23 Ekim 2026 Cuma

Bir Hikaye: Ezberin Ötesi, Bölüm 2

Adam bardağını aldı ve mutfaktan yavaşça çıktı, içeriden yüksek değil, duyabileceği bir sesle, ama kesin bir ifade ile, "beni takip et, buraya gel" dedi.

Bu tanıdık bir ifadeydi ama kadını ilk defa bu kadar heyecanlandırmıştı, şişesini aldı ve adamın peşinden gitti. Adam yatak odasındaki koltuğa oturdu. "Biranı bana ver ve ayakta bekle öylece".

Denileni yaptı. Çok zaman geçmedi, beklediği bir söz gelmişti. "Yatağın kenarına otur ve gözlerini kapat", bu da tamam, oturdu ve bir süre böyle bekledi. Ne kadar beklediğini bilmiyordu, zaman kavramı kalmamıştı, adamın sesini duymuyordu. Bir süre, gerçekten bir süre sonra... adamın, saçını tutup başını arkaya çekmekte olduğunu hissetti, uyum gösterdi, bu ilk temastı. Adamın, yüzünü yüzüne yaklaştırdığını soluğundan hissetti ama dokunmamıştı, burnu ve alnından hissediyordu sıcak soluğunu. Başını serbest bıraktı ellerini de geriye atarak destek aldı.

Adam "ağzını aç" dedi, "biraz rahatsız olacaksın bu yapacağımdan"... Ağzını açtı, açık şekilde beklerken soğuk biradan ağzına döküldüğünü hissetti, boğazına kaçmaması için hiç beklemeden yuttu, ancak yutması sırasında bira yavaş yavaş dökülmeye de devam ediyordu, nefes almamaya dayanamadı ve burnundan almak için önce ağzını kapattı, "ağzın açık gözlerin de kapalı kalacak" dedi  adam ve burnunu sıktı. Bu onun ağzının açılmasına neden oldu. nefes alması için kısa bir süre durdu adam ve o sırada yutkundu kadın ve derin bir nefes aldı.



Nefesten sonra biranın devamını bekledi dökülmesi için ama adam çok ağırdan alıyordu, geç de olsa geldi ağzına o soğuk tat. Yine ağzını kapattığında bu sefer biranın burun deliklerinden dökülmeye başladığını alamadığı nefes ile anladı. Bir refleks ile aksırmaya başladı başını öne eğip. Yüzünden burnuna dolan bira aşağı akıyordu. Derin derin nefes aldı. Adam, "devam ediyoruz" dedi. İtiraz etmeden eski pozisyonunu aldı kadın. Bu sefer de tam anlamıyla öncesinin adeta kopyası oldu, ancak bu sefer aksırmak için o kadar kolay saçını gevşetmedi, kadın kafasını öne çektikçe canını acıtmak istercesine arkaya çekti, ta ki öksürük tamamen zorlaştırıncaya kadar. Nefes almasının ardından adam bir şey demeden kadın kafasını kararlı bir hareketle kendi geriye yatırdı bu sefer, sanki öksürüp tıksıran o değildi biraz önce. Adam bu sefer yavaş yavaş döküp beş altı saniye bekledi, nefes almasına izin verdi, bu hareket uzunca sürdü, tekrarladı, artık uyum içindeydiler. Adam bir süre sonra nefes sonrası kadının bira ile ıslanmış yüzünü dudaklarından diliyle temizledi, kadın bunu beklemiyordu, bir after-care olarak çok hoşuna gitti tabi. Bu ara başından bu yana kadının gözleri hiç açılmamıştı. Başını arkasından tutarak düzleştirdi adam, kadın "gözlerimi açabilir miyim?" dedi. Son derece kararlı "hayır" cevabı ile artık kararların hiç kendisine ait olmadığını derin bir şekilde hissetti.

Biranın tadından, burnuna gözüne kaçmasından hafif bir acıma hissediyordu. Gözleri de yaşarıyor ve yüzündeki maiye karışıyordu, ancak kendini nedense çok hafif ve rahatlamış hissediyordu, ağzı burnu nefesi birbirine girmişti, halen hafif hafif öksürüyordu arada ama artık ona göre her şey yoluna girmişti. Burnundan genzine dolan içeceğin alkolü de etkilemeye başlamıştı aslında...

(Devam edecek)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder