Ezgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ezgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2017 Cumartesi

Efendilik, Kölelik ve Maddi İlişkiler

En tehlikeli şeylerdendir dünya malı, insanlar birbirini bile katledebiliyor para için.

Demişler ya "varlığı bir dert, yokluğu yara".

Efendi köle oyunlarında bir enstrüman olabiliyor para. Köle'nin her şeyiyle ait olması kavramını, bütün geliri ve maddi varlığı ile efendiye ait olması bütünlüyor. Köle tarafında istismar edilmenin zevkini, efendi tarafında etinden sütünden her şeyinden yararlanmanın keyfini oluşturabiliyor.

Kölenin maaşını efendisine getirmesini, efendinin onun adına onun ihtiyaçlarını karşılamasını düşünsenize... Deli gibi emek harcanan bir profesyonel yaşamı dolaylı olarak efendiye vakfetmek... Efendisi çatır çatır zevkini çıkarta çıkarta yesin diye ona getirip emeğini teslim etmek. Kölenin aylık kazancının önemli bir yüzdesini her ay efendinin hesabına aktarmak... Her dakika her saniyeyi efendinin keyfine hizmetle geçirmek. Tamamen çıplak, elbiseleri de dahil kaderini onun eline vermek.

Eğer kölenin birikimi varsa bedenini canını emanet ettiği efendiye ömür boyu birikimlerinin, belki binlerce lira belki milyonlarca liranın idaresini vermek çok da anlamsız değil. Hayat bile teslim ediliyorsa.

Açıkçası bunu bir defa Ezgi ile tecrübe ettim ama tadımlık oldu, sağ olsun tereddüt bile etmedi. Sadece denemek içindi, her kuruşu masrafları da üstlenerek iade ettim, ama biliyordum ki iade etmesem hiç fark etmeyecekti ve  istesem arabasını bile devredecekti. Bu his bile çok hoş.

Aslında orospuları da bir ölçüde anlamaya başladım böyle bir düşünüşte :-)

Ancak kesin söylüyorum; kesinlikle iyi tanımadığınız birine efendi diye paranızı teslim etmeyin, millet para için neler yapacağını şaşırdı...




10 Kasım 2014 Pazartesi

Camisk


Gor Hikayelerinde Kajira (Dişi köle) kıyafetidir Camisk. Kajira'dan bahsettiğim bir önceki yazımın resimlerinde bunu giymiş bir Kajira (gerçekte manken tabi) örnekleri bulunuyor. Çeşitlendirmek için bu yazımda başka örnekleri de vermek istedim.

Sarı ve mavi olan resimlerdekiler online satış sitelerinden. Beyaz giymiş manken ise photo stock'tan alınma, telif hakkı doğurmamak için küçük yayınlamam gerekti ama sanırım ki fikir veriyordur.

Bunu ilk olarak Belgin ile konuşmuştuk zamanında, kumaş alındı falan ama kaynadı gitti, o da uğraşamadı ben de. Diğer taraftan Ezgi elindeki imkanlarla benzerini yaptı ama görmek mümkün olmadı. Kısmet Eylül'eymiş.

Eylül tamı tamına benim çizimimdeki gibi yapmadı, resimlerden gördüğünü hazırladı. Ne de olsa yetenek başka bir şey :-) ve kadınlarda moda algısı erkeklere göre çok daha iyi. Eylül bunu giydiğinde gerçekten şimdiye kadar gördüğüm en çekici gecelik ortaya çıktı. Gerçekten çok yakışmıştı.

Bu kıyafetin özelliği nedir diye düşündüm onu bu kadar farklı hale getiren. Toparlayabildiklerim şunlar oldu;
  • Öncelikle çok basit bir kıyafet. Bir köle değerine çok uygun, işi görecek minimum maliyet. Kölenin de kendisini basit görmesi mantığına da çok uygun.
  • Çok kolay çıkartılabiliyor, kemeri çözdüğünüz anda köleniz anadan doğma kalıveriyor. Bu kolay giyilmesi anlamına da geliyor ama işin bu tarafının kime faydası olur bilemiyorum.
  • Kıyafet çıkartılmadan kölenin her etinden kolaylıkla yararlanılması mümkün ve gerçekten bu şekli erkek için çok da uyarıcı.
  • Kölenin cinsel uzuvlarının adi şekilde görülmesini engelliyor ama oralarının varlığını sürekli vurguluyor.
  • Normal bir gündüz kıyafetinin çok iddialı kalacağı şekilde bazı vücut bölümlerini ortaya çıkarması (Kalçaların yan kısımları, göğüslerin yan kısımları gibi). Başka bir ifade ile "Süper yırtmaç" etkisi.
  • Kölenizin neresini isterseniz orasını bağlamanıza engel olmayacak bir kıyafet. Neredeyse her pozisyonda, bağlı veya sabitlenmiş durumdayken kolayca giyilip çıkartılabilir. Tek deliği baş deliği olduğundan tipik olarak bağlı durumdayken çıkartılıp giyilemeyen külot, çorap, t-shirt engelleri yok.
  • Genellikle dar veya geniş gelmeyen bir kıyafettir ve uzun kısa ince kalın, iri göğüslü veya küçük göğüslü neredeyse bütün kölelere uyar.
Diğer yanda bu kıyafetin taşıması gereken bazı olmazsa olmazları var;

  • Pahalı bir malzemeden yapılmamalıdır. Zevke göre keten çuval kumaşı kullanılabilir ki aslında bu konseptine daha uygundur. Ancak saten ve benzeri seksi gece kıyafeti kumaşların tercih edenler olabilir, bence bu da oldukça çekici duruyor.
  • Şeffaf kumaştan olmamalıdır. Unutulmamalıdır ki bu kıyafet mağazalarda satılan tülden vb. mamul seksi iç giyim kıyafetinden biraz farklıdır. Bilmiyorum, belki ben sevmediğim için kişisel yorumum da olabilir.
  • Beyaz, kırmızı, pembe, turuncu renkler daha uygundur. Sarı, yeşil ve mavi renkler (her ne kadar resimlerdeki mankenler bununla seksi dursalar bile bu onların seksiliği) çok uygun değildir. 
  • Kölenin boyuna ve kilosuna göre "ideal" boyutları değişebilir ama diz altına inmemeli, süper mini etek veya şort giymişçesine kısacık olmamalıdır.


Eylül'ün nasıl yaptığını blogumda yayınlamak üzere sordum. Gönül ister ki onun güzel vücudu üzerinde burada sergileyebileyim. Ama her yiğidin yoğurt yiyişi farklı. Bedeni ile deşifre edilmek istemediği için yapmış olduğu camisk'in kumaşını soldaki gibi sergileyebiliyorum. Sadece biraz virgülüne dokunarak Onun ifadesi ile yayınlıyorum;

Eylül'ün Kaleminden;

Boyu 1,5 metre Eni 50 cm dikdörtgen şeklinde kumaştan yapılıyor. Bu ortalama bir boya göre ölçü, omuz genişliğine göre en ölçüsü değişiklik gösterebilir. Bunun için net ölçü omuz hizasının bitimi olarak ayarlanabilir.

Ben jarse kumaş kullandım, farklı kumaş seçeneğinde ölçülerde değişiklik olabilir.

Bu kumaşı boyuna ve enine olmak kaydıyla dörde katlayarak kumaşın tam orta noktasını buluyoruz, bunu ölçerek de yapabiliriz.

Orta noktadan itibaren 45 cm. kadar kesiyoruz. Bu da vücut ölçülerine göre değişiklik gösterebilir. Net ölçümüzü göğüsün 15cm kadar altına kadar olacak şekilde ayarlayabiliriz. Tespit ettiğimiz orta nokta ensemize dayanacak şekilde boynumuzdan giyiyoruz. Kumaşın boyundan başında kesmiş olduğumuz eni 10 cm boyu 1,5 metre olan kuşağımızı göğüs altından bağlıyoruz ve camisk'imiz hazır :)









25 Ağustos 2014 Pazartesi

Efendisinin Nostaljik Ezgisi

2012'de ilişkimiz online devam etmiş olan bir ex kölemle yazıştık dün. Aslında bu kadar süreden sonra kendim kaşıdım diyebilirim, facebook'ta öylece arama yaparken esti yazdım ismini, gitti buldu.

Ezgi, zamanında çok mutedil şekilde, iznimi saygıyla istemişti hayatını bir gözden geçirmek için. Bu sürede hayatını, işlerini biraz yoluna koymuş ancak D/s konusundaki boşluğu biraz sert cinsellikle doldurabilmiş, ona da "sadece biraz" diyebiliyor. Halen istekli ama hayat düzeni buna pek izin vermiyor.

 Lütfen diğer sub'larım alımasın, kimseyi sıralamaya koymuyorum ama yine de Ezgi'ye "en iyi sub"ım diyebiliyorum, sadece kriterler açısından. Buradaki "en iyi sub" sıfatı özellikle bir sub olarak hangi kriterlerin D/s ilişkisinde önem taşıdığını sınıflamada bana yardımcı oldu. En güzeli, en seksi olanı veya en iştahlısı, bana en açık olanı değil. Bu konuda sub özelliklerini nitelendirebilmem açısından da bilmeden yardımcı oldu.

Sub mı desem köle mi desem diye düşündüm biraz. Burada köle ve sub (teslimiyetçi) aynı anlamda gibi düşünülebilir, ikisinin arasındaki fark, köle ifadesinin bir statü teşkil etmesi, sub ifadesinin ise psikolojik bir ruh durumunu ifade etmesidir. Burada geçen sub, efendiye köle olan bir sub'dır. Açıkçası köle kelimesinin "zorla kölelik" veya "Kunta Kinte (Bkz. Roots, Kökler)" türü bir eski afro-amerikan kölelik belirtmesi nedeniyle burada birden fazla gerçek kişiden bahsederken "Sub" ifadesini kullanmayı daha uygun gördüm, aynı zamanda bu kişiler halen sub olabilirler ama bir efendiye halihazırda köle de olmayabilirler.

Sub için konu ettiğim beklenen özellikler şöyle. En azından kendim bunlara çok dikkat ettiğimi söyleyebilirim.

Kusursuz şekilde yerini bilme
D/s'nin samimi sohbetlere gittiği yerlerde dahi, içtenliği devam ettirirken dahi bir defa bile eşit olduğu havasını vermemesi, daima yerini hatırlaması.

Hiç bir emre "Hayır" demeden sınırları biçimlendirme
Efendinin emirlerine karşı gelmeden nasıl sınırlara yakın olunur? Bir sub olarak "Ben sub'ım kendimi teslim ederim biter, bana yapacakları efendinin derdidir" diyorsanız ya tecrübeniz yok ya da efendi konusunda şansınız fazla yaver gitmiş. Sub'ın hayır dememesinin sanatına başka bir blog yazımda girmiştim. Ancak bunun "bir sub yeteneği" olduğunu, genele vurarak sosyal bir yetenek olduğunu söyleyebilirim.

Emirlerdeki tüm detaylara dikkat etme
Bir D/s emrinin karşılığı, bir resmi bunu veren efendinin kafasında vardır. Efendinin memnuniyetini bunu ona uygun olarak yerine getirilmesi belirler. Efendinin belirtmediği, bazen aralardan veya onun mizacından kaynaklanan şeylerin sezinlenmesi yine sub'ın yeteneğidir ancak efendi detaylarda bir konu söylemişse ve o yerine farklı getirilmiş veya hiç hiç getirilmemişse bu doğrudan puan düşüren bir konudur. Efendinin her kelimesi okunmalı ve anlaşılmalıdır. Efendiler "kahveniz şekerli mi sade mi olsun" türü soruları negatif olarak karşılamazlar (eğer canı özel olarak bunu negatif karşılamak istemiyorsa). Detaylar konusunda sorulan açık, net ve cevabı kesin olabilecek sorular sevindirir.

Kusurlu durumlarda veya cezalarda telafi istekliliği
Eğer bir emir yanlış yerine getirildiyse tekrar edilmesi istenebilir, eğer sub'ın net bir hatasından kaynaklanıyorsa tekrarla birlikte ceza da verilebilir. Bu tekrarı hatasını düzelterek yapması ve özellikle efendisinin emrini tam olarak yerine getirene kadar bunu defalarca tekrarlamaktan kaçınmayacağını belli etmesi (gerektiğinde bunu bu şekilde uygulaması da) sub'ın değerini çok arttıran bir konudur. Cezalar zaten istemeyeceği şekilde verilmiş olan emirlerdir.

Efendisine uymak için gönüllü olduğu duygusunu belli etme
Emirlerin yerine getirilmesi kadar emirlerin istekle kabulü de önemlidir, hatta neredeyse eşit öneme sahiptir denilebilir. Çünkü efendi vereceği emirlerde bir şekilde isteksizlik gösterilmesi riskinden çekinir. Tabi istekli görünüp teyit edilmiş bir emrin yerine doğru şekilde getirilmemesi durumunda bu teyidin nasıl verilmiş olduğunun bir önemi yoktur.

 Efendisinin cesaretini arttırmak, efendiye sponsor olmak
Efendi güçlüdür ama asılnda gücünü sub'larından alır. Sosyopsikolojik bu süreçte efendiyi efendi yapanın sub olduğunu söylemek çok iddialı olabilir ancak önemli bir sponsor olduğunu söylemek mümkün.

Efendinin penceresinden bakabilmek
Bu belki de en önemli ve hepsinin özeti olan bir konu. Bu konuyu masaya yatırmadan önce sadece efendi açısından bir empatik duyarlılık olması gerektiğini düşünürdüm. Hal bu ki efendisinin açısından bakabilmek, onu anlayabilmek, ona kusursuz olarak hizmette bulunmak için çok önemli bir araç. Bir sub'ın efendisinin kendisini gördüğü pencereden bakabilmesi kusursuz oluşunun bir aracıdır.

Güven ve tam aitlik
Güven efendiyi sub'ı gözünde efendi yapan ana unsurlardan biridir, ancak güvendiğiniz bir insana ait olmak tutumunuzu perçinler. Güven duyuluyor olmasını her hücresinde söyleyebilen bir sub bu konuda gösterdiği samimiyet ile aslında aitliğin nedenidir.

İşte Ezgi benden bu konularda benden neredeyse tam puan almasının dışında bunları sınıflandıracak düşünsel altyapımı da arttırdı. Tabi bu asla diğer sub'larımı sub olarak görmediğim, iletişimden ve ilişkiden hazda eksiklik duyduğum anlamına kesinlikle gelmiyor.

9 Ekim 2012 Salı

Uzaktan Kölelik

Bir kölenin efendisine verebileceği en güzel şeylerden biri de sürekli aitlik hissidir. Aramasa da sorulmasa da ait olduğunun bilmesi, her zaman herşeyi yapabileceğini, yaptırabileceğini bilmek güzel birşey. İşte bu gerçek kölelik.
Eski bir şarkı vardır, biraz gariptir ama, "gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür" diyen. Ona benziyor sikmesek de bağlamasak da o köle sizin kölenizdir.

Bu durumu gerçek seanslara taşımazsanız ne kadar öyle kalabilir bunu da sorması lazım tabi efendinin :-)

Doğrusu bu konuda verdiği rahatlık konusunda Ezgi mükemmel bir skor sergiliyor. Güzel iri memelerini, efendisi için genişletmeye çalıştığı anallarını efendisinin bilmesi konusunda tam bir güven içinde. Efendisi de onun bu güvenini boşa çıkartmıyor.

2 Ekim 2012 Salı

Efendinin Yeni Ezgisi...

Ezgi... Kendisi geçtiğimiz aylarda çıkageldi... Mail-chat karışımı başlayan iletişim kısa sürede bir efendi köle ilişkisine döndü. Aslında itiraf etmeliyim bu kadar hızlı gelişeni hiç olmamıştı. Bunda benim tecrübemden çok O'nun bu konuya hasretinin etkili olduğunu düşünüyorum. Yaptığım tek şey neredeyse sadece ilk aşamada cesaret vermek ve saygın efendiliğimi koruyarak icra etmek oldu. Şu anda tam anlamı ile emrim altında.

Bazıları sadece cinsellik için gelir kapıma ama bu öyle değil, gerçekten bana kendimi efendi gibi hissettirecek özelliklere sahip.

Keşke şu sıralar daha fazla vakit ayırabilsem diyorum, bu konuda yazmaya devam edeceğim.