, içinde şeker dolu, yüksekçe bir yere asılmış bir pakete verilen isim Pinata. Sopalarla "çok özel" şarkısı eşliğinde patlatılmaya çalışılması da eğlenceyi oluşturuluyor.

Şarkısı ve asılı şeye yapılan şey şöyle birşey;
http://www.youtube.com/watch?v=N9JSJoDQXiQ

Şarkısının sözleri şöyle birşey;

Dale, dale, dale,


no pierdas el tino;

Porque si lo pierdes

pierdes el camino.

Ya le diste una,

ya le diste dos;

Ya le diste tres,

y tu tiempo se acabó

Türkçesi;

Vur ona, vur ona, vur ona (veya "hadi, hadi, hadi")

Hedefini unutma,

Eğer kaybedersen

Yolunu da kaybedersin.

Bir defa vurdun

İki defa vurdun

Üç defa vurdun

veee zamanın bittiii...   Bir de Human Pinata var ki bu buradaki asıl konumuzu oluşturuyor. Buna ilişkin saçma bir sürü şeyi internette bulabiliyorsunuz, çocuklar tavuğa çevrilmiş babalarına sopalarla girişiyorlar vb vb. Ama tabi ki BDSM amaçlı değil. BDSM olarak rastladığım bir videoyu da açıkçası çok tatmin edici bulmadım. Neden bu industry'dekiler bununla ilgili bir yaratıcılık göstermemişler diye sordum kendime. Eğer göstermiş olsalardı sanırım  beni gibi amatör yaratıcılara yer kalmazdı :-)))

BDSM efendisi olarak Pinata şöyle yapılır;

Bir partner alınır...

Üzeri önce ipe geçirilmiş parça parça strafor parçaları ile tamamen sarılır, bunlar o kadar yoğun yapılır ki birden fazla kat oluşturur. Zevke göre kafa, ayaklar göğüs cinsel uzuvlar dışarıda bırakılabilir (benim böylesi daha hoşuma gider). Ancak dahil edilirse tabi ki nefes alacağı da hesaba katılır. Bu straforlar güzelce paket bandı ile çevrelenir, üzerine bir tur streç film sarılır ki oraya buraya kaçmasın.

Çepeçevre kat kat gazete ile kaplandıktan sonra  küçük kesilmiş renkli kağıt parçaları alttakiler görünmeyecek şekilde tavuk tüyü gibi etrafına süslenir.

Bacakları vücuduna doğru toplanarak ipler ile vücuduna doğru bağlanır ve top haline getirilir. Bu şey ipler bacak altından ve kol altından geçirilerek yüksekçe bir yere asılır (işte bu biraz mekanınıza bağlı).

Bundan sonra bir kalın sopa ile yapabilecekleriniz sizin yaratıcılığınıza bağlı. Yalnız o kadar korumaya rağmen yaralamayın, çürük yapmayın. Güle güle kullanın...

31 Ağustos 2012 Cuma

Yılan Sopası

Türkçe ismini çook aradım ama bir türlü bulamadım. İngilizcesi "Snare Pole" veya "Catch Pole". İnanılmaz basit bir alet. Google Images'da hiç aratmayın, resimdeki gibi birşey ama aslında o kadar teferuatlı olması da hiç gerekmiyor.

Bunun en basit hali alın bir alüminyum boru 10-15mm çapında 1-1.5m uzunluğunda. bir ipin uçlarını bir büzüp borunun içinden diğer ucuna gönderin. Ucundan çıkınca şöyle bir 30 cm halka bırakın. Normalde bu alet kedi köpeklerde ve vahşi diğer hayvanlarda da kullanılıyor. Sopayı uzatıp hayvanın kafasını çaktırmadan geçiriyorsunuz sonra çekiyorsunuz sizin tarafınızdaki ipleri. Böylece hem hayvan size yaklaşamıyor hem de ilmekten kurtulamıyor. Sizden güçlü veya cüsseli değilse tabi. Mesela bir ayıda denemenizi önermem :-D
Kölenize veya partnerinize nasıl uygulayacaksınız? Öncelikle hangi psikolojik etki için kullanacaksınız o önemli. Bu aleti kölenizle bir mesafeyi koruyup uzaktan itip kakmak yerlerde sürümek için kullanabilirsiniz. Dizleri üzerinde boynuna bu alet geçirilmiş şekilde karşınızda elleri boruyu tutmuş şekilde görmek hoş olabilir. Bununla başını yerde tutmak da mümkün.

Aslında eğer göğüsleri uygun ise göğüslerinde bile kullanabilirsiniz. Benden söylemesi :-) Sağlıkla kalın...

9 Haziran 2012 Cumartesi

Efendim kahvesini nasıl almak ister?

Kahve bir simgedir, misafire önem verildiğini, hürmet edildiğinin sosyal bir göstergesi. Bununla ilgili bir adap bile gelişmiştir, kahveye tuz koymalar, kül dökmeler, yarım bırakmalar, telvesini de içmeler vb. ama detayına burada girmeyeceğim.

Artık kahvelerin yanında çikolata, kurabiye vb. ya yeni adet oldu ya da hortladı, ben gençliğimde bilmezdim böyle bir adedi.

Efendi köle ilişkilerinde de bu geleneğin hücrelerimize işlemiş bu seremoninin, hatta bir çeşit ritüelin bir parçası olarak girmesi çok hoş olurdu, şimdiye kadar nedense pek aklıma gelmemişti.

Öyle ki;
Benim kahvem acı olsun, yanında da iki soğuk bitter çikolata alayım derim. Öyle masaya falan da koyulmasın sakın, ben bitirinceye kadar önümde diz çökmüş olarak tepsi kölemin elinde tutulsun, gözünü bile kırpmamalı. Ben de yavaş yavaş yudumlayacağım kahvemi, o buz gibi bitterlerin de (yani koyu kahverengi göğüs başlarının da)  tadına bakarım arada, bu arada gözler de kesinlikle kapatılmayacak, kırpılmayacak bile, kahvem de çalkalanıp dökülmeyecek, dökülen olursa saçlarıyla temizlerim, fazlasını. Bitince sudan bir yudum aldıktan sonra telvesnin üzerine bırakırım, o da onu içer.

5 Haziran 2012 Salı

Köle Başı

Baş denilince baştan daha fazlası geliyor insanın aklına :-). Ama burası gerçekten baş... Yüzüyle, saçıyla, ağzı burnu ve saçıyla, boynuyla...

Kadın yüzü, güzellik denilen şeyin başlangıç yeridir. O, o kadar hoş yaratılmıştır ki makyajlar ile kadınların en önemli silahı haline gelmiştir. Bir efendinin gözünden kaçmaz bu güzellik. Bu yüz zerafetin bir göstergesi olan boyunun üzerinde yer alır, güzel saçlar da öyle...

En hoş kurgularımdan biridir, bir koltukta çıplak oturmuş durumdayken açık bacaklarımın, dizlerimin arasında kölemin boynunu almam, onu geriye doğru dizimin üzerine yatırmam, gerilmiş zarif boynu üzerinde ellerimi gezdirmem. Onun kendini benim elimin yapacaklarına bırakması... Ağzını açmasını söyleyip ağzını, dişlerini, bir nesneymişçesine son zamanların popüler temizlik aracı ıslak mendille ovalaya ovalya temizlemem. Ağzına parmağımı sokup emdirmem bir elmayı ısırttırıp ağzını bir süreliğine dişlerine geçmiş elma ile tükürüklerine emanet edip açık tutturmam. Kuru mendille tükürüklerini salya sümüklerini, en doğal salgılarını temizlemem...

Teslimiyetin doruğa ulaştığı yer boyun olduğundan sanırım BDSM'ce teslimiyetin sembollerinden biri haline gelmiş bu tasma diyorum.

Bundan sonra küçük bir oral istemem, sıvımın tamamını içeri göndermem fazla da lüks olmasa gerek...