17 Eylül 2017 Pazar

Garip Şeyler Yapmak

Pek çok kişinin heyecanlı bulmasına karşılık eylemlerini garipsediği, sadece "efendinin bir bildiği vardır, ona uyayım" düşüncesi ile katıldığı "acayip ve garip" bir şeydir BDSM.

Aday bir kölenin genellikle "ben ne yapıyorum burada?" diyebileceği ama hissettikten sonra "su çok güzel hadi gelsene" diyebileceği bir şeydir.

B-Peki bir aday kölenin bu işten zevk alabilmesi için neler gereklidir? Nasıl olması gereklidir? Bu konuda istatistiksel bazı "reel" ölçütler çıkarabilmiş olarak düşünüyorum kendimi.

Öncelikle cinselliği yaşamış olması gerekiyor. Bunu bir cinsellik girişi olarak yaşamanın çok sağlıklı olmadığını defalarca defalarca gördüm, her seferinde yanılabiliyor olabilir miyim diye düşündüm, toleranslı oldum ama her seferinde haklı çıktım. Evet...

(1) Cinsel deneyim gerekiyor, bakire bir köle olamaz. Her ne kadar anal ilişkileri olmuş olsa da..
-----
Yaş, evet, 18 yasal bir sınırdır ama bu makul bir yaş mı? Tecrübeler gösteriyor ki Türkiye'de 18'inde cinselliği yaşayamamış çok kişi var, hele ele BDSM'ye varmaya daha da 8-10 yıl lazım.. Bunun için yaş sınırımı koydum.

(2) Evet, yaşın (Türkiye koşullarında) en az 26-28 olması gerekiyor. Bunun altındakiler lütfen kusura bakmasın, onlar da çok değerli birer insan ama BDSM biraz daha "kart" olmayı, belki umarsızlık gerekliliği nedeniyle gerektiriyor.
-----
Alternatif bazı cinsel ilişki modellerini denememiş olmak cinselliği sadece bir zaman kesidi içinde penis ile vajina arasında sinirsel uyarım olarak görmek BDSM için yeterli olmuyor. Biraz cesur olmuşluk, biraz fantezi yapmışlık gerekli. Belki birden fazla eş ile (farklı zamanda da olsa), belki bir hemcinsin ile, veya en azından anal ilişki olarak "farklı ve alışılmamış" bir şeyler yapmış olmak, bunlar BDSM formunda olmamış olsa bile gerekli.

(3) Daha önce cinsel rutinden (vanilya ilişki) farklı bir şeyler denemiş, en azından sürekli hayal ediyor olmak, fantezilerini bunlar çerçevesinde kurmak gerekli. BDSM için ön önemli motivatör ve gerçekleştiricilerden biri istek ve koşulsuz ilgidir.
-----
Acayiplik arayışı, gizli de olsa olmazsa olmaz... Çünkü bu şekildeki fikirlerin eyleme geçebilmeleri tarafların bunların yapılabileceğine ilişkin kesin kabulleri üzerine kurulu. Eğer bunlar garip şeyler olarak algılanacaksa hayata geçmeleri hiç bir zaman mümkün olmayacaktır.

(4) Eğer olacakların anormal olduğuna dair fikirlerinize daima boyun eğecekseniz ve bunların aşılmasının partnerin anlayışı ile olacağını düşünüyorsanız şansınızı çok azaltmış olursunuz, eğer bir sub (köle) olacaksanız dahi bunları normal kabul etmeniz kaçınılmaz bir şarttır.
-----
Beni köle kabulüm için en makul olan şartların bunlar olduğuna artık daha eminim. Kurbağa öperek prens çıkmasını bekleyen kızlardan farklı olarak artık kurbağa öpmek için bazı şartların makul olduğuna kanaat getirebildiğimi düşünüyorum.

26 Nisan 2017 Çarşamba

Emir Vermenin Dayanılmaz Lezzeti

Bir emir vermek, koşulsuz olarak yerine getirildiğini görmek, sadece o bedenin değil, onun kontrolünün de size ait olması hissini verir. Bir yemek yemeğe benzer emir ve itaat oyunu. Her emirle ondan bir çatal alırsınız, yavaş yavaş acele etmeden. Emrin yerine getirildiğini görmek ise o lezzeti dilinin ucunda, onu çiğnerken ve boğazından aşağı kayıp giderken hissetmeye benzer.

Zor olanı veya göreceli olanı istediğinizde gösterilen çaba size efendiliğinizi hatırlatır. Mesela zaten açık olan bacaklarını daha da açmasını istediğinizde muhtemelen sınırda olacaktır ama yeterli olması için gösterilen çaba buradaki lezzetli meyvedir, ister başarılı olsun isterse sırf çabadan ibaret kalsın. Onu, sürekli olmaya zorlandığı hanımefendi kalıplarının dışına çıkmaya zorladığınızda onu bir araç gibi görmeye başlayabilirsiniz artık. O bu özgürlüğün tadını aldığında emirleriniz ona bir hediye gibi gelmeye başlayacaktır. Size ise bu lezzetlendikçe lezzetlenen yemeği yemek kalacaktır. Ama sofra adabına uymak koşulu ile;

  • Ağzınızı şapırdatmadan
  • İmkansızı istemeden
  • Onun ne hissettiğini sürekli dikkate alarak
  • Arada adabına uygun ceza vererek
  • Arada bir ödülünü vererek
Diğer bir güzelliği ise tıpkı karşı tarafın hissettiği bir hafiflik benzeri bir hisse ulaşmanızdır. Size naz etmeyeceği kesindir, istediğiniz her şey (sınırlarınız dahilinde önceden anlaştığınız) elinizin altında olacaktır. İşin sadece cinsellik bölümünde bile penisinizin ucunca alacağınız tat herhangi bir cinsel ilişkiden fazla olacaktır.

21 Nisan 2017 Cuma

Emir Almanın Dayanılmaz Hafifliği

Ben çoğu sub kadının bu nedenle sub olmayı tercih ettiğini düşünüyorum. Özellikle cinsellik konusunda sorumluluğu ve atılacak adımları karşı tarafa yıkmak (!) işin stresinden kurtarıyor.

Başka bir deyişle; "Sen ne istiyorsan yap, günahı sende...". Biraz doktora kendini emanet etmeye benziyor. Güvendikten sonrası kolay iki taraf için de. Master, efendiliğine şüphe düşürmemek için dengeli gider, sub yapacağı her şeyin, kendisi ile ilgisi olmadığını düşünür...

ve tabi olaylar gelişir...

Efendinin sesi (ES): Köşeye git duvara yüzünü dön, ellerini kaldırıp duvara daya, öyle duracaksın...
Sub'ın iç ses (SİS): Nasıl olsa herkesin yapabileceği bir şey bu, yapalım bari...

ES: Külodunu indir..
SİS: E ne olmuş ki? Üzerimde eteğim var.
ES: Arala bacaklarını..
SİS: Evet bu da güzel... Havadar..

ES: Biraz yukarı çek,
SİS: Evet bana mini yakışıyor zaten..

Sonrasında hassas bir dokunuşla tutulan ve birden bırakılan nefes. Hızlanan kalp atışları... SİS: "Efendimm, lütfen, ne uygun görürseniz onu yapın ama evet, evet orası."

ES: Sus çok konuşuyorsun..
SİS: Mmmm, mmm, bööyle iyimiii?
Sütyen düşer...

ES: Önünü bana dön ve ellerini ensende bağla...
SİS: Ama bu kadarı fazla değil mi?
Poposunda patlayan bir şaplak ile kendine gelir.
SİS: Ayyy, çok acıdı ama değdi... Emredersiniz efendim, derhal.

Bu kadar mı kolay olabilirdi? Evet aslında bu kadar kolay.

10 Nisan 2017 Pazartesi

Gor Köle pozisyonları

Gor hikayesinin bir gerçeği var. BDSM ve köleliğin lezzetli derinliklerine inebilmiş olması.

O kadar ki, hayal gücününü bile esir almış, kendisinden başka bir hayale neredeyse yer bırakmıyor.

Bu yazıda sık bilinen Gor köle pozisyonlarını, benim için ifade ettiği anlam ile yorumlayacağım. Gariptir ama pozisyonlardan bazıları egzotik bir dilde anlatılırken bazıları da doğrudan İngilizce verilmiş gitmiş. Genelde yayınlandığı halini temel alacağım.

Köle duruşlarının ortak bir yanı varsa o, emre amade olunuşudur. Bir soru varsa o da "hangi emre?" amade olunduğudur. Gor efendileri pek de konuşmayı sevmiyor olmalı ki duruşun adını söylemeleri kölenin o duruşu alması için yeterli görünmüş Norman amcamıza.

Pozisyonlardaki canlı manken Krista, kendisinden izin istedim figürleri yayınlamak için ben izin beklerken o daha da fazlasını, kendi resimlerinin linkini verdi. Bu konu ile ilgili detaylara www.goreancampus.com adresinden erişebilirsiniz.

Bu site Second Life içinde böyle bir hayat formunda olsa da mankenimiz gerçek.

NADU

Nadu biraz uzak doğu kültüründen esinlenmiş duruşlardan biri. Yogilerin duruşlarına veya Japon kültüründeki dizüstü oturuşlarına benziyor. 

Resimde olduğundan farklı olarak eller dizlere konulmuş değil de yukarı, efendiye bakar şekilde avuçlar açık durası daha uygun.





NADU (Bracelets/Kelepçe)

Nadu'nun kelepçe duruşu şeklidir. Eller iple, zincirle bağlı veya kelepçeli olabilir ama bunlara ihtiyaç olmadan kölenin efendisinin sanal bağı ile onları arkasında tutuyor olması teslimiyet için daha uygundur.








TOWER

Tower (İng. Kule) duruşunun neden bu ismi aldığını sormayın lütfen. Bu duruş yine uzak doğu savaş sanatlarında ayakların üzerine dikili olarak durulan "Kiza"duruşuna benziyor.









TOWER (Bracelets/Kelepçe)


Tower duruşunun eller arkada bağlı şekli. Bu duruş bana daha cazip göründü düz olanına göre.










OBEISANCE

Her ne kadar bildiğimiz secdeye benzese de çeşitli kültürlerde çeşitli anlamları olan bir duruştur. hürmet ve saygı ifade eder.










OBEISANCE 2

Açıkçası önceki Obeisance pozisyonu ile ilgisini ben de çözemedim. Saygıdan, hürmetten çok direkt, "yerde yüz üstü yatış" denilebilir. Vücudun, özellikle hafif bacak açıklığı ile kalça kısmını seksi gösterdiği söylenebilir.

Ellerin duruşu yukarıyı, muhtemelen efendinin istikametini gösteriyor. Bu duruşun biraz farklı gibi görünen ama tamamen farklı bir algıya yönelik halini ayrıca göreceğiz.





BARA



Bu pozisyon aslında sıralamada buradan önce yer alması gereken bir pozisyon. Bu pozisyonun olmazsa olmazı ayakların duruşu. Resimde ayaklar tesadüfen üst üste atılmış değil. Pozisyonun özünün bir parçası ayakların böyle duruşu.

Aynı zmanda konforsuz bir yatış pozisyonu olması nedeniyle bir cezalandırma duruşudur.


BELLY

Belly İngilizcede Göbek demek. Duruş göbek üzerine yatış resimden de görüleceği üzere.

Bu duruşu sanki yukarıda gördüm diyorsanız, Obeisance 2 olan pozisyona benzediğini söylemek mümkün, ellerin duruşu farklı. Önceki Obeisance duruşundakinden farklı olarak aşağı salınarak tamamen teslim olmuş bir beden görüntüsüne odaklanmış.




SLAVE BOW

Slave Bow, duruşu da eylem öncesi duruşlardan biri. Bu duruşu takiben bir şeylerin geleceği belli ve köle de buna hazır.

Eller vücudu taşıdığı için daha savunmasız bir algı yaratır.

Boyun bütün vücutla birlikte sunulur durumda olması ve bakışların hedefli olmaması efendiye karşı koşulsuz güven işareti oluşturur.




LEADING

Öne eğilme pozisyonudur. Saçların aşağı sarkması ve görüşü kapatması tipi k bir özellik oluşturur. Bu nedenle "Hair" pozisyonu, yani saç pozisyonu da denir.

Resimdeki manken normal daha dik durmaktadır. Pozisyonun normal halinde bel tam olarak 90 derece öne eğilmiş durumdadır.

Ellerin arkada bağlanması da kritik bir niteliktir.



SUBMISSION (Teslimiyet)

Elleri yukarıda tutmanın ne kadar zor olduğunu görmek isterseniz Efendi Sabri'nin bu cezasını tadın derim.

Eller bedenden uzaklaştırılmış halde olduğu için beden üzerinde efendinin yapacağı herhangi bir müdahaleye de izin verir. Özellikle tasmanın takılması için uygun bir pozisyondur, bundan dolayı Tasma pozisyonu (Collar Position) olarak da bilinir.



EXAMINATION 

Muayene/sınav pozisyonudur. Kölenin bedenini iyi şekilde sergileme biçimidir aynı zamanda. Koltuk altı temizliğinin ve vajinal temizliğinin tam olmasını gerektirir.

Ellerin ensede arkada bağlanmış olması, ayakların bir omuz genişliğinde açılmış olması duruşun olmazsa olmaz kriterlerindendir.





KNEEL TO WHIP

Bir ceza pozisyonudur. Özellikle kamçılanmak üzere alınan bir pozisyondur. Yüzü ve bedenin ön kısımlarını muhafaza eder ama sırt ve bel üstü açıklığını sergiler.

Kolların içeriye doğru toplanmış olması pozisyonun "Obeisance" pozisyonundan önemli bir farklılığıdır, zira vücudun üst kısmının yerden bir miktar yukarıda kalmasını sağlar.




SULA

Efendinin kendisini kullanması için bir genel sunum pozisyonudur.

Bacakların olabildiğince açık olması, vajinal müdahalelere olanak sağlar. Bu açıklık genellikle resimdeki mankenin aralığından daha fazladır.






SULA KI

Belin yerden kaldırılmış olduğu Sula pozisyonudur. Amacı seksüel kullanım için vajinanın efendinin uygun hizasına yükseltilmesidir.

Ayak parmaklarının ucunda yükselmiş ve kasılmış olunan şekli efendi için bir özlemin ve davetin işaretidir.






SHE SLEEN

Tipik dört ayak üzeri duruştur. Evcil hayvan fantezileri ile ilişkisi olduğunu düşünmekle beraber bir emekleme duruşu oluşu doğallık katmaktadır.

Pozisyonun cazibesi sanırım kalça ve vaijna hizasının işlevsel bir yükseklikte bulunmasıdır. Kölenin hem anal hem de doggy vajinal kullanımları için uygundur.




SLAVER'S KISS

Hem kullanım hem ceza için uyun bir pozisyondur.

Özellikle efendiyi görmeyi engellediği ve vajinal/anal kullanıma uygun olduğu için birden fazla efendinin olduğu, orta malı gösterileri için uygundur.



LESHA


Nadu pozisyonuna çok benzer, neredeyse tek farklılık başın yana çevrilmiş olmasıdır. Bu pozisyonun Nadu'dan tek farkının amacı tasma takılması için başın boynu açık bırakacak şekilde olmasıdır.






WHIP

Basitçe, cezalandırılma ve aşırı uyarılma pozisyonudur. Eller yukarıda efendinin emri ile bir arada tutulabileceği gibi, bir yere asılmış da olabilir.

Köle yeni ise ve eğitimin başında bulunulduğunda "hoş geldin" amaçlı kırbaçlanması için ideal bir pozisyondur, çünkü köleye fazla bir iş bırakmaz.


25 Şubat 2017 Cumartesi

Efendilik, Kölelik ve Maddi İlişkiler

En tehlikeli şeylerdendir dünya malı, insanlar birbirini bile katledebiliyor para için.

Demişler ya "varlığı bir dert, yokluğu yara".

Efendi köle oyunlarında bir enstrüman olabiliyor para. Köle'nin her şeyiyle ait olması kavramını, bütün geliri ve maddi varlığı ile efendiye ait olması bütünlüyor. Köle tarafında istismar edilmenin zevkini, efendi tarafında etinden sütünden her şeyinden yararlanmanın keyfini oluşturabiliyor.

Kölenin maaşını efendisine getirmesini, efendinin onun adına onun ihtiyaçlarını karşılamasını düşünsenize... Deli gibi emek harcanan bir profesyonel yaşamı dolaylı olarak efendiye vakfetmek... Efendisi çatır çatır zevkini çıkarta çıkarta yesin diye ona getirip emeğini teslim etmek. Kölenin aylık kazancının önemli bir yüzdesini her ay efendinin hesabına aktarmak... Her dakika her saniyeyi efendinin keyfine hizmetle geçirmek. Tamamen çıplak, elbiseleri de dahil kaderini onun eline vermek.

Eğer kölenin birikimi varsa bedenini canını emanet ettiği efendiye ömür boyu birikimlerinin, belki binlerce lira belki milyonlarca liranın idaresini vermek çok da anlamsız değil. Hayat bile teslim ediliyorsa.

Açıkçası bunu bir defa Ezgi ile tecrübe ettim ama tadımlık oldu, sağ olsun tereddüt bile etmedi. Sadece denemek içindi, her kuruşu masrafları da üstlenerek iade ettim, ama biliyordum ki iade etmesem hiç fark etmeyecekti ve  istesem arabasını bile devredecekti. Bu his bile çok hoş.

Aslında orospuları da bir ölçüde anlamaya başladım böyle bir düşünüşte :-)

Ancak kesin söylüyorum; kesinlikle iyi tanımadığınız birine efendi diye paranızı teslim etmeyin, millet para için neler yapacağını şaşırdı...




15 Şubat 2017 Çarşamba

Sert Hareketler

BDSM ile sert ilişkinin arasında doğrudan ilinti kurulmasını pek hazmedmemişimdir genellikle. Son zamanlarda biraz esneklik hisseder oldum bu konuda, umarım bu efendi olmamda ve sadizmimde yumuşamaya neden olmaz.

Sert ilişki aslında BDSM'ye bir giriş, bir özlem olarak yerini bulabilir. Bu tıpkı BDSM'de olduğu gibi sıradanlıktan veya hissel yoksunluktan bir kaçış, bir kurtulma olarak değerlendirilebilir. Kendini birinin ellerine teslim etme, güven hissetme ihtiyacına cevap vermenin yanısıra yaşayamadığı, hissedemediği bir hazzı almasına aracı olabilir.

BDSM hem heyecan hem de duyusal olanaklar bütünüdür ve inanılmaz bir çeşitlilik içerir. Bu sırtüstü yatıp bacaklarını başının iki yanına kadar alıp vücudunun alev alev yanan ve kayganlaşmış ıslak bölgelerini karşısındakine sunan bir kadının kaba kuvvetle eze eze içine dalınması da olabilir, o bedeninin o durumda gözleri bağlı "ne zaman, ne yapılacak bana" merakı içinde bekletilmesi de olabilir. Bunların sıradan geleceği bir kadına yapılacak muamele ise söylemediği ve hatta henüz keşfetmediği beklentilerine cevap verecek gizemli şeyler de olabilir. Böyle bir durumda efendiye karşısındakinin tadını doya doya çıkartmak düşecektir.

18 Ocak 2017 Çarşamba

BDSM'de Kişisel Keşifler: Dikkat Ayrımı

Kölelerin hoşuna gidiyor mu bilmiyorum ama benim hoşuma giden çoook keyifli bir keşfim oldu. Kölem cinsel özelliği olmayan rutin bir işle uğraşma emri altındayken cinsel veya BDSM uyarıma tabi tutmak.

En basit hali bir kitabı sesli olarak okutmak ve bu sırada köleyi cinsel olarak uyarmak. Sesinin değişimi benim için çok güçlü bir bir uyaran oluşturuyor. Ancak bu deneyimin en hoş yanı kölenin ana görevi, mesela kitap okumayı kesintisiz yapmak zorunda olması.

Okuduğu metindeki kelimelerin zevk ve uyarım ile değişimi mükemmel bir uyum sağlıyor. Cinsel uyarımın yanında sadistik şekilde tensel uyarım konuyu cinselliğin ötesine taşıyor. Metin dışında kelime üretmesi asak olmasına rağmen ağzından kaçan ve metne dahil olmayan sözcükler sorgulandığında, "bir şey mi duydum?" sertliğinde ve cevabı sadece "Hayır efffffendim, emrettiiiğiniz gib, metniiiimi okuyoruuoohhhuummmm..." olabilecek bir ruh durumu bir efendi için de bir nirvana oluşturuyor.

Görev mutlaka bir kitap metni olmak zorunda değil, mesela bir görev verin, mutfakta yumurta çırpmak gibi, Yumurtanın tavana sıçramasının doğal bir şey olduğunu göreceksiniz...

Arada bu bahane ile canını ciddi acıtacak şeyler onu rayına getirecektir, bunu bacak aralığından yere damlayan sıvıdan anlayabilirsiniz.


22 Kasım 2016 Salı

Kapak Ressamı Aranıyor

"Master of Mileania" (Bin Yılın Efendisi) isimli kitabımı uzunca bir süredir köşede tutuyorum, yayınlasam da biraz bu işten para mı kazansam diye düşündüğüm oldu. Ancak şu da var ki bir kitap yayınlayıp kimliğimi gizli tutmak Türkiye gibi bir yerde gerçekten zor. E-kitap bile bir sancı. Benim gibi ticari her girişimi sorunlu olan biri için bu iş daha da zor.

Sonunda karar verdim, yazmış olduğum bölümleri web üzerinde açık olarak yayınlayacağım. Zira maddi bir beklentim yok.

Ancak bir sıkıntım var ki, o da kapak resmi bulamıyor olmam, biraz "goth" ve "fütüristik" bir kapak resmi düzenleyecek, yetenekli, tercihen köle olan birini arıyorum. Yalnız ücret falan vermeyeceğim, kapağı beğenirsem yayınlarım, beğenmeme zalimliğini de kolayca yapabilirim. Hatta tekrar tekrar yaptırtıp dominasyonun bir yöntemi olarak da kullanabilirim.

Var mı öyle yetenekli, hayalgücü kuvvetli resim yeteneği olan bir köle? Lütfen buraya "Adsız" olarak yorum belirtmeyin, direkt e-mail adresim sabri.yilar@gmail.com adresine aday olduğunuzu belirten mail gönderin. Hedefim soldaki resim tadında bir resim, canlı fotoğrafik çalışmaları pek beklemiyorum ama prensip olarak yaratıcılığa açığım.

Öncesinde bir kölelik sözleşmemiz olur, sonrasında örnek resimler üzerinde çalışırız. Benim pek ümidim yok ama yine de fikri ortaya atayım, kim bilir?

12 Kasım 2016 Cumartesi

7/24 Muleta

"Bu nasıl bir başlıktır" diyen olabilir, burada Muleta'nın potansiyel bir kölem olması ip ucunu verirsem 7/24'ün bir sıfat olduğunu fark edecek olanlar olacaktır.

Daha önce kölelerime zaman zaman "gün içinde herhangi bir zamanda" yerine getirmelerini istediğim emirlerim oldu. Ancak bunu bütün günü için isteyen biri ile ne diyeyim, ilk defa karşılaşmıştım.

Köleliği çok kısa sürdü, ilk birkaç gün ısınma sürecinden sonra bir gece sadece. O gece de benim klasiklerimden olan "cinsel anlamda teslimiyet" ve tabuların yıkılması konulu geceydi.

Öğrendiğim bir konu benim cinsellik ve grinin 50 tonu tipi bir adam olmadığım halde aslında 7/24 efendilik standardında da bir adam olmadığım oldu.

7/24 nedir?

Bu 7 gün 24 saat demek aslında. Haftanın 7 günü, günün 24 saati mutlak itaat, BDSM teknik jargonunda 7/24 güç değişimi (7/24 Power Exchange).

Köle yatar kalkar, köledir, bunun dışında bir hayat şekli yoktur. Bir fantezi teşkil etmez aslında bu yaşam biçimi, direkt olarak bir ruh halidir.

Muleta da bu gereksinim içindeydi, kendi ifadesi ile zaman zaman ona yazıp, istediğim zamanlarda onu kullanmam ona yetmiyor, bu daha çok onu bir sokak köpeği yerine koyamama benzetiyordu bunu, o evcil köpek olmak istiyordu, sürekli baskı altında.

Ben BDSM konusunda kararlı bir yapıda olmama rağmen aslında cinsellikle de ne kadar iç içe olduğumu fark ettirdi bu yaklaşımı.

Kölelik standardı o kadar yüksekti ki, daha ilk geceden benim "tabusal baskı" aracım olan cinsel ekspozasyon ona az bile gelmişti. Bu kadar çabuk teslim olmuş olan bir köle adayı daha hatırlamıyorum.

Ancak ne kadar hızlı adapte olduysa o kadar da çabuk bıraktı bu işi, saygılı bir köle olarak azadını istedi. Daha sonra kısaca yazıştık, kendisinden bu yazıyı yayınlamak için izin istemek için, sanki bir şekilde tekrar havaya girdi ancak yine koptu, ne istediğini bilen ancak çok da kararlı olmayan bir izlenim verdi açıkçası.

En zor anlayabildiğim ruh hali oldu bu benim için şimdiye kadar. Onun açısından baktığımda, aslında işsiz güçsüz olsaydım, hayatımı dolduracak başka bir şeyler olmasaydı, hayatımda vakit ayırmam gereken insanlar  var olmasaydı acaba BDSM havuzuna kendimi bu kadar sürekli ve bu kadar geniş şekilde nasıl salardım. Bana bile zor görünüyor bu şekli. Umarım aradığını bulabilir.

İş hayatı, günlük kişisel hayat derken hakikaten 7 gün 24 saat dominant kalmanın ne kadar zor olabileceğini de kavradım. Kendimi sorguluyorum acaba artık BDSM nosyonumu kaybetmeye mi başladım diye. Eskisine göre tecrübem fazla ama sanırım enerji konusunda artık o kadar savurgan olamıyorum gibi.

Çok daha uzun yazabilirdim, klavyeme geldikçe yazıyorum şimdi. Hadi burada keseyim bari, biraz farklılık olsun...

15 Ekim 2016 Cumartesi

BDSM'de Kişisel Keşifler: Hassas Uçlar

Bu gerçek bir oyun (zamane internet gençliğinin deyişiyle "reel"). Genelde BDSM randevularımın bir parçasında uyguladığım bir şey.

Köle, tamamen çıplak olmak üzere sıkıca streç film (cling film) ile döne döne sarılıyor. Baş ve boyun bölgesi hariç. Bu pozisyona mumyalama da deniyor ve zaten bilinen bir BDSM durumu. Sarma işlemi sırasında düşüp devrilmemesine dikkat etmek gerekiyor çünkü bu şekilde dengeyi kaybetmek çok kolay ve düşerken kendini koruyacak kollar da sarılı oluyor. Eğer köleniz sizden iriyse bunu denemeyin derim veya alternatif bir sarma yolu bulun.

Bu sarma sırasında kölenin vücudunun kuru olmasına ve sağlık açısından da kan dolaşımı konusunda sıkıntı olmamasına dikkat edilmesi gerekli. Eğer ayaklarda veya boyunda soğukluk, morarma hissedilirse derhal durmak ve filmi kesip açmak gerekli. Eğer köle bir yerinin uyuştuğunu söylerse de bu durum önemli. Bundan dolayı kölenin konuşmasını engelleyecek bir şey olmamalı ve safe word mutlaka kullanılmalıdır.

Tamamen sarılı ve hareketsiz durumdayken kölenin göğüs uçları dışarı çıkabilecek şekilde göğüs kısmından dikkatlice kesilerek açılır ve streç filmde 2-3 cm'lik iki delik yapılır.

Bundan sonrası göğüs uçlarının küçük vurmalarla uyarılmasından ibarettir, ben en etkili yöntemi parmaklarla küçük fiskeler vurmak olarak buldum. Bu uyarım köleyi adeta çılgına çeviriyor, sarılı olduğu için hareket kabiliyeti kısıtlı da olsa çılgın şekilde kıvranıp durması bunun etkisinin açık bir göstergesi. Ne kadar devam edeceğiniz sizin insafınıza kalmış. Mandal vb. biraz fazla durağan kalıyor. Bunu etkileşimli bir şekilde yapmak işin püf noktası.

Bunun pek istisnasını görmedim, köle tarafından oldukça sevilen bir şey. Zorlaya zorlaya streç filmin kayarak çıktığına ve tekrarı için yalvarıldığına da rastladım.

3 Ekim 2016 Pazartesi

BDSM'de Kişisel Keşifler: Gece Bağlantısı

Bu sanal bir oyun, köleye emrediliyor ve bu oyunu oynuyor. Oyundan önce köleyi kıvama getirecek bir giriş faslı gerekebilir.

Tercihen gece uyku vakti. Efendi köleye ayaklarını bağlayacağı bir kemer veya kayış buldurur. Köle efendisinin emri ile ayak bileklerini birbirine bağlar, yatağına uzanır.

Efendisi gerekli talimatları verir;
- Köle çıplak yatacaktır.
- Her 15 dk'da bir kendi bedensel resmini (yaratıcı) içeren bir e-mail gönderecektir. İçinde bulunduğu durumu, neler istediğini anlatacaktır.
- Bunu 2 veya 3 saat (efendinin keyfine göre uzayabilir veya uzun da olabilir) boyunca yapacaktır.
- Efendi kendi istemedikçe bu maillere cevap vermeyecektir. Köle efendinin, diğer hattın ucunda varlığından haberdar olmayacaktır.

Efendi birkaç şeyden birini yapabilir. Tamamen efendiye kalmış. Ben ne yaptığımı açıklamayacağım, zira efendi için bunun bir önemi de yok.
1- İşiyle gücüyle uğraşıp arada bir gelen maillere bakabilir veya bakmayabilir.
2- Yatağına gidip mışıl mışıl uyuyabilir.
3- Önceki maillerle vakit geçirebilir, geldikçe okur.

Bu oyunda genellikle köle (dişi ise) bu süre boyunca sırılsıklamdır. Erkeklerde ne olur bilemiyorum.

Neden etkili olduğunu kesin olarak ifade etmem zor. Sanırım belirsizlik, emirle yapılan görev ve cinsel olarak kendini ifade etme zorunluluğu üçlü ve güçlü bir bağ kuruyor. 15 dakika ise gayet uygun bir zaman. Eğer köleniz bu sürede uyuyup kalmışsa ertesi buluşmaya bir ceza da ayarlayabilirsiniz.

Ancak bu oyunu ertesi gün tatil olacak, kölenin uykusunu alabileceği bir günün arifesinde yapmanız önemli, günlük hayatını olumsuz etkilememek için. Unutmayın, üçüncü kişilerle ilişkileri ve kölenizin sosyal ve ekonomik hayatını olumsuz etkilemek hoş değil, en azından bu şekli benim sınırlarımın dışında.

2 Ekim 2016 Pazar

BDSM'de Kişisel Keşifler: Başlangıç

Şimdiye kadar kölelerimin en çok zevk aldığı konuları "BDSM'de Kişisel Keşifler:" başlığı ile yayınlamayacağım. Biçimi, koşulları, algılayabildiğim nedenleri ve kendimce bir analizinden oluşacak bu başlıklar.

7 Nisan 2016 Perşembe

Gözden Düşmüş Köleler

Bazen öyle ilişki düzeyleri olur ki; bir köle veya köle adayı efendisinin gözünden düşer ama efendinin kendisine olan etkisi veya çaresizliği altında kalmaya devam eder. Bu durumda efendi olsa da olur olmasa da olur konumundadır, köle ise çaresiz konumdadır.

Kendimi ve insanlığımı en çok sorguladığım durum budur. Köle aslında resmi olarak kabul ettiğim köleliğin dışındadır ama beni bırakamaz ve kötü davranışıma uğrar, her türlü sadistliğime tanık olur. İlişki bir küfür ve sadistlik, buna karşı kendine yedirememe ve tamamen kaybetmekten korku trafiğine döner.

Bu durum benim için bir etik efendi/köle ilişkisinin dışına çıkar, ancak sonuçlanamaz, çünkü köle çaresizdir, efendi ise çareli... Efendi bu durumda konumunun her türlü tadını çıkartma durumundadır, bu lezzet benzersizdir, isyankar köleyi parmağının ucunda hissetmektedir, adeta ezer. Köle ise kendi konumuna göre bütün çaresizliğin ve hakaretin tadına bakar. Eğer bu işten aldığı zevki de hissetmişse bu konumu ona benzersiz bir lezzet verir.

Bu duruma düşmüş sadece iki sub oldu, çok da arzu ettiğim bir hal değildir aslında, ama güzel midir? evet, güzeldir..


1 Nisan 2016 Cuma

Bir Kölenin Efendiye Teslimiyet Aşamaları


Sub'lar için teslimiyet gözlemlerime göre aşağıdaki akış ve detaylarla gerçekleşiyor. Hem sub hem de dom'lara bilgi olsun. Aşamaların sırası kendi aralarında birbirine geçmiş ve iç içe durumda olabilir, bazı aşamalar hızlı geçilebilir ancak akış sırası genellikle aynıdır.

1- Teslimiyet ihtiyacı farkındalığının ortaya çıkması

Bu süreç genellikle sub'ın kendi başına yaşadığı süreçtir, cinsellik ile karıştırılma olasılığı ile karıştırılabildiği bir aşamadır, bu aşamada bir dom ile temas ediliyorsa dom öncelikle sub'ın bu konuda nelere hazır olduğunu anlamalıdır.

2- Psikolojik altyapının oluşması

Bu aşama dom'un varlığını gerektirir, ilk güvenin oluşturulması bu aşamada gerçekleşir. Eğer sub'ın ihtiyacı teslimiyet değil de cinsellik ise bu aşama sub tarafından "tamamlanmış" izlenimi oluşturulmaya ve acele ile geçilmeye, dikkatsizce hatalara (önemsememekten) meyillidir. Gerçek teslimiyet isteyen bir sub bu süreçte mümkün olduğunca dikkatli ve konsantredir. Gerçek teslimiyet güven gerektirir, cinsellik ise sınırlı bir güvenle gerçekleşebilir. Bundan dolayı sub'lar bu süreçte bulunmaktan daha memnundur, fantezistler değildir. Ancak bu durum sürecin çok uzun olmasını gerektirmez, efendinin algı ve yeteneğine ve sub'ın durumuna göre değişebilir. Eğer sub cinsel açıdan deneyimli değilse bu aşamada sub eğilimi olmasa da cinsellik ile karıştırma eğiliminde olduğundan bu durumdan memnun gibi davranabilir, yaşına ve tecrübesine göre muamele edilmelidir.

3- Görsel bedensel teslimiyet

Sub'ın görsel olarak teslimi özellikle toplumsal etkilerle tabu olarak kabul edilen bölgelerin efendiye görsel olarak sunulmasıdır. Bunlar genital ve kadınlığa özgü bölgeler ve yüz'dür. Güven aşaması tamamlanmış olmasını gerektirir ama güven bazı durumlarda yeterliyken bazı durumlarda yeterli olmaz. Genellikle bir defa gerçekleştiğinde bu bariyer kırılır, ancak sub'ın psikolojik sakınmaları ve endişeleri çok yüksek ise geçilmesi mümkün olmayabilir veya gerçekleştiği halde pişmanlık hissi kalmışsa D/s ilişkinin bitiş noktası da olabilir. Bu aşamada her iki taraf da risk alır, efendi sub'ı korkutma riski ile karşı karşıyadır, sub ise dom kılığında cinsel istek güdümlü kişilere hizmet ediyor olma riski ile karşı karşıyadır. Kolay geçilmesi her iki tarafın geçmiş cinsel deneyimi fazlaysa kolaylaşır. Bu aşamada efendi de kendini görsel olarak (özellikle yüz) deşifre edebilir, ancak bu konuda ilk hamleyi koşulsuz olarak sub atmalıdır.

4- Psikolojik teslimiyet

Günlük sözlü temaslarla gelişir. Sub'un doma bağlılığı gittikçe artar. Tekrarlı kurallardan oluştuğu için bazı alışkanlıklar bu aşamada oluşur. Dom burada tekrarlı kesin kural formülizasyonunun dışında yenilikler oluşturmalı ve süreci sıkıcılıktan uzak tutmalıdır. Sub'a yaptığı hatalar açık olarak ifade edilmelidir. Başlangıçta affedildiği açıkça belirtilmeli, gelişme aşamasında ise cezasız bırakılmamalıdır. Eğer cezalar da gecikerek veya eksik yapılarak ceza gerektirmeye başlamışsa sub'ın muhtemelen ya brat, ya da SAM olma olasılığı vardır. Bu durum efendinin ilgi alanına göre değerlendirilir, ancak SAM ile uzun dönemli ilişki zordur ve tehlikelidir. Tercihen efendinin uzaklaşmayı tercih etmesinde yarar vardır.

5- Fiili bedensel teslimiyet


Sürecin bu kısmı bazen fiili durum izin vermediği için yaşanamayabilir. Güvenlik ve mahremiyet iyi organize edildiğinde, geçmişteki roller de netleşmişse bu kısım çok zor olmayacaktır. Bu ilk buluşma ile hayat bulur ancak ilk buluşma öncesi kişisel yumuşak temas (bir kahve içelim, önce romantik yemek yiyelim gibi, yüz yüze sizli bizli konuşma) olmuşsa bu aşama çok zorlaşabilir. Rollerin kesin olarak başlaması rollerin devamının da kolay gelmesini sağlayacaktır. Dom'un bu aşamada sevecen-otorite kimliğini daima koruması sub'a da çok karmaşık olmayan bir durum sağladığı için rahatlatır, eğer varsa suçluluk duygusunu köreltir (emreuyduğu için).

6- Koşulsuz itaat

Bu aşama gittikçe gelişen ve sürekli bir aşamadır. Sub genellikle sevmediği şeyleri de kabul edebilir durumdadır, bunları da efendinin otoritesi hizmetine teslim eder. Efendiye hizmet ön plandadır. Kendi istemediklerinin efendisi tarafından bilindiğine ve buna göre istendiğine emindir. Sınırlarını zorlayan şeylere fiziksel mukavemet gösterebilir ancak genellikle sözlü olarak kesin ve kati bir karşı koyuş olmaz. Bu aşamada zaten efendisinin yenilikleri azalmıştır (aslında kendisi için artık yeni olmadığından), bu nedenle sınırlarını genişletme, kendinde de yenilik arama, yenilik yapma ihtiyacı duyar. Efendisini de tanıdığı için öneriler de oluşturur, ancak bunları aktarma şeklini de artık iyi bildiğinden D/s iletişimin pasif ama etken bir parçası durumuna gelir.



Nisan 2016 Balığı



Bugün eski/yeni bütün kölelerime gönderdiğim mesaj şöyleydi;


Bugün, bütün kölelerimi azat edip ilişkimi bitirmeye ve artık bir sub olarak rol değiştirmeye karar verdim. Bu güne kadar çektirdiğim dertlere katlandığın için çok teşekkür ederim.




Muhtemelen sub olma kısmı özellikle günün anlam ve önemini çabuk anlamayı sağladı. Bu post'umun tarihine bakmadan cevap verenler sanırım kötü muamele edilmeyi hak ediyordur :-) 

24 Aralık 2015 Perşembe

Şarap ve Köle

Kölelerim için yaş sınırlaması koymakla ne kadar doğru yapmış olduğumu bana kölem Pissy gösterdi. Derler ki; "Kadın şarap gibidir. Yaşını aldıkça güzelleşir".Boşa dememişler...

 
Git deyince giden, gel deyince gelen, bembeyaz tenini spatula ve kemer ile işlediğim, ama bunun daima fazlasını isteyen ama gerçekten kalpten isteyen bir köle.

Yaptıramadığım birkaç şey bulunan ama bunları da prensiplerine ters bulduğu için yapmayan güzel kadın...

Şaraptan bahsederken çok da yaşını almış görünmesin, benim yaşımda tam bir çıtır sayılabilir, kadının en güzel yaşında 30-40 arası. Bu olgun kızın bokunu çıkarmayacağım da kimin bokunu çıkaracağım :-)

Korkulu rüyası çıplaklıktı ilk günlerimizde... Şimdi ise en azından bu başlık altında foto mankenliğimi yapmayı kabul etti. Bu sayfadaki resimler gerçekten ona ait. Diğer taraftan kendisinin bazı ilk tecrübelerime onu olduğunu söylemem lazım. Mesela bir kişi ile kendini rahatlatmak için quickie yapmak durumunda olduğunda bu kişi ile anal ilişkide bulunmuş oması bundan hoşlandığı için olmamış. Bu daha önce benim ona yaptığım şey olduğu için istemiş. Bu onu benim gözümde yükseltti. Beraberken canını acıya acıta bir vajinal bir anal girişlerimde dolaylı da olsa bir zevk almış olması, bunu bilmek beni gerçekten mutlu etti. Kalça deliğinin penisime verdiği his gerçekten muhteşem oldu. Farklı şehirlerde olmanın buluşmak konusunda getirdiği dezavantajı belki de onun kalçalarına girip çıkmanın doyulmaz keyfi giderdi. "Efendim lütfeeenn yavaşşş, acıyoor" şeklindeki ses tonunun daha da uyarıcı olduğunu söylemeye sanırım ki gerek yok.

Onu çözmeye başladığımda aslında pek de zeki olmadığı ama benim zekamın ona zevk verdiğini fark etmek, bir süre sonra zekasına yönelik hakaretlerden de zevk alabildiği sinyalini verdi. Bir kadına hiç bu kadar açık hakaret etmemiştim, bu da bir ilk oldu benim için. Bundan gocunmaması ise şaşkınlık yaşadığım ama onunla iletişimin bir parçası olageldi bir süre sonra.

Kendisinde en derin fark ettiğim konulardan biri ise onu terk edeceğim korkusu oldu. Aslında bu korkunun aramızdaki ilişki yoğunluğunu kontrole yarayabileceğini ilerleyen aşamalarda keşfettim. Bir oto kontrol mekanizması ilişkinin onun istediği yoğunlukta (muhtemelen sürekli her dakika) değil, benim canımın onu çektiği zaman olmasını sağlayabiliyordu. Bu benim için muhteşem bir duyguydu. Canım isteyince gelen istemeyince giden bir köle, kendisinin bu konuda çok mutlu olmadığının farkındayım ama dolaylı bir haz, bir kabullenmeden doğan, efendiye bağlı olma hazzı yaşadığının farkındayım.

Bütün bu özellikleri ile değme bir çıtırın doğal şekilde veremeyeceği o kadar içten verebildiğini düşünüyorum. Benim için değerlerinden biri de benim "koşulsuz olarak" ama malesef çevrenin izin verebildiği ölçüde "malım" olabilmesi oldu. Artık eminim ki, hiç istemediği bir şey olsa bile ben istediğim için mutlak bir itaatle yapacaktır.

Etinden sütünden, ruhundan, zayıflıklarından yararlanmak benim için bir zevk, şerefine Pissy :-)



5 Kasım 2015 Perşembe

The Pissy

O son fiili kölem.

ilk olarak bana geldiğinde çaresiz bir kedi yavrusu gibiydi, mail adresinde bile kedi geçiyordu. Bir pet olma fantezisi vardı. O günler seyahatte olduğumdan kendisi ile zor yazışıyordum. Başlangıçta takma ismi bile yoktu. Bu ismi ben koydum. Hem o çok istediği kedi (pet) rolü için uyumlu bir isim olarak Pissy adını taktım. Aynı zamanda İngilizcede suratsız, sidikli, mızmız gibi anlamlara geldiği için hakaret olarak da çok da güzel oturdu bu isim.

Aşmamız gereken bir güven sorunumuz vardı ve bu enderlik onun kontrolünü almamı daha da zorlaştırıyordu. Çıplaklıktan çekiniyordu, o kadar ki yüzü görünmese bile çıplak kare vermek istemiyordu.

Bu olumsuz bir durum olarak düşünülebilir herhangi biri tarafından, benim içinse değerlendirilecek bir kavram oldu. Şöyle ki, bunu ne kadar yapmasını sağlayabilirsem o kadar onu ele geçirmiş olabilecektim. Bu bir teslimiyet ölçütü olabilirdi. Genellikle kölemin teslimiyet ölçüsünü onun yapmakta zorlandığı bir şeyi, bir basamağı zorlayarak anlardım. Ya yapardı ya da "siktir olup giderdi". Kölelerime genelde iyi davranırım ama gerçekten adice defetmiş ve göndermiş olduğum kölelerim olmuştur.

Pissy beni kaybetmekten çok korkuyordu, bunu çok sonra gerçek anlamı ile anlayacaktım.

İşte bu benim için tadına doyulmaz bir güzellik olacaktı. Bu kadına canımın çektiği ve mantık dahilinde olan hemen her şeyi yaptırabilirdim. Benim zevk oyuncağım olmaya adaydı evire çevire kullanabilirdim. Onun istemediği şeyleri biliyordum, sıra ile hepsini yapacaktık.

Cinsel sergileme detayını kısa denilebilecek bir sürede aştık, bunda yavaş yavaş alıştırma, bahane kullanma yöntemim işe yaradı, aslında orospu buna da dünden hazırdı. Mahremiyetine her şekilde erişebildikten sonra bu benim için bir ölçüt olmaktan çıktı. Daha çok bir ritüel haline geldi.

İki defa buluştuk (şimdiye kadar), genellikle birincisi her zaman olduğu gibi biraz alışma buluşmasıdır, ikincisinde ise yeni yeni şeyler keşfetmektir amacım. Ancak nedense ikinci birincisine oldukça benzedi. Yaratıcılığımı ve sadizmimi sonrakiler ile birlikte arttırmayı hedefliyorum.

Birine uzaktan emrederek bir şey yaptırmak çok kolay değildir. Dürüstlük bağını kurabildiğinizde yapmış olduğu şeyleri bilirsiniz ancak yapmak istemediği şeyler konusunda onu çok kolay zorlayamazsınız. Burada bu kadınla bunları ne kadar zorlayabileceğimi öğrenmek bana heyecan verecek.

Kendisinin onayı ile yayınladığım bu yazıyı okuduğunda bunların ne olduğunu merak ettiğini söyleyecektir, soracaktır. Bu konunun onun hayalgücünü zorlayacağını, iyisi, teslim olup emirlerime uyarsa mutlu olacağını söyleyeceğim...

Benim de sınırlarım var elbet, bazı şeyleri yaptırmam ve bunlar arasında üçüncü kişilere mahremiyet konusu da bulunuyor.

Neler yapabiliriz peki? Hiç fark etmez, benim canımın istedikleri ne olur şimdiden bilemiyorum ama şu var ki, bunda onun ne istediğinin veya istemediğinin hiç bir önemi yok, burada benim zevklerim konuşur.






25 Eylül 2015 Cuma

İLAN: Stajyer Efendi Aranıyor

(Artık bu ilan geçerli değildir, miras olarak bıraktım, lütfen başvurmaynız)

Kölemi benim ile birlikte, benim öğrencim olarak domine edecek bir veya birden fazla stajyer efendi arıyorum. Aşağıdaki koşullarımın yeni başlayan zevktaşlarım tarafından mazur görülmesini, peşinen kabul edilmesini istiyorum.

- 18 yaşından büyük erkek veya kadın
- Tercihen daha önce BDSM ilişkisi yaşamamış, öğrenmeye açık
- Şehirler arası seyahat edebilecek.
- Sınırlara uyacak, medeni ve kültürlü, müşkülpesent olmayan
- Güven ve güvenlik için önceden yapılacak görüşmeleri lüks görmeyecek
- Alfa efendiye (Ben) saygıyı koruyacak, alfa efendiye efendilik ve küstahlık yapmaya kalkmayacak
- Alfa efendi ve kölenin plan ve programına uymaya gönüllü, beklemeye sabır gösterecek
- Bunun sosyal bir oyun olduğunun bilincinde olacak, dur deyince durabilecek
- Ana amacı cinsellik olmayan
- Buluşma öncesi gerçek kimliğini gizlemeye gerek görmeyecek
- Buluşma ve eğitim masraflarını kendi karşılayacak
- Reddedilse bile buna rıza göstermeyi göze almış, gerekirse bir defa ile yetinebilecek

Başvuruyu lütfen bu yayına cevaben yapmayınız. Aşağıdaki bilgilerle birlikte sabri.yilar@gmail.com adresine mail gönderiniz.

- Adınız (Başlangıç için takma isim olabilir)
- Yaşınız
- Cinsiyetiniz
- Nerede yaşadığınız, seyahat edebilirlik durumunuz
- Ne kadar süredir BDSM ile ilgili olduğunuz
- Fiili tecrübeniz olup olmadığı
- İşiniz ve benzeri yaşam şeklinize ve kültürel durumunuza ilişkin temel bilgiler

BDSM Hikayesi: İlk Teslimiyet - VII

Anahtarı yutması kolay olmuştu, minyatür bir anahtardı. Ancak kilit, zincirini bir arada tutmaya yetecek kadar sağlamdı. Zaten bu iş için çok iri bir kilit gerekmezdi.

Efendisi kadının yüzüne, yüzünün üst yarısını kaplayacak siyah bir örtü örttü, gözlerini de tamamen kapsayacak şekildeydi. Kadın beklemeye başladı.. Efendi kadının beklemediği şekilde bir hamle ile kadının dudaklarına yapıştı. Çok şiddetliydi. Bu bir öpme değildi, adeta dudaklarından bir tecavüzdü, daha çok emip de kanını emmek için uğraşır gibiydi. Kadın dudaklarını uyuşmuş, dişlerini sızlar halde bulmuştu. Ancak şimdiye kadar da hiç böyle güzel hissetmemişti.

Kadın efendisinin ilk şokunu atlatamadan göğüslerinin büyük bir kuvvetle sıkıldığını hissetti. Efendisi elleri ile kavramış bütün gücüyle sıkıyordu. Henüz buna alışmışken göğüslerinden yukarı doğru çekildiğini hissetti. Sıkılması mı daha çok canını yakıyordu yoksa çekilmesi mi, bunu bilemedi, zaten pek umurunda da değildi. Birer yağ torbası olarak elindeydi işte efendisinin... Bir süre sonra birini bıraktı efendisi. Bırakmadığını ise dibinden bir kendir, ısırıcı türde tüylü halatla sıktığını hissediyordu, halat batıyordu tenine. Aynı şey ikinci göğsüne de yapıldı.

Ne kadar süre geçtiğini bilmiyordu, ancak bir süre sonra göğüsleri çok hassaslaşmıştı. Efendinin göğüs başlarını parmakları ile ezercesine bastırmasıyla bu acıyı hissetti.

Bir yandan da aklı halen yuttuğu anahtardaydı. Çaresizlik ve endişe ile acı hissi birleşmişti.

Ayak bileklerini birleştiren zincirin aslında tek bir karabina (açılabilir zincir baklası) ile bilekleri birbirine bağladığını bacakları efendisinin çekmesiyle iki yana çekilince anladı kadın. İlk defa aklı başında bir efendi ile birlikte olmanın cahilliğini yaşayan kadın bunu pek düşünmemişti, zinciri bağlayacak, kilit dışında böyle bir şey olacağı aklına gelmemişti. Bu önlem kendisine veya duruma özgü değildi, efendisi yaşanabilecek tehlikelere karşı da daima bu tür önlemler alırdı. Kadın kendisini aptal gibi hissediyordu ve işin garibi bu durum çok hoşuna gitmişti. Efendisine karşı güveni düşünebileceği sınırların ötesine geçmişti, kendisine yapacağı her şeyi, her şeyi kabul etmeye hazır bir psikolojik durumdaydı.

Efendisi bacaklarını iki yana açılabileceği kadar ayırdı, hiç bu kadar ıslanmamıştı kadın daha önce, ıslaklığı yatak örtüsüne kadar akmıştı. Efendisinin etine girip çıkması çok ama çok kolay olmuştu. Bacaklarını daraltıp kadının omuzlarına kadar bastırarak devam etti efendisi, hızlı şekilde yüzündeki örtüyü çekti. Kadının gözleri zaten kapalıydı, efendisinin birkaç santimden gelen sert sesi "gözlerini aç" olarak kulağında çınladı ve anında açtı. Efendisi ile göz göze gelmişti, kendisine katı şekilde bakan gözünden başka bir şeyini görmüyordu, görmek de istemiyordu kadın. Sırtından tenine batmakta olan zincir baklaları ve göğüslerini ısırmakta olan halatlar acıdan çok zevk veriyordu. Efendi etine girip çıktıkça efendiye olan şükranını nasıl ifade edeceğini düşünüyordu. Kadın bu düşünceler içinde titredi, sıklaşan etini efendisinin organını saran ve hizmet için yaratılmış bir et olarak düşünüyordu.

Kadının boşalması göreceli olarak uzun sürdü. Bu süre boyunca efendi hiç durmamıştı, kendisi ile birlikte boşalmamıştı da. Kadın boşalırken gözlerini kapatmasına ses çıkarmamıştı efendisi.

Efendi bir süre sonra kalan zincirleri çıkarttı, kadının bedeninde giysi altı yerlerde küçük ezikler oluşturmuştu zincir halkaları.

Bundan sonra yaşanacak olanları, efendisinin kendisine daha neler yapacağını çok merak ediyordu, ne olduğunu bilmese de çok istiyordu bundan sonra olacakları, sınırlarını falan düşünmüyordu, her şeye hazırdı, ilk başladıkları zamanki endişeli kadın değildi artık...

4 Haziran 2015 Perşembe

BDSM Hikayesi: İlk Teslimiyet - VI

Endişe ettiği şeyler olmadı kadının efendisi (ki bu efendiyi artık kendi efendisi olarak benimsemişti) geriye döndü. Kadın halen bacakları mum gibi dimdik, elleri yastığında başın üstünde yatakta sırt üstü yatıyordu.

- Gözlerini kapat..

Gözlerini kapatmasını takiben efendi çantasından bir şeyler çıkardı. Kadın bir şeyler olacağını anladı ve çok geçmeden ayak bileklerine temas eden metalin soğukluğunu hissetti. Efendi ayak bileklerini zincir dolayarak birbirine bağlamıştı. Aynı soğukluğu dizlerinde hissetti. Belinin altından geçirilen zincir kadının belini sıkıyordu. En sonra bir klik sesi duydu. Efendi kadının yüzüne bir anahtar yaklaştırdı, bedenini saran zincirin bağlayıcı asma kilidine aitti bu anahtar. Kadının dudaklarına yaklaştırdı küçük asma kilit anahtarını. Hareket etmeye çalıştığında zincirin bütün vücudunu sardığını anlamıştı.

- Ağzında tutacaksın.

Kadın dudakları ile kavradı anahtarı. Ciddi şekilde uyarılmıştı, artık efendisinin yapacaklarına ek olarak o da istiyordu, arzu ediyordu bir şeyler yapılmasını. Kendini çok cesur hissetti bir anda ve kendisinin bile inanamayacağı bir soru sordu.
- Yutmamı ister misiniz efendim?

Efendi bu tür şeylere alışıktı, kölesinin havaya girmiş olduğuna sevindi;
- Şimdi senin bokunun içinde anahtar mı aratacaksın bana? Anahtarın yedeği yok.
dedi ve suratında bir tokat patlattı.

Kadının canı yanmıştı, artan adrenalin ile cevap verdi;
- Emrederseniz yutarım efendim. İsterseniz beni böylece bırakıp gidebilirsiniz efendim.
Bunu söylerken efendisinin yapmayacağını biliyordu ama yut dese yutmaya hazırdı. Hiç beklemediği bir şey oldu:

- yut anahtarı.

Önce bir yutkundu ve anahtarı yuttu. Aklını anahtardan uzaklaştırmak için çaba harcıyordu ancak nasıl açılacağına dair merakını yenemiyordu, efendisinin bir B panı var mıydı yoksa gerçekten kendini zayi edecekti de yöntem bu muydu? Bir süre sonra efendisine sordu.

- Efendim, bir şey sorabilir miyim? diye çekingen şekilde sordu?

- Hayır.

Bu cevap ile sustu ve birkaç saniye içinde kendinden geçti, nasıl olduysa birden aklından çıkmıştı anahtar artık bu cevap ile. Artık ilgilenmiyordu, konu tamamen efendisine aitti.


Önceki bölüm Sonraki bölüm