streç film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
streç film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2022 Cumartesi

BDSM Hikayesi: Gün Boyunca - VI - Hava Boşluğu

 Streç filmin nasıl işe yaradığını Sabri iyi biliyordu, ekmek gibiydi, yalnız başına yavan kalıyordu ama renklendirildiğinde inanılmaz olabiliyordu, birkaç streç film numarası daha deneyecekti Yeliz üzerinde.

Yeliz’i yine salonun ortasına aldı, beline streç film ile iki üç tur attı. Bekleyen Kerem’e verdi streç film rulosunu.Kollarını arkasında birleştirilmiş şekilde streçin içinde bırakacak şekilde sarmak üzere Yeliz’i olduğu yerde çevirmeye başladı Sabri.Başı açıkta kalacak şekilde boynunu da kapsayacak şekilde sarıyordu. Öncekilere göre farklılık olacaktı, o da bel altında olacaktı. İki bacağını birlikte değil, ayrı ayrı sarmak üzere Yeliz’i çevirmeyi bırakıp Kerem ile ruloyu Yeliz’in bacak arasından al ver yaparak sardılar iki bacağını ayak bileğine kadar. Dikkatli bir şekilde yere sırt üstü yatırdıktan sonra Yeliz’in iki bacağını iki yana açıp evdeki süpürge sopasını Yeliz’in iki bacağını iki yana açacak şekilde yerleştirdi Sabri. Sopa belinin altından geçip iki ayak bileği hizasına doğru iki yandan uzanıyordu. Bacak arasında bir kişinin yerleşebileceği kadar bir boşluk bırakıp ayak bileklerinden süpürge sopasına sarmaya başladı Sabri. Yeterince gerginleştikten sonra Sabri Yeliz’in bikini bölgesindeki naylon kısmını keserek aldı. Göğüs bombelerini tamamen dışarıda bırakacak şekilde göğüs bölgesindeki naylonu da keserek açtı. Yeliz’in yüzüne borulu bir medikal maske yerleştirdi ve başını da tamamen sardı.Artık nefes alış verişi tamamen borudan oluyordu Yeliz’in. Nefes almasını engellemek için Sabri’nin yapması gereken tek şey hortumun ucunu eliyle kapatmaktı. Yeliz’in esmer saçları tamamen streç filmin altında kalmıştı, bu şekli ile ters bir T harfini andırıyordu. Süpürge sapı tamamen Yeliz’i tutup kendine çekecek bir araç haline gelmişti.Yeliz’i becermek isteyen sapı istediği yüksekliğe getirip girip çıkabilecekti, sapı iki ucundan tutup istenen yere sürükleyerek götürmek de mümkündü.

Sabri Yeliz’in göğüs hizasına yaklaştı ve meme uçları ile oynamaya başladı. Sert ve soğuktular. Parmağı ile birer fiske vurdu ikisine de, Yeliz dar streç sargının içinde hafifçe hareketlendi bu uyarım üzerinde. Bir göğüs ucunda Sabri diğerinde Kerem olmak üzere bu uyarıma daha da hızlanarak ve sertleştirerek devam ettiler. Artık Yeliz hafif hareket etmiyordu, adeta kıvranıyordu streç filmi yırtarcasına ama pek şansı da yoktu yırtıp çıkmak için. Kerem fiske atmaya devam ederken Sabri Yeliz’in bacakları arasında yerini aldı ve girip çıkmaya başladı. Yeliz’in vajinası adeta kasıla kasıla dans ediyordu Sabrinin penisi etrafında. Sabri hortumun ucunu aldı ve Kerem’den durmasını rica etti. Yeliz nefes nefeseydi ama gittikçe sakinleşiyordu. Sabri girip çıkmaya kaldığı yerden devam ederken hortumun ucunu tıkadı. Bir süre havasız idare eden Yeliz, sık nefes alıp verme trendinde olduğu için çok sürmedi. Hortum ve maske refleks ile kasıldı, Sabri hortumu hemen bırakmadı ama bu konudaki zamalamanın ne kadar hayati ve tehlikeli olduğunu biliyordu. Uygun bir zamanda bıraktı ve Yeliz’in göğsü derin derin inip çıkmaya başladı. Kendine geldiğinde hortumu tekrar kapattı, bir yandan da Yeliz’e girip çıkmaya devam ediyordu. 

Birkaç tekrardan sonra Yeliz bir süre sonra bilincini kaybetmişçesine kendini Sabri’ye doğru itiyor ve vaijnal kasları ile sahibinin penisini okşuyordu. 

Bir ara hortumu bıraktığı aralıkta Kerem’in artık fiske atmak falan değil kadının göğüslerini koparırcasına çekiştirerek sıkmakta olduğunu gördü. Sabri Kerem’i de yola getirmiş olduğunu düşündü. Kerem’i kendi yerine davet ederek Yeliz’i becermeye devam etmesini istedi. Yavaşça kadının başındaki streçli bölgeyi açtı maskeyi aldı, Yeliz yüzünde maskenin izi ile tamamen su içinde kalmıştı, sahibine yarı yalvaran yarı müteşekkir gözlerle bakıyordu.

Sabri yüzüne kulağını yaklaştırdı, “Efendim çok yoruldum ama sizi halen istiyorum, çook istiyorum sahibimmm” dedi. Sabri kendi meme ucunu kadının ağzına yaklaştırdı, Yeliz önce dili ile erişebildiği bu nimete daha da yaklaşınca dudakları ve dişleri ile katıldı, adeta saldırırcasına yalamaya emmeye başladı. Sabri de kadının meme başlarını olanca gücüyle sıkıyor, alttan Kerem becermeye devam ediyordu. Sabri penisini kadının ağzına yaklaştırdı ve yalayıp emmesine izin verdi. Dibine doğru yavaşça birkaç giriş çıkış yaptı. Esmer saçlarından sıkı sıkı tutmuştu Sabri Yeliz’in. Ağzına boşaldı, Yeliz son damlasına kadar yuttu, emmeye devam ederek penisin içini de temizledi.

Yer yer streç filmler açılmış, toplanmıştı bu kadar aksiyonun içinde. Sabri dikkatli bir şekilde maket bıçağı ile streç filmleri keserek Yeliz’i serbest bıraktı.

Sabri Yeliz’e yatağı gösterdi, bu bir izindi, Yeliz yatağa gidip uzandı ve yorgunluktan uyudu kaldı. Uyurken birkaç defa daha becerildi, garip ama Yeliz’in bir becerisiydi bu. Uyandığında sahibi ve Kerem giyinmiş onu bekliyorlardı. O da giyindi, evi toparlayıp çıktılar.


FİN...... KAÇIRDIYSANIZ ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ BURADAN OKUYUN...


9 Eylül 2022 Cuma

BDSM Hikayesi: Gün Boyunca - V - Yeliz İle Banyoda Kahvaltı

 Sabri geldiğinde Kerem boşalmış ve koltuğa oturmuştu dinlenmek için. Sabri Yeliz’i ayağa kaldırıp dengesini bulmasını sağladı. Mutfağa kadar gidip birasını almasını söyledi. Hafif bir yalpalamanın ardından mutfağa gitti Yeliz. Bu, Yeliz’in biraz kendine gelmesini sağladı, zaten bu nedenle böyle istenmişti kendisinden.Sabri çantadan çıkardığı  streç filmin ucunu bulmaya çalışıyordu Yeliz döndüğünde, inat etmişti ne Yeliz’den istiyordu bunu yapmasını ne de Kerem’den. Ucunu bulduğunda katlayarak ayırdı ve Yeliz’i tasmasından salonun geniş bir yerine götürdü. Kerem’den gelmesini rica etti. Çıplak olan Yeliz’in belinin etrafından çevirdi iki tur streç filmi. Kerem’den tutmasını rica etti ve Yeliz’i kendi etrafında yavaşça dönmesi için hareketlendirdi. Kollarını iki yana açtı Yeliz’in, tıpkı turnet tahtasındaki kili şekillendiriyordu. Bir yandan da sıkılığını ayarlıyordu streç filmin.

Belinin etrafı dört beş tur sarıldıktan sonra Sabri eline ketçap tüpünü aldı, sarılmış olan yerin içine sokup sıktı. Ardından döndürmeye devam etti. Yeliz’in kollarını indirdi ve çevirmeye devam etti. Ketçap’ın yerini mayonez aldı. Streç filmin içine sıra sıra yumurta içi, çikolata sosu, nar ekşisi, zeytinyağı, beyaz peynir, toz şeker, jöle, puding, pişmiş spagetti makarna ne bulursa dolduruyordu Sabri. Kerem şaşkınlıkla izliyor ve bir anlam veremiyordu bunun neden yapıldığına, Sabri’nin daha önceden yaptığı hazırlık gözünden kaçmamıştı. “Abi bu kadar malzemeyi nereden buldun” diye sorabildi ancak. Sabri bunları doldururken dışarı taşmamasına streç fimin içinde kalmasına özen gösteriyordu. Dizlerineden boynuna kadar sarılmıştı Yeliz. Kerem’in de desteği ile banyoya götürüp dizerini de sarıp küvete yatırdılar. Sabri en son kafasına makarna boşalttı, üzerine de puding ve bal döktü. Öylece orada bıraktılar ve ışığı da üzerine kapattılar. Salona geçip oturdular ve konuşmaya başladılar. Sabri; “Bundan nasıl zevk aldığımı düşünüyor olmalısın” dedi. Kerem bozuntuya vermeden “yok işte çöpümüz oldu artık kadın, diğer çöplerle karıştırıp dışarıdaki konteynere de bırakalım akşam çıkarken” dedi. Sabri güldü, “bu öyle değil, dediğin özellikle Yeliz için kendinden geçirici olabilirdi ama bunu o hoşlandığı için yapıyorum. O streçlerin içinde nasıl bir zevk alıyor biliyor musun şimdi?, alkol uyuşturucu falan hiç bir şey veremez o hazzı ona, benim açımdan güzelliği şu ki tam istediğim kıvama getiriyor onu, tabi ayrıca böyle savunmasız ve değersiz olması da etkiliyor bir miktar.”.

Yeliz marine olup kalmasın diye banyoya gittiler ve maket bıçağı ile “pisliği” üzerindeki naylondan kurtardılar. Sabri gelen çişinin kokusunu bu karışmış kokulara kattı. Kerem ağzına gelen tükürüğünü bir kaç defa Yeliz’in yüzüne tükürerek bu çorbada tuzum olsun dedi. Kalan malzemeleri de küvete Yeliz’in üzerine boşalttılar ve çıkarken bu sefer ışığı ve kapıyı açık bıraktılar.

On dakika kadar sonra Sabri yalnız başına banyoya gitti, alçak ama sert bir sesle, “Mutlu musun canım?” dedi. “Deliriyorum” dedi kısık sesiyle Yeliz, “Keşke saatlerce böyle kalsam, hiç azalmaz”.

“Ama sonu geldi, seni yıkayacağız.” dedi Sabri ve küvetin deliğinden geçemeyecek şeyleri (Yeliz’in kendisi hariç) kaba olarak temizleyip bir poşete doldurdu. “Yıkanacaksın ve başka şekilde devam edeceğiz.”.

Yeliz o kadar yıkanmasına köpük köpük şampuanlanmasına rağmen halen garip bir yiyecek kokusu çıkıyordu teninden. Kötü bir koku da değildi ama işin garibi.

Salona geldiğinde Kerem bir kez daha geçti Yeliz’in üzerinden. Kerem devam ederken Yeliz becerildiği yerde Sabri’ye dönüp “sahibim, keşke o getirdiğiniz hayali gençler şimdi burada olsalar da sırayla beni…” dedi. Kerem bir anlam veremedi, Sabri kısaca gülümsedi, tam tavına gelmişti Yeliz.

  DEVAMI BURADA


3 Eylül 2022 Cumartesi

BDSM Hikayesi: Gün Boyunca - IV - Bana Ne Oldu Sahibim?

 İçerisi bomboştu… Yanında bulunan sahibi dışında kimse yoktu odada… Mutfaktan bir bira kutusunun fısıltılı açılış sesi geldi sadece. “Nereye gittiler sahibim?” dedi, bir kedinin miyavlaması gibi çıkmıştı sesi… Sonra durumu anladı ve “Sahibimmmmm” dedi Yeliz… Sırt üstü düştü ve yarı baygın kaldı.



Ayılana kadar olan kısmı bilmiyordu, Sabri tansiyonuna, nabzına bakmıştı bu sürede, hatta ipleri bile çözülmüştü. Halat göğüslerinde iz bırakmıştı biraz, teni halen soğuktu.

Ayılır ayılmaz, Yanında duran Sabri yanına uzandı ve Yeliz’e sarıldı, Yeliz de kollarını ve bacaklarını Sabri’ye doladı bir süre o şekilde kaldılar. Yeliz masada oturan kişiyi fark etti, bu kişiyi tanıyordu… O Kerem’di ve Sabri’nin gözüyle yaptığı davetle yanlarına geldi Sabri kalktı ve bu sefer Kerem Yeliz’in bedenine sarıldı. Sabri Yeliz’in ağzını ve burnunu kapatarak kanındaki karbondioksit miktarını yükseltti, Yeliz tekrar sikilmeye hazırdı. Yeliz’i Kerem’in altında gidip gelinir şekilde bırakarak içeri birasını almaya gitti Sabri.

2 Eylül 2022 Cuma

BDSM Hikayesi: Gün Boyunca - III - Eğitim Candır, Tecrübe Heyecandır

Sabri yataktan inip doğruldu, biraz bekledi. Evde Yeliz’in göremediği bir şeyler oluyordu. Sonrasında dış kapının açıldığını duydu hava cereyanından ve seslerden kapının öncekilne göre daha uzun bir süre açık kaldığını hissetti Yeliz.

Sabri’nin uzaktan sesi geldi, kendisine demediği açıktı. Birilerine konuşuyordu ama net şekilde anlaşılır bir konuşmaydı.

Genç arkadaşlarım…, bugün sizi biraz farklı bir tecrübe bekliyor, biliyorum zaten bunun için buraya toplandınız. Hepiniz medeni arkadaşlarsınız. Sizden birkaç ricam var.

Öncelikle lütfen sizlere belirlediğim sıraya uyun ve sizden önceki arkadaşlarınızın hakkına saygı gösterin. Öncesinde prezervatifinizi kontrol edin, bu konuda bu abiniz size yardımcı olacak. Boşaldığınızda lütfen yerinizi sıradaki diğer arkadaşınıza bırakın, arzu ederseniz tekrar sıraya girip kaç parti istiyorsanız o kadarını atabilirsiniz. Aynı prezervatifi tekrar kullanmayın, yenisini alın takın. Anal ve oral olarak girmeyeceksiniz, umarım doğru deliği biliyorsunuzdur (hafif gülümseyerek). Memelerini sıkıp meme başları ile oynayabilir yalayabilirsiniz.

Yeliz donup kalmıştı, hafif bir titreme bir korku hissediyordu.

Burada sizin için eğitici olacak Yeliz ablanızın kendi tercihi BDSM’dir ve kendi isteği ile burada bulunmaktadır. Kendisi saygıdeğer bir insandır, kerhane köşesindeki bir orospu değildir. Burada bulunmasından benim emrim dışımda başkaca bir menfaati bulunmamaktadır, ancak şu andaki durumu ceza alıyor olma durumudur, yapacaklarınızdan doğrudan zevk almayacağını hesaba katın.

Kendisinden bahsedilmişti… Pür dikkat dinliyordu…

Her şeyden önemlisi, bundan sonra yaşayacağınız ilişkilerinizde BDSM aramayın, kız arkadaşlarınıza sevecen, kibar ve anlayışlı davranın, burada yapacağınızı sadece fiziksel bir eğitim faaliyeti olarak görünüz, burada bu konuda kendini yönlendirmiş bir kadın bulunuyor, kız arkadaşlarınıza aynı şeyi böyle yapmaya çalışırsanız ya tokat yersiniz ya da terk edilirsiniz. Onlara ılımlı sevecek ve sabırlı yaklaşın, böyle Yeliz’e dalar gibi haşır huşur dalmayın.

Hah, kendisinin güya orospu olmadığı söyleniyordu ama “haşır huşur dalınacak” bir araç olarak gösteriliyordu, kaşarlığı tuttu burada ama sesini çıkaramazdı tabi. Sabri konuşmasına devam etti.

Önce ben gireceğim dikkatli izleyin. Sonra sıra ile hepini
z aynı şekilde sikeceksiniz. Sabri Yeliz’e yaklaştı, buz gibiydi Yeliz’in bedeni, ter olmuştu. Girip çıkmaya başladı. Yüzünü Yeliz’in yüzüne yaklaştırdı. Yeliz fısıldıyordu: “Sahibim lütfen yapmayın, ne istiyorsanız yaparım size, ama bunu kaldıramam… Lütfennn… Lütfeeeennn…”, suratında tokat patladı Yeliz’in “Bari kaç kişi var onu söyleyin, esirgemeyin benden…”...


Sabri Yeliz’in etinden çıktı, “Peki kendin gör gençleri” dedi… Poposunun üzerinde doğrulmasını sağladı Yeliz’in ve gözlerindeki bağı açtı.

  DEVAMI BURADADIR

30 Ağustos 2022 Salı

BDSM Hikayesi: Gün Boyunca - II - Bir, İki, İkibuçuuk

Sabri kalktı, Yeliz sahibinin altında ne kadar süre geçmiş olduğunu bilemiyordu, sahibi tarafından sırtüstü çevrildi ve göğüslerindeki bağlar düzeltilip tekrar sıkıştırıldı. Ayak bileklerine aynı halattan birer volta sarıldığını hissetti Yeliz ve diz altlarından yatağın başına doğru gerildiğini hissetti. Ters dönmüş bir kurbağa gibi duruyordu yatakta, hareketi neredeyse mümkün değildi. Başı yatağın başına çok yakın değildi ama ipler yeterince geriyordu bacaklarını, dizlerinden aşağı yatağın altına doğru gerildiğini de hissetti, dizlerini ileride de tutamıyordu, bütün vajinası hizmete açık şekilde, sümük sümük bekliyordu.

Bu hali ile bir erkeğin kendisini gelip becermemesi mümkün değildi. Sabri prezervatifini taktı ve beş on dakika Yeliz’i becerdi. Bu sürede Yeliz’in ağzını ve burnunu kapatıp nefes almasını sınırlayıp daha da azmasını sağlıyordu. Bir süre sonra Sabri durdu ve yataktan kalktı.

Sabri yataktan uzaklaştı. Yeliz ayak seslerini duyuyordu zemindeki, bir süre sonra dış kapı açıldı ve tekrar kapandı. Sahibi çıkıp gitmiş miydi?

Hayır… Tekrar kendisine yürüdüğünü hissetti Yeliz sahibinin, yalnız… Yalnız, Sabri yalnız değildi, kaç kişi olduğunu bilmiyordu Yeliz odada, kimse konuşmuyordu, sahibi dahil. 


“Sahibim” dedi, “burada mısınız?” cevabını alamadı ama baş kısmında yatak ile başı arasındaki boşlukta bir beden ve ardından da dudaklarına sürülen bir penis hissetti. “Bu kimin bakalım bilecek misin?” diye kararlı bir ses işitti, evet bu sahibiydi… “dişlerin sikime değmeyecek…”. Yeliz’in başını arkaya çekip ağzının kendisine bakmasını sağladı Sabri, Yeliz görevini icra etmeye başlamıştı. Dişlerini efendisine değdirmemek için çaba harcıyordu sürekli, zira zaten ağzına zor sığıyordu, dudakları arasında boşluk bile kalmıyordu.

Bir süre sonra bacaklarının arasında ikinci kişi hissetti Yeliz. Evet… Bir kişi daha vardı, erkekti ve şu anda sahibi ağzına girip çıkarken o kişi de ıslanmış olan vajinasından ritmik şekilde yara yara çalışıyordu. Kişi gittikçe hızlandı ve sonra dışarıda kaldı, üzerine uzanmış memelerini sıkıştırıyor meme başlarını emiyordu. Göğüsleri hemen hemen morarmıştı, yumuşaklıktan eser yoktu. O artık her kimse prezervatifine boşalmıştı…

“Acaba sahibim beni becermeye devam eder mi?” diye düşünürken içinde yine biri girdi, Sabri halen ağzında olduğuna göre… Sadece bir kişi getirmemişti sahibi. Aynı kişi de değildi, bu biraz daha hafifti ve daha acemice girip çıkıyordu. Kısa da sürdü… Yeliz anlamıştı, genç ve bakir bir delikanlının ilk tecrübesi, seks materyali olmuştu kendisi.

Bir an, “acaba kaç kişiye malzeme olacağım daha?” diye düşünüyordu ki sahibinin siki ağzında dişine dokundu… Sahibinin siki ağzından çekildi… Yeliz “lütfennnn sahibimmm, istemeden oldu, çok şaşkındım, lütfen bana acıyınnn” dedi. Sahibi bekledi, Yeliz şunu eklemeyi tercih etti “Sahibimmmm, lütfen, bana her istediğinizi yapmaya hakkınız var, kendimi insafınıza bırakıyorum”...

 DEVAMI BURADADIR

29 Ağustos 2022 Pazartesi

BDSM Hikayesi: Gün Boyunca - I - Isınma Turu

O gün biraz farklı yaşanacaktı. Yeliz bundan haberdardı, hatta farklılığın ne olacağı konusunda bilgisi vardı ama nasıl olacağı hakkında en ufak fikri bile yoktu.


Kölelerinin Sabri’ye rutin hitap şekli “efendim” olduğu halde köleleri arasında sadece Yeliz “sahibim” diye hitap ederdi. Yeliz sahibi ile buluştu, sahibi onu arabasında bekliyordu, arabaya bindiler ve kısa konuşmalar ile eve kadar gittiler. Önde Sabri arkada Yeliz asansöre girip çıktılar ve kapıdan da bu şekilde geçtiler. İçeri girdiklerinde Yeliz kendisine gösterilen köşeye gidip sırtını duvara yasladı ve gözlerini ileri dikip beklemeye başladı. Üzerinde günlük giysileri vardı. Fazla zaman kaybetmeden boynuna tasması bağlandı Yeliz’in. Bu sefer gözleri de bağlandı… Sabri saçlarından başının arkasını aşağı çekerek yüzünün yukarıda hafif açılı şekilde yukarı bakmasını sağladı… Böyle kalacaksın… dedi.

Yeliz biraz bekleyeceğini biliyordu önceki tecrübelerinden, sahibi muhtemelen evi bir gezecek, o gün neler yapacaklarını kurgulayacaktı.

O gün çok kısa bekledi ve garip, hiç yapmadığı  bir şey yaptı sahibi. Yeliz’in dudaklarına dudakları ile yapıştı ve bedenini kolları ile sarıp sıkmaya başladı, nefes almasına bile izin vermiyordu, Yeliz’in burnundan nefes aldığını yüzünde hissediyordu. Hareketsiz, kolları aşağı başı hafif yukarı bakar şekilde bekledi Yeliz. Sahibinin elleri önce göğüslerini sıkıştırdı sütyeninin üzerinden. Sütyeni canını yakmıştı arada kaldığından. Sabri halen dudaklarındaydı, aralarında bayağı boy farkı olduğundan Yeliz’in yüzü halen yukarı bakar durumdaydı. Sabri yavaşça belinden aşağı kaydırdı ellerini ve kalçalarına yine giysisinin üzerinden elleri ile kaba kuvveti ile sıktı ve sıkılı tuttu, gittikçe daha fazla sıkıştıracak şekilde arttırdı şiddetini, Yeliz’in dudaklarını bırakmış yüzüne bakıyordu, yüzünde bir acı belirtisi arıyordu ve tabi sonunda buldu.

Elini ön tarafından külotuna soktu ve aşağı doğru kaydırdı, ıslaklığını bilmek istiyordu. Her zamanki gibi sümüksü jeli ile vıcık vıcık olduğunu anladı, aslında bu kadar çabuk ıslanmış olmayabileceğini düşünüyordu ama yanılmıştı. Yeliz’in külotunu giysisi ile birlikte aşağı çekti ve elini Yeliz’in külotuna silerek kuruladı. Yeliz’in sutyen ve giysisinin üst kısmını da çıkardı Sabri.

Tasmasının ense kısmından tutarak yatağa kadar önünde yürüterek götürdü ve yüz üstü yatağa iterek bıraktı Sabri, Yeliz nereye düştüğünü görmüyordu. Yeliz’in ellerini  ısırıcı tipteki halat ile dirsekten aşağı kısımları arkasında üst üste gelecek şekilde arkadan bağlayıp sırtından önüne geçirdi ve göğüslerinin etrafından tur atarak sıkıştırdı sutyen bağı gibi arkasına geçirip arkada bağladı. Sabri sıkabileceği kadar sıktı ama daha fazla sıkabilmek, boşluğunu alabilmek için hem önde hem arkada iki kalemle çevirip sıkıştırdı, onları da geriye açılması diye mandalla sabitledi. 

Aslında sahibi yatak muhabbetini fazla vanilya bulurdu, bu da garipti, ipler olmasa Sabri’nin vanilya moduna girmiş olduğunu düşünecekti Yeliz. Ağzının ve burnunun herhangi bir bilgi verilmeden kapatıldığını hissetti, hava alamıyordu ama bunu biliyor ve seviyordu. Defalarca bu şekilde zevkten çıldırmış bir şekilde hizmet etmişti sahibine. Yine mükemmeldi Sabri’nin zamanlaması, nefes tutma ve bırakma şeklinde birkaç defa tekrarladı bunu. Nefes nefese kalmıştı Yeliz, bir yenisinin daha gelip gelmeyeceğini bilmeden bekliyordu. Sabri'nin elini önce vajinasında sonra da kaygan şekilde analında gezerken hissetti. İçine parmak girmesi korkutuyordu ve anal seks için yeterince açılamıyordu Yeliz, ancak Sabri’nin parmağını alabilecek kadar yeri vardı kıçında yine de. Bir süre sonra arka deliğini iki parmağın zorladığını hissediyordu. Bir parmak da önünde aynı anda girip çıkıyor ve içerideyken parmaklar birleştiriyordu. Bu pek hoşuna gitmiyordu ama bunu önemsemeyecek kadar uyarılmıştı, sahibinin sevdiği bir şeye bu kadar da katlanması normaldi, Sabri bazen sınırları bir şekilde zorlamayı severdi. Çoğu kölesi için umursamayacakları bu eylem nedense Yeliz için zordu, sanırım ilk ilişkileri hatta çocukluğu ile ilgili bir konuydu.

Yeliz’i yüzüstü yatar şekilde bıraktı öylece Sabri biraz. İpler memelerini ısırıyordu Yeliz’in, bunu daha önce pek hissetmemişti. Bunu özellikle Sabri tamamen üzerine yatınca daha da hissetmeye başladı. Sabri Yeliz’in üzerinde bütün ağırlığı ile uzanmış, altındaki Yeliz yatağa gömülmüşken elleri ile bir şeyler yazıyordu cep telefonuna Sabri.

DEVAMI BURADADIR

15 Ekim 2016 Cumartesi

BDSM'de Kişisel Keşifler: Hassas Uçlar

Bu gerçek bir oyun (zamane internet gençliğinin deyişiyle "reel"). Genelde BDSM randevularımın bir parçasında uyguladığım bir şey.

Köle, tamamen çıplak olmak üzere sıkıca streç film (cling film) ile döne döne sarılıyor. Baş ve boyun bölgesi hariç. Bu pozisyona mumyalama da deniyor ve zaten bilinen bir BDSM durumu. Sarma işlemi sırasında düşüp devrilmemesine dikkat etmek gerekiyor çünkü bu şekilde dengeyi kaybetmek çok kolay ve düşerken kendini koruyacak kollar da sarılı oluyor. Eğer köleniz sizden iriyse bunu denemeyin derim veya alternatif bir sarma yolu bulun.

Bu sarma sırasında kölenin vücudunun kuru olmasına ve sağlık açısından da kan dolaşımı konusunda sıkıntı olmamasına dikkat edilmesi gerekli. Eğer ayaklarda veya boyunda soğukluk, morarma hissedilirse derhal durmak ve filmi kesip açmak gerekli. Eğer köle bir yerinin uyuştuğunu söylerse de bu durum önemli. Bundan dolayı kölenin konuşmasını engelleyecek bir şey olmamalı ve safe word mutlaka kullanılmalıdır.

Tamamen sarılı ve hareketsiz durumdayken kölenin göğüs uçları dışarı çıkabilecek şekilde göğüs kısmından dikkatlice kesilerek açılır ve streç filmde 2-3 cm'lik iki delik yapılır.

Bundan sonrası göğüs uçlarının küçük vurmalarla uyarılmasından ibarettir, ben en etkili yöntemi parmaklarla küçük fiskeler vurmak olarak buldum. Bu uyarım köleyi adeta çılgına çeviriyor, sarılı olduğu için hareket kabiliyeti kısıtlı da olsa çılgın şekilde kıvranıp durması bunun etkisinin açık bir göstergesi. Ne kadar devam edeceğiniz sizin insafınıza kalmış. Mandal vb. biraz fazla durağan kalıyor. Bunu etkileşimli bir şekilde yapmak işin püf noktası.

Bunun pek istisnasını görmedim, köle tarafından oldukça sevilen bir şey. Zorlaya zorlaya streç filmin kayarak çıktığına ve tekrarı için yalvarıldığına da rastladım.

3 Ocak 2013 Perşembe

Takım Çantasındaki Ne, Ne İşe Yarar?

Bazı okurlarım bu "takım çantası" içeriğini, hatta ifadesini bile korkutucu bulmuş (Hatta kölem Melis dahi), bazıları ise bunlarla yapılacaklar konusuda da yazmamı istemişler (bir yorumda belirtildiği ve bana e-mail ile iletildiği üzere). Geçenlerde bir gazete haberi okudum, sevgilisini öldüren (veya öldürmeye niyetli) bir caninin otel odasındaki çantasında "koli bandı, falçata" falan bulmuşar. "Ammman Allahım!" dedim, "birileri bizi bunlarda bulsa bize de cani derler mi acaba" diye aklımdan geçti. O blog yazım şuradadır (lütfen okuduktan sonra geriye dönmeyi unutmayın, yeni pencerede açılacak): http://bdsmatolyesi.blogspot.com/2012/12/bdsm-efendisinin-takm-cantas.html

Hakikaten bu konuyu biraz açık bıraktığımı hissettim, hepsine olmasa da bazılarına yorum yazacağım. Bunlarda güvenlik çok çok önemli. Eğer efendiyseniz kölenizin sağlığı sizden sorulur. Bedenini, kalbini ve ruhunu nasıl bulduysanız öyle bırakınız. Kölenize rızası dışında yapacağınız her şeyin yasadışı olacağı gibi aynı zamanda insanlık dışı olacağını söylemeye sanırım ki gerek yok. Siz onunla ortak bir eğlence için, hafif garipleşmiş olsa da ruhlarınızın eksik yanlarını birbiri ile tamamlamaya bir araya geliyorsunuz.

Halatlar: El ayak bağlamak için, bunun ötesinde "domuz bağı" tabir edilen sıkma ve asma şekilleri gerçekten tehlikelidir. Kan dolaşımı sorunlarına neden olmaları çok olasıdır. El ve ayaklar için kullanırken dahi dikkatli olunmalı, öyle hemen çıkmamakla birlikte kan dolaşımına engel olmayacak kadar gevşek olmalıdır.

Zincir: Aslında zincirin yapacağını halat da yapar ama zinciri kadın bedeni üzerinde daha dekoratif bulanlar var (benim gibi). Zincir bir bakıma daha iyi, gereğinden fazla sıkma olasılığınız daha az. Zinciri kesinlikle partnerinzi bir yere askı yapmak için kullanmayın, esnemeyeceği için kırılmalar vb. neden olabilir.

Hem halat hem zincir için: Kesinlikle boyunda kullanılmamalıdır.

Kilitli zincir baklaları: Bunlar adı gibi kilitlemek için değil, gerektiğinde zinciri acil olarak çıkarabilmek içindir. Zincir üzerinde kritik yerlere konulur, partneriniz bir rahatsızlık duyarsa veya safeword kullanırsa derhal buralardan sökmelisiniz. Dikkat: Baklalar çıkarıldığında zincirin diğer bölümlerinin daha fazla sıkmasına neden olmamalıdır. Zeki olunuz...

Kablo bağı (Zip tie): Artık kelepçe yerine de kullanılıyor, eğer çok sıkmazsanız ve hassas yerlerde kullanmazsanız emniyetli olduğu söylenebilir. Kötü bir yanı, elle sökemezsiniz, kesmek için yankeskiye ihtiyacınız var.

Büyük yan keski ve falçata: Gerektiğinde veya acil bir durumda ipleri ve kablo bağlarını kesebilmek içindir. Bunu paniğe kapılmadan yapmanız gerekir, yoksa partnerinize zarar verebilirsiniz. Falçatayı kesinlikle dibine kadar açmayın, kesebilecek kadar açın yeter. Falçata bıçak değildir.

Metal halka: Bu basit aksasuarın ne kadar kullanışlı olabileceğini bilseniz hayrete düşersiniz. Saça geçirilip kablo bağı ile sıkılarak estetik bir görüntü verebilir, kontrolü de size verir. Özellikle oral seks sırasında her iki tarafı da sevindirir :-) Ancak kesinlikle buradan bir yere bağlamayın, boyun hassassır. Tutacaksanız elinizle tutun. Diğer bir kullanım yeri de ağzı açık tutmaktır, gag topu yerine kullanılabilir ama partnerinizin diş ve ağız yapısı buna uygun olmalı.

Koli bandı: Bu bant hava geçirmez olduğundan dikkatli kullanılmalı, kesinlikle ağız burun kapatmak için kullanılmamalıdır. En güzel uygulama yeri iki bileği (hatta dört bileği) birbirine bantlamaktır. Sökülürken biraz acıtabilir ama genellikle kadınlar bu duruma ağdadan alışıktır. Saçlara bulaştırmayın partnerinizin kısa saçla dolaşmasına neden olabilirsiniz.

Badana naylonu: Aslında bu naylon salon fantezilerinizi uyguladığınızda halınızı partnerinizin üzerinde uygulayacağınız yağlı, pastalı, kremalı, ballı malzemelerden korumak içindir. Ancak eğer partneriniz isterse, bedenini çepeçevre sarmak için de kullanılabilir, bu durumda koli bantları için de yer bulmuş olursunuz. Ancak bunun içindeyken partneriniz bir gülme krizine veya paniğe girerse çabuk çözebilmek gerekir. Öyle deli bağlar gibi bağlamayın!

Streç film: Eğlenceli bir malzemedir, özellikle şeffaf oluşu beden rengini gizlemez. Tight (Tayt) bir giysi gibi sütyen, kilot bölgelerine kısmen uygulayabilirsiniz. Yüze uygulamayın, bu şekilde uygulanmasının tadı tuzu olmadığı gibi, nefes alışverişe de engel olabilir. Eğer mutlaka başa da uygulamak isteniyorsa her şeyde olduğu gibi partnerinizin rızası ile ve ağız/burun kısımları kapatılmadan uygulanmalıdır. Açabilmeniz için makas bulundurun, gereksiz yere falçata ile tehlike yaratmayın.

İlkyardım çantası: BDSM doğru ve bilinçli yapılıyorsa araç kullanmak kadar tehlikelidir. Ehliyetsiz bir çaylak direksiyon başına geçtiğinde çevresi için ne kadar tehlike oluşturuyorsa BDSM de o kadar tehlike yaratabilir. Umarım kimsenin başına gelmez ama her araçta bulunması zorunlu çanta BDSM sırasında da aynı niyetle bulundurulmalıdır.

Tasma: BDSM klasiklerindendir, el bileklikleri, boyun tasması BDSM için sembolik ve güçlü anlamlar taşır. Gevşek olarak bağlanmalı, kesinlikle bir yere askı için kullanılmamalıdır.

Pinpon topu: Bu sözsüz bir safeword'dür. Partnerinizin eline verilir, bıraktığında kesinlikle durmalı ve sorunu çözmelisiniz.

Prezervatif: 18 yaşın üstündekilere sanırım bunu anlatmaya gerek yok. Kalitelisini doğru olarak kullanın diyeceğim, bir de erkeklere kullanılmışını tam imha etmeleri gerektiğini...

Mandal: Abartmadığınız durumlar için hoş bir uyarım aracıdır. Eğer partneriniz hoşlamıyorsa kesinlikle genital bölgelerde veya meme bölgesinde kullanmayın. Hoşlanıyorsa, artık size kalmış.

Battal boy çöp torbası: Çöpler için, ortada bırakmayın... Ayrıca isterseniz parterinizin bel altını içine sokmak için kullanabilirsiniz. Bir elektrikli süpürge ile vakumlayarak eğlenceli bir oyun yapabilirsiniz. Ancak kesinlikle kafaya geçirmeyin.

Çamaşır teli: Bunun adı tel olsa bile aslında plastik kaplı kolay kayan bir iptir. Partnerinizin ayak bileklerini kısa olarak birbirine bağlayıp küçük adımlar ile yürütebilirsiniz, tabi partneriz aşağılanmaktan hoşlanıyorsa. Partnerinizin göğüslerini yağlayıp bununla sıkıp çıkartmanız masaj etkisi bile yaratabilir.

Kola, çikolata sosu, toprak, zeytinyağı, un:  Partneriniz kirletilmekten hoşlanıyorsa bu malzemeler en iyi ve en zararsız kirleticilerdir. Toprak içinde kesici taş, kabuk, çivi vb. olmamasına dikkat edin. Her ne kadar bazı okurlarım "nimetle oyun olmaz" diyeceklerdir ama olsun, onlar da ruhumuzu doyuracaktır.

Mumlar ve çakmak: Klasik bir BDSM malzemesidir. Çakmağı kesinlikle beden üzerinde denemeyin, o mumları yakmak için. Mumları emniyetli bir mesafeden kullanın, saçlara yaklaştırmayın. Parafini kesinlikle yüze damlatmayın.

Mama şırıngası, 20ml enjektör ve hava hortumu: Mama şırın,gaları en iri boyuttaki enjektörlerdir. Bunları pistonlarını çıkartarak vakum aracı olarak kullanabilirsiniz. Biri ile diğerini ince akvaryum hava hortumu ile çekerek emme yapabilirsiniz. Bununla yapacağınız emme anneannelerimizden kalan fincan çekmeden fazla değildir. Büyük ile küçlüğü çekerseniz biraz acıtabilir. Memeler ve klitoriste kullanmadan önce partnerinizin onayını alın, dur dediği yerde durun, zira göğüslerde geçici iz bırakabilir, ölçüsüz asılırsanız ve uzun kullanırsanız kalıcı deformasyona da neden olabilir. Biraz vazelin bunları daha kullanışlı hale getirebilir.

31 Temmuz 2009 Cuma

Fantezi: Genital su balonları

Gerekli Malzeme
- Küçük bir su el pompası veya iri boy enjektör.
- 1 kap su
- 20m kadar ip
- 2 adet balon (yuvarlak tipten)
- 4-5 adet beton çivisi ve bir adet çekiç
- 4 adet yuvarlak halka (mümkünse yanı delikli)
- Portatif merdiven
- 1 tüp vazelin
- Kalem veya benzeri çubuk
- Mandal veya metal klips
- Nesne (Bir kadın)
- 1 rulo streç film
Bu fantezi tavanın ve zemininin küçük de olsa delinmesini gerektirir. Mekanı ona uygun seçiniz.

Ortamın Hazırlığı
- Uygulama yerine gidip odanın ortasına yakın bir yerine biri tavanda diğeri yerde ama aynı düşey hizada olmak üzere halkaları sabitleyin.
- İpi üç eşit parçaya bölün.

Nesnenin Hazırlığı
- Kalem veya çubuğu vazelinle kayganlaştırın ve balonlardan birinin içine hava yerinden sokun.
- Balonun hava ağzı kısmı dışarıda kalacak şekilde dikkatlice vajinadan içeri itin, bunu yapmadan önce nesneyi biraz yumuşatmanız gerekebilir. Balonu yırtmamaya özen gösterin.
- Aynı işi, daha dikkatli davranak anüs için yapın.
- Nesneyi sırtüstü şekilde yere yatırın ve bacaklarını kendine doğru toplamasını sağlayın.
- Vajinadaki balonun içine pompa veya enjektör ile yavaş yavaş su basın. Pompalanacak su vajinal dokuya zarar vermeyecek miktarda olmalıdır. Arada bir elinizle balonun ağzını dışarı çekmeyi deneyin, gelmiyorsa yeterli demektir.
- Nesneyi yana doğru yatırın ve aynı işlemi anüsüne yapın.
- Balonların hava girişini (ki burada su girişi oldu) metal halka üzerinden düğümleyin (içeri kaçırmayın).
- Nesnenin gövdesinin üst bölümünü kollarını açamayacak şekilde streç film ile sarın (ağzını sarmayın).

Önemli: Bu oyun daha önce tecrübe edilmemiştir. Uygularsanız zararlı olabilecek yönlerini dikkate almanız gereklidir. İplerin diğer ucunu asla sabit bir yere bağlamayın. Nesne bir şekilde dengesini yititirse zarar verici olabilir.


Uygulama 1
- İplerden birinin nesnenin anüsündeki halkaya bağlayın diğer ipin ucunu vajinasındaki halkaya bağlayın.
- Yerden gelen ipi vajinasındaki halkasından geçirip elinize alın, tavandan gelen ipi anüsündeki halkadan geçirip elinize alın.
- İpleri kullanarak pozisyon ve gerginliğini kontrol ederek nesneyi dizleri bükük ve öne eğik durumda tutun. Arada bir gevşetip sıkarak size uymasını sağlayın. Aşağı yukarı hareket ettirerek eziyet edin.

Uygulama 2
- İpleri çözün, iplerden birinin ucunu tavandaki halkaya bağlayın, diğer ipin bir ucunu yerdeki halkaya bağlayın.
- İplerin uçlarını vajina ve anüse bağlı halkalardan geçirip elinize alın.
- Önceki çalışmaları tekrarlayın. Bu uygulamada öncekinden farklı olarak siz ipleri çektikçe nesne size doğru hareket edebilir. Bu nedenle ipleri dışarı istikametlerde çalıştırmanız gerekecektir, mesela yer istikametinde olan ipin ucuna basıp nesneyi üstteki ip ile kontrol edebilirsiniz.

Uygulama 3
- İpleri Uygulama 1'de olduğu gibi anüs ve vajinaya bağlı halkalara bağlayın ancak bunların her ikisini de yerdeki halkadan geçirip elinize alın, böylece nesneyi yerine sabitlemiş olacaksınız.
- Göğüs uçlarına takacağınız klipslerin arkasından ip geçirin ve tavandaki halkadan geçirip elinize alın.
- Göğüslerdeki klipsleri yerinden kopartmadan diz çökme ve kalkma antremanı yapıtırın.
- Nesneyi ip zoru ile yere oturtun, sonra ayağa kaldırtın.

İşiniz bittikten sonra
Balonları çıkartmadan nesneyi ördek gibi yürüte yürüte (balonlardan dolayı) yatak odasına kadar götürün. Bir kovaya içerideki ılık suları boşaltın ve sönmüş balonları içeriden çıkartın, tuvalete gidip güzelce ellerinizi yıkayın, geri dönüp hatuna önden arkadan girişin. Ona daha önce hiç bu kadar rahat girip çıkmamış olduğunuzu farkedebilirsiniz.

23 Temmuz 2009 Perşembe

BDSM malzemeleri nerelerden sağlanabilir?

Şahsi önerim, kendi malzemelerinizi kendiniz yapmanızdır. Şunu kolaylıkla diyebilirim ki şimdiye kadar bir sex shop'tan hiç malzeme almadım, muhtemelen onları biraz fazla hazır bulmamdan, bilmiyorum... Belki de biraz doğalcıyım... Kendi hazırladıklarım daima bana hem yaratıcılık konusunda haz vermiştir hem de karşı tarafın aşağılanmasında daha gerçekçi bulmuşumdur.

BDSM yaratıcılığı gözü ile baktığınızda aslında etrafta ne kadar çok malzeme olduğunu farkedersiniz. Eğer büyük şehirde yaşıyorsanız etrafınızdaki süpermarketlerde, yapı marketlerde ilgili ne kadar çok malzeme satıldığını görebilirsiniz. Örneğin;

Zincir ve aksesuarları
Yapı marketlerden bulabilirsiniz; istediğiniz kalınlık ve türde satılıyor, kaç metre isterseniz o kadar kestirip alıyorsunuz. Zincirler için aksesuarlar (ek baklaları, fırdöndüler, vb) de buralarda her zincir için bile çeşit çeşit bulunuyor. Zevk için ucuza asma kilit vb'de bulabilirsiniz. Zincirleri geçirip yön değiştirtmek için metal halkalar da tedarik edilebilecekler arasında.

Halat, ip ve benzeri bağlar

Yapı marketlerde bunun da bir reyonu bulunuyor, istediğiniz kalınlık, renk ve nitelikte halat bulabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken şeyler; genelde iki kalite seviyesi bulunuyor, pahalı yatlarda kullanılan suya, yosuna ve yüke dayanıklı ama yine pahalı olan tipler, bunlar size gerekli değil. Ucuz olanlar da kendir ve sentetik olmak üzere iki tip, kendir (resimde soldan 4. ve 5.) en ucuzu ama sert ve etrafı ısırıcı ve pütürlüdür. Daha çok zevk verebilir ama cildi yaralayabilir de, sentetik olanlar (resimde 1,2,3 ve 7,8,9) ciltte daha çok kayabilir ki bazen bu esnekliği istersiniz. Halatlara takabileceğiniz bazı aksesuarları da kendiniz yaratabilirsiniz, mesela yaylar veya borular bunlardan sadece ikisi. Halatla yapılabilecekler sizin hayalgücünüze kalıyor. Genellikle ihtiyacınız olan kalınlık 8mm ile 12mm arasında olanlar, daha ince olanlar kesilmelere neden olabilir.

Dikkatli kullanırsanız amerikalıların Zip-Tie dediği bizim elektrikçilerin kablo bağı dedikleri cırcırlı (tek yönlü sıkılan) bağların uzun ve iri olanları da çok kullanışlı (30-40cm civarı), bunları uc uca sıkarak daha da uzun yapabiliyorsunuz, ama bunları kullandıktan sonra ancak kesip çıkartabilirsiniz, bu nedenle yanında küçük bir yan keski almayı unutmayın, falçata ile kesmeye kalkmayın falçata olmadık işler açabilir. Bunları sakın boyuna uygulamayın (aslında hiçbirini boyuna uygulamayın), esnek değildir kan geçişine engel olabilir.

Ağız topu, tasma
Ağız topu denilen şey yerine üç şey kullanabilirsiniz; Kölenin ağız büyüklüğüne bağlı olarak tenis topu, golf topu veya pinpon topu. Bunu delip bir kayışı ortasından geçirip arkadan bağladığınızda o sex shoplarda satılan şey ile aynı olacaktır. Tenis topunu delerseniz sönebilir tabi, bundan dolayı bir çepeçevre beze dolayıp kenarlarından iple sıkarak da sabitlemeniz mümkündür. Kayış yerine halat, bez hatta ince bir zincir de kullanabilirsiniz. Bir petshop'da tasma bulabilirsiniz, ancak deri olanlar biraz daha pahalı oluyor, süpermarketlerde satılanlar ise zevk vermeyecek kadar adi, eğer harcayacağınız sınırlı ise süpermarketlerden çok adi bir kemer alın, kesin, delik yeri açın, alın size tasma. Kullanırken aradaki farkı görmeyeceksiniz bile.

Strech film, koli bantları
Açıklamam bile abes aslında, bakkalda bile satılıyor. Koli bandının adisi çok zevksiz oluyor, bunun yerine yapı marketlerden temin edebileceğiniz ithal (3M) gri "duct tape" tipi bantlar alabilirsiniz. Yalnız kullanmadan önce yapışan kısmı ciltte mutlaka deneyin, leke iz bırakmasın, çok güçlüsünü almayın kölenize ağda yapıyor gibi olabilirsiniz, acısını hak ediyor :-) zaten ama izi kalmasın.

Boyunduruk, gergi
Bunlar biraz daha zor sınıfta, üzerinde çalışmanız gerekebilir. Gergi (kolları ve bacakları birbirinden uzaklaştırmak üzere bir çeşit çubuk) bir alimünyum borudan, bunların içinden geçirilmiş kalın iplerin bileklere bağlanmasından oluşabilir, bunun sıkılığını ayarlayabilirsiniz de... Boyunduruk (baş ve kafayı geçirip kilitlediğiniz ahşap parça) eğer tahta parçayı kesme olanağınız var ise (dekopaj) kendi kendinize ahşaptan yapabileceğiniz bir alet. Eğer böyle bir imkanınız yok ise alacağınız ahşap bir parçaya tasma, zincir hatta bez veya gibi parçalar çivileyerek kollar ve boyun için yer yapabilirsiniz. Ahşap dahil olmak üzere bütün malzemeleri yapı marketlerden bulabilirsiniz.

Örtü, branda
Eğer kirletme oyunu oynacaksanız etrafı batırmamak için en az 3x3 metrelik boya naylonu almanız yeterli olacaktır. Bunu boya satan yerlerden tedarik edebilirsiniz. Bu brandadan iki tane alıp birini köleyi sarıp sarmalamak için de kullanabilirsiniz.