28 Mart 2018 Çarşamba

Umumi D/s Tatili

Bu ara işlerden güçlerden bunaldım. Mecburi ve can sıkıntısı olan durumlar dışında kölelerim kendine emanet. Süresiz bir süre boyunca.

15 Mart 2018 Perşembe

Finansal Kölelik



Fiili veya uzaktan beden ve ruhla oynama sanatının ruhsal tarafa yakın olan bu biçimini bunca yıldır ilk defa tecrübe ediyorum.

Kimseyle para ilişkisi kadar pis bir ilişkiye girmek istememekten mi? İşin muhasebesinin ipini ucunu kaçırma korkusundan mıdır bilmiyorum bu çekingenlik. Belki de bu işlere parayı karıştırmak veya bana "paranı vereceksin" demek çok anormal geldiği için de olabilir, belki de bundan hoşlanacak bir köleye veya kölenin buna uygun bir ruh haline denk gelmediğim için...

Güven ilişkisi için belirli bir miktarı hesabıma gönder, geri gönder yapmıştık zamanında bir kölemle, ama bu o değil.

Eski kölelerimden biri ile başladık bir ekonomik kölelik modeline. Onun çevresi ile durumunun buna kısmen olsa da uygun olması bunu uygulanabilir yaptı, D/s konusuna kendisini tamamen adadığını düşündüğüm bir dönemde sadece kaptırıp gittiğimiz bir sözlü fantezi yazışmasında geçti bu fantezi.

Ama sonra... Cinsel basınç (libido yükselmesi) altında hissettiği şeylerin bu basınç geçtikten sonra da hissedilmeye devam edildiği sohbetini yaparken bu konu tekrar açıldı. Bu tür modeller sadece efendinin başının altından çıkmıyor aslında, süsleye süsleye öyle cazip hale getirdi ki kendisi benim sadece teknik kısımlarının kurallarını oluşturmam yetti.

Finansal kölelik modeli uygulanan bir şey ancak gerçekleşme şekli kişiden kişiye değişiyor, kendisini bu türde efendi olarak tanımlayan bazı efendiler kölenin daha ilişki başlangıcı itibarı ile transferlerini talep ediyorlar ve bu miktarlar köleye göre kaldırılabilir ama (tek köleden ibaret olmadıkları için) toplamda yüksek miktarlar edebiliyor.

Çoğunlukla kadın efendi ve erkek köle ilişkisi bu şekilde kurulduğu durum sözkonusu ve bilinen "femdom" ifadesinin çağrışımı ile finansal dominans "findom" olarak tanımlıyorlar. Geçimlerini bu yolla sağladıklarını belirtenler de var. Erkek efendi olanlar kendilerini direkt olarak "Cash Master" olarak nitelendiriyorlar.

Tabi, bütün bunlar bu sürece başladıktan sonra detaylı girdiğim konular oldu. Geçmişteki yazılarımdan anlaşılıyordur. Belirli bir tanım, tür veya teknik yapıya ait olmayı asla sevmedim. "Bu iş böyle yapılıyormuş" diye ansiklopedik bilgi toplamaya asla çalışmadım. Ansiklopedik bilgi bir iki şeye yarar: "beceremediği ilginç gelen şeylere olan merakı gidermeye" ve "başkalarına ne kadar çok bildiğini kanıtlamaya çalışmaya". Burada bir sürecin risklerini araştırmayı bilmeyi ayırıyorum tabi. "Şu güzelmiş deneyelim" dediğim tabi oldu ama "kitabı buymuş, böyle yapalım hadi" hiç demedim. Çeşitli alanlarda bu tartışma vardır ama bu açıdan bu işin bir sanat olduğu görüşündeyim daha çok, bilgi değil. Görüşüm o dur ki; yapmak ve yaşamak, bilmekten daha önemlidir, az bilgi yaratıcılığı destekler, çok bilgi yaratıcılığı köstekler.

Peki biz nasıl yaptık bu finansal kölelik işini?

Öncelikle kölem çok yüksek veya düşük olmasa da maaşı olan ve geçindirme yükümlülükleri nispeten düşük olan biri. Bu konunun önemli olduğunu düşünüyorum, eğer böyle olmasaydı bu işi düzene koymak gerçekten çok zor olurdu.

Maaşını aldığında mecburi rutin ödemelerini (sigorta,kredi kartı, rutin birikim gibi) bana bildirerek kendisi yapıyor. Kalanı bana veriyor, bunu ilk denemede banka üzerinden denedik ama açıkçası sonradan özellikle maaş gibi bir meblağın transferinde böyle bir D/s oyuna maliyeyi de ortak etmek pek istemedik. Efendinin köleye fatura kesmesi falan gibi şeyleri gündeme getirecek komik bir konu olurdu bu...

Haftalık olarak kendisine hayatını devam ettireceği kadar nakit olarak bir harçlık veriyorum. İhtiyat olarak da bir nakit tutmasına izin veriyorum ama mecbur olmadıkça harcamamak koşulu ile. Çünkü bu nakitten harcarsa bu ceza olarak sonraki aya yansıyor ve rutin birikim hakkından düşülüyor.

Bu konuda en zor kararlar kredi kartı konusunda oldu. Bunun için haftalık bir limit tanımladık. Limit dahilinde harcama yapabiliyor, aşarsa yine ertesi dönemin biriktirme hakkından düşülüyor. Zorluk bunun muhasebesini detaylandırmakta oldu, çünkü provizyon var, taksit var, iş biraz karışık bu konuda. Çok şükür ki taksit konusu gündeme gelmedi, onu halen kurgulamış değilim.

Kölem kredi kartı ekstresi ve banka hesap durumunu ben istediğim zaman derhal bana raporluyor (teknik olarak bunlara benim online erişmem banka güvenliği nedeniyle zor).

Bazı toplu ve mecburi alışveriş ve ödemelerin yine izne tabi olduğunu ancak bu sistemin dışında tutulduğunu söylememe sanırım gerek bulunmuyor.

Burada bu modelde çok önemli bir kaç konu var.

- Bana gelenin aylık olması, benden verilenin haftalık olması ve nakit ve kredi kartı harcamalarının sonraki haftaya hiç bir şekilde devredilememesi. Bu çok önemli çünkü biriktirme ve karar verme özgürlüğünü ortadan kaldırıyor. Kendisine ait bir şey olmaması hissini tıpkı bir kölenin etrafına çizilen bir çemberden çıkma yasağında olduğu gibi sağlıyor. Bir merkezin var ve orada durmak zorundasın, bu çember köle iradesi ile genişleyemez. Bu konuyu "kölenin izin verilen birikimi" konusu ile karıştırmamak gerekiyor, o uzun vadeli hayat boyu bir birikim ve köle o birikimi zaten kolay bozulamaz bir hesapta tuttuğundan, harcama hakkını zaten kendi sınırlandırmış durumda. Yapacağı bu birikim gerçek bir cezaya konu oluyor. Bir anlamda dev ekonomik sistemin köleliğini de bu birikim ile yapıyor.

- Özellikle maaş teslim edilmesi konusu ve anı köle için en uyarıcı şeylerden birini oluşturuyor. Tasmasını götürüp efendisinin eline vermek gibi. Teslim ettiği sanki ekonomik bağımlılığı değil de bedeni ve ruhu.

- Teslim edilenlerin ve geri dönenlerin hesabını yapmak efendinin işi. Ancak yine uyarıcı olan ve gerçek teslimiyeti sınayan konu, efendinin bu ödenenleri asla geriye vermeyeceğinin peşin kabul edilmiş olması. Efendini vicdanı belki sadistliğinin ve hükmünün önüne geçer iade edebilir ama ne bir taahhüdü var efendinin ne de bunun için sorumluluğu.

- Harçlığın ne olduğunu ihtiyaçlara ve kölenin kendisine itaatine göre efendi belirliyor. İtaatsizlik veya efendiyi hoşnut edememe durumunda tıpkı bir tasma gibi çekiştirilebilecek ucu efendide bulunan bir sınır.

- Prensipleri açısından bakıldığında köle günlük hayatında da kendisini sınırlandırıyor ama daha da önemlisi, köle günlük hayatında maaşının karşılığı olan mevcut işini efendisine itaat olarak yapıyor. Günlük hayatında da efendisinin bir kölesi işi aracılığı ile. Bu ekonomik kölelik bilinen anlamda BDSM köleliği kavramından pek farkı bulunmuyor.

Bunları yapabilmek için sanırım iki şey gerekiyor ve o olduğu için yapabiliyoruz; kölenin zor durumda kalmayacağına dair efendiye duyacağı güven ve geriye verilmeyeceğini bilerek verebilecek kadar adanmışlık, çünkü köle burada parasını emanet etmiyor, o para zaten verildiği anda gitti, burada emanet ettiği bizzat kendi ruhiyatı ve devamlılığı.

Açıkça söylemeliyim ki bu şekilde bir ilişki özellikle kölemi adeta çıldırtmış durumda, günde herhangi bir anda ekonomik bir ilişkide ıslanabiliyor. Benim içinse kendime bir BDSM ilişkisindeki şekilde sınırlamamın, dur dememin gerekmeyeceği onun maddeleşmiş hali, çünkü asla onda kalıcı bir yara bırakmak istemem (kendi siparişi yoksa), ancak bu oyun onun etindensütünden yararlanmak gibi bir olanak yaratıyor ve bu da bence oldukça zevkli.








3 Şubat 2018 Cumartesi

Subspace Nedir?

Subspace, teknik bir terim olarak düşünüldüğünde alt-uzay gibi bir anlama sahip olmasına rağmen BDSM'de benim ilgisiz bulduğum bir anlama geliyor.

BDSM'de kölenin his durumunu kaybetmesi ile acı duyması gerektiği halde, sağlığını tehlikeye sokabilecek ölçüde acı verildiğinde bunu (yeterince) hissetmemesi, tepki vermemesi olarak biliniyor.

Bunun nedeni bedeni acıdan koruyucu olan hormonlar ile düşünsel isteğin birleşmesi, sanki lokal anestezi altındaymış gibi hissizleşmesi.

Kötü yanı da kölesinin bedenini ve davranışlarını dinleyen bir efendiyi köleye karşı sağırlaştırması. Efendi sağduyu (mantık) niteliklerine tamamen haiz değilse, sadece kölesini dinliyorsa gerçekten çok ciddi problemlere yol açabilir.

Bunu geçtiğimi ay yeni sayılabilecek sevgili kölem Sinem ile yaşadık. Hafif BDSM ısınma, ön sevişme sonrası gözler kapalı ve eller ensesinde bağlı olarak yatak hapsindeyken vajinasından bolca uyarılmış, içine birkaç tur girilip çıkılmış, göğüsleri vakum ile hassaslaştırılmış durumdaydı Sinem. Rastgele giriş çıkışlarım arasında yeni bir şeyler bekliyordu.

Beklediği şey ise çok geçmeden geldi. Gözleri bağlıyken bir meme başını sıkıştıran mandal canını acıttı. Bunu yapmamı beklemediğinden mi yoksa gerçekten çok acıttığından mı bilmiyorum, hemen gevşettim. Birkaç derin nefes aldıktan sonra tekrarlandı mandal. Bu sefer dudaklarını ısırmış bekliyordu. Kısa bir süre içinde ikinci meme başında diğer mandalı hissetti. Derin bir nefeste dudaklarına bir öpücük kondurma mecburiyeti hissettiğimi söylemeliyim.

İlk dakikada canın acısını dudak ısırması ve yüzünün şeklinden anladığım Sinem'e kendini kasmasından dolayı zorlaşan giriş çıkışlarım ilk sertliğini kaybetmeye başladı. Bir süre sonra artık mandal yokmuş gibi hissetmeye başladı. İnadına ikişer mandal daha koyup elimle de mandalları çekiştirerek, sonra da yüz üstü yatırıp ittire kaktıra devam ettim girip çıkmaya, iyice gevşemişti ama her türlü eziyet vermesi gereken mandalları umursamıyordu bile.

Randevu sonrası çıkarken benim meme başlarıma yapıştı birden ve sıktı, "nasılmış bakalım?!" diyerek. Ben halen düşünüyorum, çaresizlikten mi kendini bırakmıştı, gerçekten mi hissetmiyordu yoksa başka bir şey mi? diyerek.

Meme başlarım iki gün acıdı bir sıkmayla, bir kölem bunu tekrarlamaya çalışırsa artık sanırım ceza olarak mandalla yetinmem...



31 Aralık 2017 Pazar

Mutlu Yeni Yıllar

Bu yıllar ne kadar hızlı geçiyor böyle. Hani yaşlanmasak umurumda olmayacak.

Gelmiş geçmiş bütün kölelerime (fiilen ve gıyaben) ve blog takipçilerime mutlu güzel bir yıl dilerim.

28 Kasım 2017 Salı

BDSM ve Ağız Bakımı

"Bu adam bir süredir yazmıyor, bu işi unuttu herhalde, baksana ağız bakımı falan, Watsons takılıyor" diye düşünen varsa şimdiye kadar neden yazmadım dediğim bir konu olduğunu belirteyim.

Yok, öyle oral için ağız temizliği falan değil. Tamam oral için ağzı, anal için kıçı temiz olacak, öyle her yere sokmam ben aleti, ama demem o değil.

Diş fırçalarının sapı gerçekten çok uygun bedene girmeye, yuvarlanmış esnek, steril, yeterli uzunlukta. Fırça kısmı yeterince uyarıcı. Ancak bir de diş macunu konusu var ki, adeta çıldırtır, taze zencefil bile o kadar o kadar olamamıştır (Birden fazla tecrübe ile sabit). Ancak öğrendiğim şudur ki, her marka herkese uymaz ama uyduğunda ciyaklamalar tadından yenmez :-)

Önce hafif ince bir tabaka ile başlanır hanımefendinin vajinasına. "Lütfeeen, yanıyooor" sinyali alındığında bir tur ıslak mendil ile temizlenir, hava ile irtibat acayip bir serinlik getirir. Bir süre daha devam eder etkisi, beklenir. Alerijk bir durum olmadğından emin olununca köleye şöyle bir sert bakılır. Asıl etki ikinci dalgada olur, bu sefer bolca sürülür ve hatta parmakla içeriye, klitorise falan taşıra taşıra... Köle ne hissedeceğini artık bilmektedir, genellikle birkaç defa yutkunur, öncekine göre uzunca kalacağını hata tekrar tekrar takviye yapılacağını bilir çünkü. Eğer efendi Sabri ise anal'a da çalışılacağını bilirler.

Diş macunu yalnız başına bir işe yaramaz, diş hekimleri hep söylerler. "Asıl etki diş fırçasının yapacağı mekanik etkidir" derler. Evet tecrübe ile sabit diş fırçasının önce sapı deliği esneterek hafifçe içeri girer. Çıkış ve girişler sonrasında artık bir süre sonra çok da fark edilmez olunca artık sıra fırça kısmının girebileceği düzeye gelmiştir. Arada temizlemekte yarar olduğunu söylemem sanırım ki gerekmeyecektir, her yeni başlangıç yeni bir heyecandır.

Burada artık lastik (lateks prezervatif) takıp diş fırçasına eşlik etmeye sıra gelmiştir, ama burada efendinin serbest girişi asla denememesi önemli. Diş macunu anti-spermisit olmadığı gibi kölenin iki bacağını iki tarafa gerip içine dalmak gibi bir sorumluluğu taşımaktadır, bunu canı istemelidir, diş macunu bu konuda caydırıcı olmamalıdır.

Bir süre sonra köleniz bütün tüpü içine sıksanız hissetmeyecek hale gelecektir.Burada biraz teknolojiye ihtiyaç olacaktır: Elektrikli diş fırçası...

Başlangıç için klitoriste o fırçanın titreşimi köleyi baştan çıkaracaktır ama genişliğine uygun fırça olduğunda efendi ile kölenin bütün halinde bir eğlence aracı olacaktır. Bundan sonrasını blog okurlarının hayal gücüne bırakmayı tercih ediyorum. Yalnız uyarmakta yarar var ki; kendinizi kaptırıp macun tüpünün kapaksız olan tarafını asla içeri sokmaya çalışmayın, sivri kenarları tehlikelidir.

9 Kasım 2017 Perşembe

Çıplak Savunmasızlık

Bir efendinin karşısında her dediğini yapmak üzere emirlerini beklemek, cinsellikle direkt ilişki kurmadan karşısında çırılçıplak durabilmek. Ama nedense (!) cinsel olarak sonuna kadar (kimisinin  deyişiyle "feci şekilde", kimisinin deyişiyle "boku çıkana kadar") kullanılmak cazip geliyor kölelerime. İlk buluşmada dahi aşağıdaki emirlerimin yadırgandığını görmedim henüz;

- Yüzünü duvara dön ve bacaklarını omuz hizasında aç
- Külotunu ve sutyenini görmek istemiyorum, çıkart onları
- Sana ne yaparsam yap, ne kadar kapamak istesen de gözlerini gözümden ayırmayacaksın

Çok klişe gelebilir ama cinsel uyarımın koşulsuzlaştığı bir konumdur BDSM. Bir sub için ilk defa yapıldığında rahatlatıcı bir etkiye sahip olmakla birlikte endişeyi ve heyecanı birlikte taşımayı sağlar.

Biraz kaşarlanıldığında "yapamazsın ki" dedirtip efendiyi kontrollü şekilde azdırmayı öğretir. Ama her durumda efendinin iki dudağının, beyin kıvrımlarının arasından çıkacak şeylerin uygulayıcısı olmanın zevkine erdirir.

17 Eylül 2017 Pazar

Garip Şeyler Yapmak

Pek çok kişinin heyecanlı bulmasına karşılık eylemlerini garipsediği, sadece "efendinin bir bildiği vardır, ona uyayım" düşüncesi ile katıldığı "acayip ve garip" bir şeydir BDSM.

Aday bir kölenin genellikle "ben ne yapıyorum burada?" diyebileceği ama hissettikten sonra "su çok güzel hadi gelsene" diyebileceği bir şeydir.

B-Peki bir aday kölenin bu işten zevk alabilmesi için neler gereklidir? Nasıl olması gereklidir? Bu konuda istatistiksel bazı "reel" ölçütler çıkarabilmiş olarak düşünüyorum kendimi.

Öncelikle cinselliği yaşamış olması gerekiyor. Bunu bir cinsellik girişi olarak yaşamanın çok sağlıklı olmadığını defalarca defalarca gördüm, her seferinde yanılabiliyor olabilir miyim diye düşündüm, toleranslı oldum ama her seferinde haklı çıktım. Evet...

(1) Cinsel deneyim gerekiyor, bakire bir köle olamaz. Her ne kadar anal ilişkileri olmuş olsa da..
-----
Yaş, evet, 18 yasal bir sınırdır ama bu makul bir yaş mı? Tecrübeler gösteriyor ki Türkiye'de 18'inde cinselliği yaşayamamış çok kişi var, hele ele BDSM'ye varmaya daha da 8-10 yıl lazım.. Bunun için yaş sınırımı koydum.

(2) Evet, yaşın (Türkiye koşullarında) en az 26-28 olması gerekiyor. Bunun altındakiler lütfen kusura bakmasın, onlar da çok değerli birer insan ama BDSM biraz daha "kart" olmayı, belki umarsızlık gerekliliği nedeniyle gerektiriyor.
-----
Alternatif bazı cinsel ilişki modellerini denememiş olmak cinselliği sadece bir zaman kesidi içinde penis ile vajina arasında sinirsel uyarım olarak görmek BDSM için yeterli olmuyor. Biraz cesur olmuşluk, biraz fantezi yapmışlık gerekli. Belki birden fazla eş ile (farklı zamanda da olsa), belki bir hemcinsin ile, veya en azından anal ilişki olarak "farklı ve alışılmamış" bir şeyler yapmış olmak, bunlar BDSM formunda olmamış olsa bile gerekli.

(3) Daha önce cinsel rutinden (vanilya ilişki) farklı bir şeyler denemiş, en azından sürekli hayal ediyor olmak, fantezilerini bunlar çerçevesinde kurmak gerekli. BDSM için ön önemli motivatör ve gerçekleştiricilerden biri istek ve koşulsuz ilgidir.
-----
Acayiplik arayışı, gizli de olsa olmazsa olmaz... Çünkü bu şekildeki fikirlerin eyleme geçebilmeleri tarafların bunların yapılabileceğine ilişkin kesin kabulleri üzerine kurulu. Eğer bunlar garip şeyler olarak algılanacaksa hayata geçmeleri hiç bir zaman mümkün olmayacaktır.

(4) Eğer olacakların anormal olduğuna dair fikirlerinize daima boyun eğecekseniz ve bunların aşılmasının partnerin anlayışı ile olacağını düşünüyorsanız şansınızı çok azaltmış olursunuz, eğer bir sub (köle) olacaksanız dahi bunları normal kabul etmeniz kaçınılmaz bir şarttır.
-----
Beni köle kabulüm için en makul olan şartların bunlar olduğuna artık daha eminim. Kurbağa öperek prens çıkmasını bekleyen kızlardan farklı olarak artık kurbağa öpmek için bazı şartların makul olduğuna kanaat getirebildiğimi düşünüyorum.

26 Nisan 2017 Çarşamba

Emir Vermenin Dayanılmaz Lezzeti

Bir emir vermek, koşulsuz olarak yerine getirildiğini görmek, sadece o bedenin değil, onun kontrolünün de size ait olması hissini verir. Bir yemek yemeğe benzer emir ve itaat oyunu. Her emirle ondan bir çatal alırsınız, yavaş yavaş acele etmeden. Emrin yerine getirildiğini görmek ise o lezzeti dilinin ucunda, onu çiğnerken ve boğazından aşağı kayıp giderken hissetmeye benzer.

Zor olanı veya göreceli olanı istediğinizde gösterilen çaba size efendiliğinizi hatırlatır. Mesela zaten açık olan bacaklarını daha da açmasını istediğinizde muhtemelen sınırda olacaktır ama yeterli olması için gösterilen çaba buradaki lezzetli meyvedir, ister başarılı olsun isterse sırf çabadan ibaret kalsın. Onu, sürekli olmaya zorlandığı hanımefendi kalıplarının dışına çıkmaya zorladığınızda onu bir araç gibi görmeye başlayabilirsiniz artık. O bu özgürlüğün tadını aldığında emirleriniz ona bir hediye gibi gelmeye başlayacaktır. Size ise bu lezzetlendikçe lezzetlenen yemeği yemek kalacaktır. Ama sofra adabına uymak koşulu ile;

  • Ağzınızı şapırdatmadan
  • İmkansızı istemeden
  • Onun ne hissettiğini sürekli dikkate alarak
  • Arada adabına uygun ceza vererek
  • Arada bir ödülünü vererek
Diğer bir güzelliği ise tıpkı karşı tarafın hissettiği bir hafiflik benzeri bir hisse ulaşmanızdır. Size naz etmeyeceği kesindir, istediğiniz her şey (sınırlarınız dahilinde önceden anlaştığınız) elinizin altında olacaktır. İşin sadece cinsellik bölümünde bile penisinizin ucunca alacağınız tat herhangi bir cinsel ilişkiden fazla olacaktır.

21 Nisan 2017 Cuma

Emir Almanın Dayanılmaz Hafifliği

Ben çoğu sub kadının bu nedenle sub olmayı tercih ettiğini düşünüyorum. Özellikle cinsellik konusunda sorumluluğu ve atılacak adımları karşı tarafa yıkmak (!) işin stresinden kurtarıyor.

Başka bir deyişle; "Sen ne istiyorsan yap, günahı sende...". Biraz doktora kendini emanet etmeye benziyor. Güvendikten sonrası kolay iki taraf için de. Master, efendiliğine şüphe düşürmemek için dengeli gider, sub yapacağı her şeyin, kendisi ile ilgisi olmadığını düşünür...

ve tabi olaylar gelişir...

Efendinin sesi (ES): Köşeye git duvara yüzünü dön, ellerini kaldırıp duvara daya, öyle duracaksın...
Sub'ın iç ses (SİS): Nasıl olsa herkesin yapabileceği bir şey bu, yapalım bari...

ES: Külodunu indir..
SİS: E ne olmuş ki? Üzerimde eteğim var.
ES: Arala bacaklarını..
SİS: Evet bu da güzel... Havadar..

ES: Biraz yukarı çek,
SİS: Evet bana mini yakışıyor zaten..

Sonrasında hassas bir dokunuşla tutulan ve birden bırakılan nefes. Hızlanan kalp atışları... SİS: "Efendimm, lütfen, ne uygun görürseniz onu yapın ama evet, evet orası."

ES: Sus çok konuşuyorsun..
SİS: Mmmm, mmm, bööyle iyimiii?
Sütyen düşer...

ES: Önünü bana dön ve ellerini ensende bağla...
SİS: Ama bu kadarı fazla değil mi?
Poposunda patlayan bir şaplak ile kendine gelir.
SİS: Ayyy, çok acıdı ama değdi... Emredersiniz efendim, derhal.

Bu kadar mı kolay olabilirdi? Evet aslında bu kadar kolay.

10 Nisan 2017 Pazartesi

Gor Köle pozisyonları

Gor hikayesinin bir gerçeği var. BDSM ve köleliğin lezzetli derinliklerine inebilmiş olması.

O kadar ki, hayal gücününü bile esir almış, kendisinden başka bir hayale neredeyse yer bırakmıyor.

Bu yazıda sık bilinen Gor köle pozisyonlarını, benim için ifade ettiği anlam ile yorumlayacağım. Gariptir ama pozisyonlardan bazıları egzotik bir dilde anlatılırken bazıları da doğrudan İngilizce verilmiş gitmiş. Genelde yayınlandığı halini temel alacağım.

Köle duruşlarının ortak bir yanı varsa o, emre amade olunuşudur. Bir soru varsa o da "hangi emre?" amade olunduğudur. Gor efendileri pek de konuşmayı sevmiyor olmalı ki duruşun adını söylemeleri kölenin o duruşu alması için yeterli görünmüş Norman amcamıza.

Pozisyonlardaki canlı manken Krista, kendisinden izin istedim figürleri yayınlamak için ben izin beklerken o daha da fazlasını, kendi resimlerinin linkini verdi. Bu konu ile ilgili detaylara www.goreancampus.com adresinden erişebilirsiniz.

Bu site Second Life içinde böyle bir hayat formunda olsa da mankenimiz gerçek.

NADU

Nadu biraz uzak doğu kültüründen esinlenmiş duruşlardan biri. Yogilerin duruşlarına veya Japon kültüründeki dizüstü oturuşlarına benziyor. 

Resimde olduğundan farklı olarak eller dizlere konulmuş değil de yukarı, efendiye bakar şekilde avuçlar açık durası daha uygun.





NADU (Bracelets/Kelepçe)

Nadu'nun kelepçe duruşu şeklidir. Eller iple, zincirle bağlı veya kelepçeli olabilir ama bunlara ihtiyaç olmadan kölenin efendisinin sanal bağı ile onları arkasında tutuyor olması teslimiyet için daha uygundur.








TOWER

Tower (İng. Kule) duruşunun neden bu ismi aldığını sormayın lütfen. Bu duruş yine uzak doğu savaş sanatlarında ayakların üzerine dikili olarak durulan "Kiza"duruşuna benziyor.









TOWER (Bracelets/Kelepçe)


Tower duruşunun eller arkada bağlı şekli. Bu duruş bana daha cazip göründü düz olanına göre.










OBEISANCE

Her ne kadar bildiğimiz secdeye benzese de çeşitli kültürlerde çeşitli anlamları olan bir duruştur. hürmet ve saygı ifade eder.










OBEISANCE 2

Açıkçası önceki Obeisance pozisyonu ile ilgisini ben de çözemedim. Saygıdan, hürmetten çok direkt, "yerde yüz üstü yatış" denilebilir. Vücudun, özellikle hafif bacak açıklığı ile kalça kısmını seksi gösterdiği söylenebilir.

Ellerin duruşu yukarıyı, muhtemelen efendinin istikametini gösteriyor. Bu duruşun biraz farklı gibi görünen ama tamamen farklı bir algıya yönelik halini ayrıca göreceğiz.





BARA



Bu pozisyon aslında sıralamada buradan önce yer alması gereken bir pozisyon. Bu pozisyonun olmazsa olmazı ayakların duruşu. Resimde ayaklar tesadüfen üst üste atılmış değil. Pozisyonun özünün bir parçası ayakların böyle duruşu.

Aynı zmanda konforsuz bir yatış pozisyonu olması nedeniyle bir cezalandırma duruşudur.


BELLY

Belly İngilizcede Göbek demek. Duruş göbek üzerine yatış resimden de görüleceği üzere.

Bu duruşu sanki yukarıda gördüm diyorsanız, Obeisance 2 olan pozisyona benzediğini söylemek mümkün, ellerin duruşu farklı. Önceki Obeisance duruşundakinden farklı olarak aşağı salınarak tamamen teslim olmuş bir beden görüntüsüne odaklanmış.




SLAVE BOW

Slave Bow, duruşu da eylem öncesi duruşlardan biri. Bu duruşu takiben bir şeylerin geleceği belli ve köle de buna hazır.

Eller vücudu taşıdığı için daha savunmasız bir algı yaratır.

Boyun bütün vücutla birlikte sunulur durumda olması ve bakışların hedefli olmaması efendiye karşı koşulsuz güven işareti oluşturur.




LEADING

Öne eğilme pozisyonudur. Saçların aşağı sarkması ve görüşü kapatması tipi k bir özellik oluşturur. Bu nedenle "Hair" pozisyonu, yani saç pozisyonu da denir.

Resimdeki manken normal daha dik durmaktadır. Pozisyonun normal halinde bel tam olarak 90 derece öne eğilmiş durumdadır.

Ellerin arkada bağlanması da kritik bir niteliktir.



SUBMISSION (Teslimiyet)

Elleri yukarıda tutmanın ne kadar zor olduğunu görmek isterseniz Efendi Sabri'nin bu cezasını tadın derim.

Eller bedenden uzaklaştırılmış halde olduğu için beden üzerinde efendinin yapacağı herhangi bir müdahaleye de izin verir. Özellikle tasmanın takılması için uygun bir pozisyondur, bundan dolayı Tasma pozisyonu (Collar Position) olarak da bilinir.



EXAMINATION 

Muayene/sınav pozisyonudur. Kölenin bedenini iyi şekilde sergileme biçimidir aynı zamanda. Koltuk altı temizliğinin ve vajinal temizliğinin tam olmasını gerektirir.

Ellerin ensede arkada bağlanmış olması, ayakların bir omuz genişliğinde açılmış olması duruşun olmazsa olmaz kriterlerindendir.





KNEEL TO WHIP

Bir ceza pozisyonudur. Özellikle kamçılanmak üzere alınan bir pozisyondur. Yüzü ve bedenin ön kısımlarını muhafaza eder ama sırt ve bel üstü açıklığını sergiler.

Kolların içeriye doğru toplanmış olması pozisyonun "Obeisance" pozisyonundan önemli bir farklılığıdır, zira vücudun üst kısmının yerden bir miktar yukarıda kalmasını sağlar.




SULA

Efendinin kendisini kullanması için bir genel sunum pozisyonudur.

Bacakların olabildiğince açık olması, vajinal müdahalelere olanak sağlar. Bu açıklık genellikle resimdeki mankenin aralığından daha fazladır.






SULA KI

Belin yerden kaldırılmış olduğu Sula pozisyonudur. Amacı seksüel kullanım için vajinanın efendinin uygun hizasına yükseltilmesidir.

Ayak parmaklarının ucunda yükselmiş ve kasılmış olunan şekli efendi için bir özlemin ve davetin işaretidir.






SHE SLEEN

Tipik dört ayak üzeri duruştur. Evcil hayvan fantezileri ile ilişkisi olduğunu düşünmekle beraber bir emekleme duruşu oluşu doğallık katmaktadır.

Pozisyonun cazibesi sanırım kalça ve vaijna hizasının işlevsel bir yükseklikte bulunmasıdır. Kölenin hem anal hem de doggy vajinal kullanımları için uygundur.




SLAVER'S KISS

Hem kullanım hem ceza için uyun bir pozisyondur.

Özellikle efendiyi görmeyi engellediği ve vajinal/anal kullanıma uygun olduğu için birden fazla efendinin olduğu, orta malı gösterileri için uygundur.



LESHA


Nadu pozisyonuna çok benzer, neredeyse tek farklılık başın yana çevrilmiş olmasıdır. Bu pozisyonun Nadu'dan tek farkının amacı tasma takılması için başın boynu açık bırakacak şekilde olmasıdır.






WHIP

Basitçe, cezalandırılma ve aşırı uyarılma pozisyonudur. Eller yukarıda efendinin emri ile bir arada tutulabileceği gibi, bir yere asılmış da olabilir.

Köle yeni ise ve eğitimin başında bulunulduğunda "hoş geldin" amaçlı kırbaçlanması için ideal bir pozisyondur, çünkü köleye fazla bir iş bırakmaz.


25 Şubat 2017 Cumartesi

Efendilik, Kölelik ve Maddi İlişkiler

En tehlikeli şeylerdendir dünya malı, insanlar birbirini bile katledebiliyor para için.

Demişler ya "varlığı bir dert, yokluğu yara".

Efendi köle oyunlarında bir enstrüman olabiliyor para. Köle'nin her şeyiyle ait olması kavramını, bütün geliri ve maddi varlığı ile efendiye ait olması bütünlüyor. Köle tarafında istismar edilmenin zevkini, efendi tarafında etinden sütünden her şeyinden yararlanmanın keyfini oluşturabiliyor.

Kölenin maaşını efendisine getirmesini, efendinin onun adına onun ihtiyaçlarını karşılamasını düşünsenize... Deli gibi emek harcanan bir profesyonel yaşamı dolaylı olarak efendiye vakfetmek... Efendisi çatır çatır zevkini çıkarta çıkarta yesin diye ona getirip emeğini teslim etmek. Kölenin aylık kazancının önemli bir yüzdesini her ay efendinin hesabına aktarmak... Her dakika her saniyeyi efendinin keyfine hizmetle geçirmek. Tamamen çıplak, elbiseleri de dahil kaderini onun eline vermek.

Eğer kölenin birikimi varsa bedenini canını emanet ettiği efendiye ömür boyu birikimlerinin, belki binlerce lira belki milyonlarca liranın idaresini vermek çok da anlamsız değil. Hayat bile teslim ediliyorsa.

Açıkçası bunu bir defa Ezgi ile tecrübe ettim ama tadımlık oldu, sağ olsun tereddüt bile etmedi. Sadece denemek içindi, her kuruşu masrafları da üstlenerek iade ettim, ama biliyordum ki iade etmesem hiç fark etmeyecekti ve  istesem arabasını bile devredecekti. Bu his bile çok hoş.

Aslında orospuları da bir ölçüde anlamaya başladım böyle bir düşünüşte :-)

Ancak kesin söylüyorum; kesinlikle iyi tanımadığınız birine efendi diye paranızı teslim etmeyin, millet para için neler yapacağını şaşırdı...




15 Şubat 2017 Çarşamba

Sert Hareketler

BDSM ile sert ilişkinin arasında doğrudan ilinti kurulmasını pek hazmedmemişimdir genellikle. Son zamanlarda biraz esneklik hisseder oldum bu konuda, umarım bu efendi olmamda ve sadizmimde yumuşamaya neden olmaz.

Sert ilişki aslında BDSM'ye bir giriş, bir özlem olarak yerini bulabilir. Bu tıpkı BDSM'de olduğu gibi sıradanlıktan veya hissel yoksunluktan bir kaçış, bir kurtulma olarak değerlendirilebilir. Kendini birinin ellerine teslim etme, güven hissetme ihtiyacına cevap vermenin yanısıra yaşayamadığı, hissedemediği bir hazzı almasına aracı olabilir.

BDSM hem heyecan hem de duyusal olanaklar bütünüdür ve inanılmaz bir çeşitlilik içerir. Bu sırtüstü yatıp bacaklarını başının iki yanına kadar alıp vücudunun alev alev yanan ve kayganlaşmış ıslak bölgelerini karşısındakine sunan bir kadının kaba kuvvetle eze eze içine dalınması da olabilir, o bedeninin o durumda gözleri bağlı "ne zaman, ne yapılacak bana" merakı içinde bekletilmesi de olabilir. Bunların sıradan geleceği bir kadına yapılacak muamele ise söylemediği ve hatta henüz keşfetmediği beklentilerine cevap verecek gizemli şeyler de olabilir. Böyle bir durumda efendiye karşısındakinin tadını doya doya çıkartmak düşecektir.

18 Ocak 2017 Çarşamba

BDSM'de Kişisel Keşifler: Dikkat Ayrımı

Kölelerin hoşuna gidiyor mu bilmiyorum ama benim hoşuma giden çoook keyifli bir keşfim oldu. Kölem cinsel özelliği olmayan rutin bir işle uğraşma emri altındayken cinsel veya BDSM uyarıma tabi tutmak.

En basit hali bir kitabı sesli olarak okutmak ve bu sırada köleyi cinsel olarak uyarmak. Sesinin değişimi benim için çok güçlü bir bir uyaran oluşturuyor. Ancak bu deneyimin en hoş yanı kölenin ana görevi, mesela kitap okumayı kesintisiz yapmak zorunda olması.

Okuduğu metindeki kelimelerin zevk ve uyarım ile değişimi mükemmel bir uyum sağlıyor. Cinsel uyarımın yanında sadistik şekilde tensel uyarım konuyu cinselliğin ötesine taşıyor. Metin dışında kelime üretmesi asak olmasına rağmen ağzından kaçan ve metne dahil olmayan sözcükler sorgulandığında, "bir şey mi duydum?" sertliğinde ve cevabı sadece "Hayır efffffendim, emrettiiiğiniz gib, metniiiimi okuyoruuoohhhuummmm..." olabilecek bir ruh durumu bir efendi için de bir nirvana oluşturuyor.

Görev mutlaka bir kitap metni olmak zorunda değil, mesela bir görev verin, mutfakta yumurta çırpmak gibi, Yumurtanın tavana sıçramasının doğal bir şey olduğunu göreceksiniz...

Arada bu bahane ile canını ciddi acıtacak şeyler onu rayına getirecektir, bunu bacak aralığından yere damlayan sıvıdan anlayabilirsiniz.


22 Kasım 2016 Salı

Kapak Ressamı Aranıyor

"Master of Mileania" (Bin Yılın Efendisi) isimli kitabımı uzunca bir süredir köşede tutuyorum, yayınlasam da biraz bu işten para mı kazansam diye düşündüğüm oldu. Ancak şu da var ki bir kitap yayınlayıp kimliğimi gizli tutmak Türkiye gibi bir yerde gerçekten zor. E-kitap bile bir sancı. Benim gibi ticari her girişimi sorunlu olan biri için bu iş daha da zor.

Sonunda karar verdim, yazmış olduğum bölümleri web üzerinde açık olarak yayınlayacağım. Zira maddi bir beklentim yok.

Ancak bir sıkıntım var ki, o da kapak resmi bulamıyor olmam, biraz "goth" ve "fütüristik" bir kapak resmi düzenleyecek, yetenekli, tercihen köle olan birini arıyorum. Yalnız ücret falan vermeyeceğim, kapağı beğenirsem yayınlarım, beğenmeme zalimliğini de kolayca yapabilirim. Hatta tekrar tekrar yaptırtıp dominasyonun bir yöntemi olarak da kullanabilirim.

Var mı öyle yetenekli, hayalgücü kuvvetli resim yeteneği olan bir köle? Lütfen buraya "Adsız" olarak yorum belirtmeyin, direkt e-mail adresim sabri.yilar@gmail.com adresine aday olduğunuzu belirten mail gönderin. Hedefim soldaki resim tadında bir resim, canlı fotoğrafik çalışmaları pek beklemiyorum ama prensip olarak yaratıcılığa açığım.

Öncesinde bir kölelik sözleşmemiz olur, sonrasında örnek resimler üzerinde çalışırız. Benim pek ümidim yok ama yine de fikri ortaya atayım, kim bilir?

12 Kasım 2016 Cumartesi

7/24 Muleta

"Bu nasıl bir başlıktır" diyen olabilir, burada Muleta'nın potansiyel bir kölem olması ip ucunu verirsem 7/24'ün bir sıfat olduğunu fark edecek olanlar olacaktır.

Daha önce kölelerime zaman zaman "gün içinde herhangi bir zamanda" yerine getirmelerini istediğim emirlerim oldu. Ancak bunu bütün günü için isteyen biri ile ne diyeyim, ilk defa karşılaşmıştım.

Köleliği çok kısa sürdü, ilk birkaç gün ısınma sürecinden sonra bir gece sadece. O gece de benim klasiklerimden olan "cinsel anlamda teslimiyet" ve tabuların yıkılması konulu geceydi.

Öğrendiğim bir konu benim cinsellik ve grinin 50 tonu tipi bir adam olmadığım halde aslında 7/24 efendilik standardında da bir adam olmadığım oldu.

7/24 nedir?

Bu 7 gün 24 saat demek aslında. Haftanın 7 günü, günün 24 saati mutlak itaat, BDSM teknik jargonunda 7/24 güç değişimi (7/24 Power Exchange).

Köle yatar kalkar, köledir, bunun dışında bir hayat şekli yoktur. Bir fantezi teşkil etmez aslında bu yaşam biçimi, direkt olarak bir ruh halidir.

Muleta da bu gereksinim içindeydi, kendi ifadesi ile zaman zaman ona yazıp, istediğim zamanlarda onu kullanmam ona yetmiyor, bu daha çok onu bir sokak köpeği yerine koyamama benzetiyordu bunu, o evcil köpek olmak istiyordu, sürekli baskı altında.

Ben BDSM konusunda kararlı bir yapıda olmama rağmen aslında cinsellikle de ne kadar iç içe olduğumu fark ettirdi bu yaklaşımı.

Kölelik standardı o kadar yüksekti ki, daha ilk geceden benim "tabusal baskı" aracım olan cinsel ekspozasyon ona az bile gelmişti. Bu kadar çabuk teslim olmuş olan bir köle adayı daha hatırlamıyorum.

Ancak ne kadar hızlı adapte olduysa o kadar da çabuk bıraktı bu işi, saygılı bir köle olarak azadını istedi. Daha sonra kısaca yazıştık, kendisinden bu yazıyı yayınlamak için izin istemek için, sanki bir şekilde tekrar havaya girdi ancak yine koptu, ne istediğini bilen ancak çok da kararlı olmayan bir izlenim verdi açıkçası.

En zor anlayabildiğim ruh hali oldu bu benim için şimdiye kadar. Onun açısından baktığımda, aslında işsiz güçsüz olsaydım, hayatımı dolduracak başka bir şeyler olmasaydı, hayatımda vakit ayırmam gereken insanlar  var olmasaydı acaba BDSM havuzuna kendimi bu kadar sürekli ve bu kadar geniş şekilde nasıl salardım. Bana bile zor görünüyor bu şekli. Umarım aradığını bulabilir.

İş hayatı, günlük kişisel hayat derken hakikaten 7 gün 24 saat dominant kalmanın ne kadar zor olabileceğini de kavradım. Kendimi sorguluyorum acaba artık BDSM nosyonumu kaybetmeye mi başladım diye. Eskisine göre tecrübem fazla ama sanırım enerji konusunda artık o kadar savurgan olamıyorum gibi.

Çok daha uzun yazabilirdim, klavyeme geldikçe yazıyorum şimdi. Hadi burada keseyim bari, biraz farklılık olsun...

15 Ekim 2016 Cumartesi

BDSM'de Kişisel Keşifler: Hassas Uçlar

Bu gerçek bir oyun (zamane internet gençliğinin deyişiyle "reel"). Genelde BDSM randevularımın bir parçasında uyguladığım bir şey.

Köle, tamamen çıplak olmak üzere sıkıca streç film (cling film) ile döne döne sarılıyor. Baş ve boyun bölgesi hariç. Bu pozisyona mumyalama da deniyor ve zaten bilinen bir BDSM durumu. Sarma işlemi sırasında düşüp devrilmemesine dikkat etmek gerekiyor çünkü bu şekilde dengeyi kaybetmek çok kolay ve düşerken kendini koruyacak kollar da sarılı oluyor. Eğer köleniz sizden iriyse bunu denemeyin derim veya alternatif bir sarma yolu bulun.

Bu sarma sırasında kölenin vücudunun kuru olmasına ve sağlık açısından da kan dolaşımı konusunda sıkıntı olmamasına dikkat edilmesi gerekli. Eğer ayaklarda veya boyunda soğukluk, morarma hissedilirse derhal durmak ve filmi kesip açmak gerekli. Eğer köle bir yerinin uyuştuğunu söylerse de bu durum önemli. Bundan dolayı kölenin konuşmasını engelleyecek bir şey olmamalı ve safe word mutlaka kullanılmalıdır.

Tamamen sarılı ve hareketsiz durumdayken kölenin göğüs uçları dışarı çıkabilecek şekilde göğüs kısmından dikkatlice kesilerek açılır ve streç filmde 2-3 cm'lik iki delik yapılır.

Bundan sonrası göğüs uçlarının küçük vurmalarla uyarılmasından ibarettir, ben en etkili yöntemi parmaklarla küçük fiskeler vurmak olarak buldum. Bu uyarım köleyi adeta çılgına çeviriyor, sarılı olduğu için hareket kabiliyeti kısıtlı da olsa çılgın şekilde kıvranıp durması bunun etkisinin açık bir göstergesi. Ne kadar devam edeceğiniz sizin insafınıza kalmış. Mandal vb. biraz fazla durağan kalıyor. Bunu etkileşimli bir şekilde yapmak işin püf noktası.

Bunun pek istisnasını görmedim, köle tarafından oldukça sevilen bir şey. Zorlaya zorlaya streç filmin kayarak çıktığına ve tekrarı için yalvarıldığına da rastladım.

3 Ekim 2016 Pazartesi

BDSM'de Kişisel Keşifler: Gece Bağlantısı

Bu sanal bir oyun, köleye emrediliyor ve bu oyunu oynuyor. Oyundan önce köleyi kıvama getirecek bir giriş faslı gerekebilir.

Tercihen gece uyku vakti. Efendi köleye ayaklarını bağlayacağı bir kemer veya kayış buldurur. Köle efendisinin emri ile ayak bileklerini birbirine bağlar, yatağına uzanır.

Efendisi gerekli talimatları verir;
- Köle çıplak yatacaktır.
- Her 15 dk'da bir kendi bedensel resmini (yaratıcı) içeren bir e-mail gönderecektir. İçinde bulunduğu durumu, neler istediğini anlatacaktır.
- Bunu 2 veya 3 saat (efendinin keyfine göre uzayabilir veya uzun da olabilir) boyunca yapacaktır.
- Efendi kendi istemedikçe bu maillere cevap vermeyecektir. Köle efendinin, diğer hattın ucunda varlığından haberdar olmayacaktır.

Efendi birkaç şeyden birini yapabilir. Tamamen efendiye kalmış. Ben ne yaptığımı açıklamayacağım, zira efendi için bunun bir önemi de yok.
1- İşiyle gücüyle uğraşıp arada bir gelen maillere bakabilir veya bakmayabilir.
2- Yatağına gidip mışıl mışıl uyuyabilir.
3- Önceki maillerle vakit geçirebilir, geldikçe okur.

Bu oyunda genellikle köle (dişi ise) bu süre boyunca sırılsıklamdır. Erkeklerde ne olur bilemiyorum.

Neden etkili olduğunu kesin olarak ifade etmem zor. Sanırım belirsizlik, emirle yapılan görev ve cinsel olarak kendini ifade etme zorunluluğu üçlü ve güçlü bir bağ kuruyor. 15 dakika ise gayet uygun bir zaman. Eğer köleniz bu sürede uyuyup kalmışsa ertesi buluşmaya bir ceza da ayarlayabilirsiniz.

Ancak bu oyunu ertesi gün tatil olacak, kölenin uykusunu alabileceği bir günün arifesinde yapmanız önemli, günlük hayatını olumsuz etkilememek için. Unutmayın, üçüncü kişilerle ilişkileri ve kölenizin sosyal ve ekonomik hayatını olumsuz etkilemek hoş değil, en azından bu şekli benim sınırlarımın dışında.

2 Ekim 2016 Pazar

BDSM'de Kişisel Keşifler: Başlangıç

Şimdiye kadar kölelerimin en çok zevk aldığı konuları "BDSM'de Kişisel Keşifler:" başlığı ile yayınlamayacağım. Biçimi, koşulları, algılayabildiğim nedenleri ve kendimce bir analizinden oluşacak bu başlıklar.

7 Nisan 2016 Perşembe

Gözden Düşmüş Köleler

Bazen öyle ilişki düzeyleri olur ki; bir köle veya köle adayı efendisinin gözünden düşer ama efendinin kendisine olan etkisi veya çaresizliği altında kalmaya devam eder. Bu durumda efendi olsa da olur olmasa da olur konumundadır, köle ise çaresiz konumdadır.

Kendimi ve insanlığımı en çok sorguladığım durum budur. Köle aslında resmi olarak kabul ettiğim köleliğin dışındadır ama beni bırakamaz ve kötü davranışıma uğrar, her türlü sadistliğime tanık olur. İlişki bir küfür ve sadistlik, buna karşı kendine yedirememe ve tamamen kaybetmekten korku trafiğine döner.

Bu durum benim için bir etik efendi/köle ilişkisinin dışına çıkar, ancak sonuçlanamaz, çünkü köle çaresizdir, efendi ise çareli... Efendi bu durumda konumunun her türlü tadını çıkartma durumundadır, bu lezzet benzersizdir, isyankar köleyi parmağının ucunda hissetmektedir, adeta ezer. Köle ise kendi konumuna göre bütün çaresizliğin ve hakaretin tadına bakar. Eğer bu işten aldığı zevki de hissetmişse bu konumu ona benzersiz bir lezzet verir.

Bu duruma düşmüş sadece iki sub oldu, çok da arzu ettiğim bir hal değildir aslında, ama güzel midir? evet, güzeldir..


1 Nisan 2016 Cuma

Bir Kölenin Efendiye Teslimiyet Aşamaları


Sub'lar için teslimiyet gözlemlerime göre aşağıdaki akış ve detaylarla gerçekleşiyor. Hem sub hem de dom'lara bilgi olsun. Aşamaların sırası kendi aralarında birbirine geçmiş ve iç içe durumda olabilir, bazı aşamalar hızlı geçilebilir ancak akış sırası genellikle aynıdır.

1- Teslimiyet ihtiyacı farkındalığının ortaya çıkması

Bu süreç genellikle sub'ın kendi başına yaşadığı süreçtir, cinsellik ile karıştırılma olasılığı ile karıştırılabildiği bir aşamadır, bu aşamada bir dom ile temas ediliyorsa dom öncelikle sub'ın bu konuda nelere hazır olduğunu anlamalıdır.

2- Psikolojik altyapının oluşması

Bu aşama dom'un varlığını gerektirir, ilk güvenin oluşturulması bu aşamada gerçekleşir. Eğer sub'ın ihtiyacı teslimiyet değil de cinsellik ise bu aşama sub tarafından "tamamlanmış" izlenimi oluşturulmaya ve acele ile geçilmeye, dikkatsizce hatalara (önemsememekten) meyillidir. Gerçek teslimiyet isteyen bir sub bu süreçte mümkün olduğunca dikkatli ve konsantredir. Gerçek teslimiyet güven gerektirir, cinsellik ise sınırlı bir güvenle gerçekleşebilir. Bundan dolayı sub'lar bu süreçte bulunmaktan daha memnundur, fantezistler değildir. Ancak bu durum sürecin çok uzun olmasını gerektirmez, efendinin algı ve yeteneğine ve sub'ın durumuna göre değişebilir. Eğer sub cinsel açıdan deneyimli değilse bu aşamada sub eğilimi olmasa da cinsellik ile karıştırma eğiliminde olduğundan bu durumdan memnun gibi davranabilir, yaşına ve tecrübesine göre muamele edilmelidir.

3- Görsel bedensel teslimiyet

Sub'ın görsel olarak teslimi özellikle toplumsal etkilerle tabu olarak kabul edilen bölgelerin efendiye görsel olarak sunulmasıdır. Bunlar genital ve kadınlığa özgü bölgeler ve yüz'dür. Güven aşaması tamamlanmış olmasını gerektirir ama güven bazı durumlarda yeterliyken bazı durumlarda yeterli olmaz. Genellikle bir defa gerçekleştiğinde bu bariyer kırılır, ancak sub'ın psikolojik sakınmaları ve endişeleri çok yüksek ise geçilmesi mümkün olmayabilir veya gerçekleştiği halde pişmanlık hissi kalmışsa D/s ilişkinin bitiş noktası da olabilir. Bu aşamada her iki taraf da risk alır, efendi sub'ı korkutma riski ile karşı karşıyadır, sub ise dom kılığında cinsel istek güdümlü kişilere hizmet ediyor olma riski ile karşı karşıyadır. Kolay geçilmesi her iki tarafın geçmiş cinsel deneyimi fazlaysa kolaylaşır. Bu aşamada efendi de kendini görsel olarak (özellikle yüz) deşifre edebilir, ancak bu konuda ilk hamleyi koşulsuz olarak sub atmalıdır.

4- Psikolojik teslimiyet

Günlük sözlü temaslarla gelişir. Sub'un doma bağlılığı gittikçe artar. Tekrarlı kurallardan oluştuğu için bazı alışkanlıklar bu aşamada oluşur. Dom burada tekrarlı kesin kural formülizasyonunun dışında yenilikler oluşturmalı ve süreci sıkıcılıktan uzak tutmalıdır. Sub'a yaptığı hatalar açık olarak ifade edilmelidir. Başlangıçta affedildiği açıkça belirtilmeli, gelişme aşamasında ise cezasız bırakılmamalıdır. Eğer cezalar da gecikerek veya eksik yapılarak ceza gerektirmeye başlamışsa sub'ın muhtemelen ya brat, ya da SAM olma olasılığı vardır. Bu durum efendinin ilgi alanına göre değerlendirilir, ancak SAM ile uzun dönemli ilişki zordur ve tehlikelidir. Tercihen efendinin uzaklaşmayı tercih etmesinde yarar vardır.

5- Fiili bedensel teslimiyet


Sürecin bu kısmı bazen fiili durum izin vermediği için yaşanamayabilir. Güvenlik ve mahremiyet iyi organize edildiğinde, geçmişteki roller de netleşmişse bu kısım çok zor olmayacaktır. Bu ilk buluşma ile hayat bulur ancak ilk buluşma öncesi kişisel yumuşak temas (bir kahve içelim, önce romantik yemek yiyelim gibi, yüz yüze sizli bizli konuşma) olmuşsa bu aşama çok zorlaşabilir. Rollerin kesin olarak başlaması rollerin devamının da kolay gelmesini sağlayacaktır. Dom'un bu aşamada sevecen-otorite kimliğini daima koruması sub'a da çok karmaşık olmayan bir durum sağladığı için rahatlatır, eğer varsa suçluluk duygusunu köreltir (emreuyduğu için).

6- Koşulsuz itaat

Bu aşama gittikçe gelişen ve sürekli bir aşamadır. Sub genellikle sevmediği şeyleri de kabul edebilir durumdadır, bunları da efendinin otoritesi hizmetine teslim eder. Efendiye hizmet ön plandadır. Kendi istemediklerinin efendisi tarafından bilindiğine ve buna göre istendiğine emindir. Sınırlarını zorlayan şeylere fiziksel mukavemet gösterebilir ancak genellikle sözlü olarak kesin ve kati bir karşı koyuş olmaz. Bu aşamada zaten efendisinin yenilikleri azalmıştır (aslında kendisi için artık yeni olmadığından), bu nedenle sınırlarını genişletme, kendinde de yenilik arama, yenilik yapma ihtiyacı duyar. Efendisini de tanıdığı için öneriler de oluşturur, ancak bunları aktarma şeklini de artık iyi bildiğinden D/s iletişimin pasif ama etken bir parçası durumuna gelir.